Etiket arşivi: meritokrasi

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI OKUL ÖNCESİ EĞİTİM VE İLKÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî ve özel, okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarının Türk Millî Eğitiminin genel amaç ve temel ilkelerine uygun olarak görev ve işleyişi ile ilgili usul ve esaslarını düzenlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî ve özel, okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarının görev ve işleyişine ilişkin usul ve esasları kapsar.

Dayanak

MADDE 3 – (Değişik:RG-10/7/2019-30827)

(1) Bu Yönetmelik, 5/1/1961 tarihli ve 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu, 14/6/1973 tarihli ve 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu, 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu, (Ek ibare:RG-17/1/2025-32785) 10/10/2024 tarihli ve 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu, 30/5/1997 tarihli ve 573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 301 inci, 304 üncü ve 326 ncı maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;

a) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Anaokulu: Eylül ayı sonu itibarıyla 36-68 aylık çocukların eğitimi amacıyla açılan okulu,

b) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Ana sınıfı: Eylül ayı sonu itibarıyla 57-68 aylık çocukların eğitimi amacıyla (Değişik ibare:RG-14/10/2023-32339) ilkokul (Ek ibare:RG-17/1/2025-32785) ve ortaokul bünyesinde açılan sınıfı,

c) Bakan: Millî Eğitim Bakanını,

ç) Bakanlık: Millî Eğitim Bakanlığını,

d) Ders etkinliklerine katılım: Öğrencilerin, sınıf veya okul içinde yaptıkları; eleştirel düşünme, problem çözme, okuduğunu anlama, araştırma yapma gibi bilişsel, duyuşsal, (Değişik ibare:RG-23/10/2014-29154) psikomotor alanındaki becerilerini kullanmasını ve geliştirmesini sağlayan, performansını değerlendirmeye yönelik çalışmaları,

e) Ders yılı: Derslerin başladığı tarihten, kesildiği tarihe kadar geçen ve iki dönemi kapsayan süreyi,

f) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Destek eğitim odası: Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimlerine devam eden öğrenciler ile özel yetenekli öğrencilere ihtiyaç duydukları alanlarda destek eğitim hizmetleri verilmesi için düzenlenmiş ortamı,

g) Dönem: Derslerin başladığı tarihten yarıyıl tatiline, yarıyıl tatili bitiminden ders kesimine kadar geçen süreyi,

ğ) e-Okul: Bakanlığa bağlı okul/kurumlarda öğrenci ve yönetimle ilgili iş ve işlemlerin elektronik ortamda yürütüldüğü ve bilgilerin saklandığı sistemi,

h) Eğitim ve öğretim yılı: Eğitim ve öğretimin başladığı tarihten, sonraki eğitim ve öğretim yılının başladığı tarihe kadar geçen süreyi,

ı) İkili eğitim: Okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarında (Ek ibare:RG-17/1/2025-32785) aynı müdürlüğe bağlı ayrı gruplarla sabah ve öğleden sonra yapılan eğitimi,

i) İlköğretim kurumları: Resmî ve özel ilkokul, ortaokul ile eğitim, öğretim, yönetim ve bütçe ile ilgili iş ve işlemleri Din Öğretimi Genel Müdürlüğünce yürütülen imam-hatip (Değişik ibare:RG-17/1/2025-32785) ortaokulu ve ilköğretim düzeyinde farklı program uygulayan okulları,

j) (Mülga:RG-31/1/2018-30318) (Yeniden Düzenleme:RG-17/1/2025-32785) İlköğretim düzeyinde farklı program uygulayan okullar: Güzel sanatlar müzik ilkokulu, güzel sanatlar müzik ortaokulu, spor ortaokulu ve eğitim, öğretim, yönetim ve bütçe ile ilgili iş ve işlemleri Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğünce yürütülen meslek ortaokulunu,

k) (Değişik:RG-17/1/2025-32785) Tekli eğitim: İlköğretim kurumlarında tek müdürlükçe sabah ve öğleden sonrayı kapsayacak şekilde yapılan eğitim veya iki farklı müdürlük tarafından aynı binada sabah ve öğleden sonra ayrı ayrı yapılan eğitimi,

l) Okul öncesi eğitim kurumu: Okul öncesi eğitim çağı çocuklarına eğitim veren anaokulu, ana sınıfı ile uygulama sınıfını,

m) Proje: Öğrencilerin grup hâlinde veya bireysel olarak istedikleri bir alan veya konuda inceleme, araştırma ve yorum yapma, görüş geliştirme, yeni bilgilere ulaşma, özgün düşünce üretme ve çıkarımlarda bulunmaları amacıyla ders öğretmeni rehberliğinde yapacakları çalışmaları,

n) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Uygulama sınıfı: (Değişik ibare:RG-14/10/2023-32339) Ortaöğretim kurumlarında çocuk gelişimi ve eğitimi (Değişik ibare:RG-14/10/2023-32339) alanında/programında eylül ayı sonu itibarıyla 36-68 aylık çocukların eğitiminin yapıldığı uygulama birimini,

o) (Ek:RG-14/10/2023-32339) MEBCBS: Millî Eğitim Bakanlığı Coğrafi Bilgi Sistemini,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumlarının İşleyişi

Ders yılı süresi ve haftalık ders programı

MADDE 5 – (1) Okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarında ders yılı süresinin 180 iş gününden az olmaması esastır.

a) Ders yılı, (Ek ibare:RG-10/7/2019-30827) ara tatil, yarıyıl ve yaz tatilinin başlama ve bitiş tarihleri, Bakanlıkça her yıl düzenlenen çalışma takviminde belirtilir. Bu tarihler göz önünde bulundurularak hazırlanan il çalışma takvimi, il millî eğitim müdürlüklerinin önerisi ve valilik onayı ile yürürlüğe girer.

b) (Değişik:RG-14/10/2023-32339) Ders yılı süresi, derslerin başladığı günden kesildiği güne kadar okulun açık bulunduğu günler ile öğrencilerin törenlere katıldıkları resmî tatil günleri sayılarak hesaplanır. Tekli eğitim yapılan okullarda sabah ve öğleden sonrası yarımşar gün, ikili eğitim yapılan okullarda bu süreler tam gün sayılır.

(2) (Değişik:RG-14/10/2023-32339) Haftalık ders programı, eğitim ve öğretim yılı başında ve gerekli hâllerde ders yılı içinde okul yönetimince hazırlanır. Haftalık ders programı; engelli öğretmenlerin, bakmakla yükümlü olduğu engelli yakını olan öğretmenlerin ve 36 ayını doldurmamış çocuğu olan öğretmenlerin tercihleri dikkate alınarak okulun genel işleyişini bozmayacak şekilde hazırlanır. Hazırlanan program ilgililere imza karşılığı duyurulur.

Etkinlik, ders, etüt ve dinlenme süreleri

MADDE 6 – (1)(Değişik:RG-25/6/2015-29397)  Okul öncesi eğitim kurumlarında;

a) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Güne başlama, oyun, beslenme, temizlik, etkinlik, dinlenme ve günü değerlendirme zamanlarını da içerecek şekilde günde ellişer dakikalık aralıksız 6 etkinlik saati süre ile (Değişik ibare:RG-14/10/2023-32339) tekli eğitim yapılması esastır. Ancak kayıt alanında okula kesin kaydı yapılamamış çocuk bulunan okullarda ikili eğitim yapılması zorunludur.

b) Bir gruptaki çocuk sayısının 10’dan az, 20’den fazla olmaması esastır. Ancak talep olması ve okulun imkânlarının yeterli olması hâlinde çocuk sayısı artırılabilir. Çocuk sayısı fazla olduğu takdirde ikinci grup oluşturulur. Ancak, her bir grubun azami çocuk sayısı dolmadan yeni grup oluşturulamaz. Eğitim ve öğretim yılı içinde çocuk sayısı 10’un altına düşen gruplar öncelikli olarak diğer gruplarla birleştirilir. Bunun mümkün olmaması durumunda bu gruplar eğitim ve öğretim yılı sonuna kadar eğitimine devam eder.

c) (Mülga:RG-10/7/2019-30827)

ç) Yaz aylarında yapılacak eğitimde (Mülga ibare:RG-17/1/2025-32785) öğretmenler istemeleri hâlinde görevlendirilir. İstekli öğretmen bulunmaması durumunda ders ücreti karşılığında (Değişik ibare:RG-17/1/2025-32785) görevlendirme yapılır. Ek ders ücretleri 1/12/2006 tarihli ve 2006/11350 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar gereğince ödenir.

(2) İlköğretim kurumlarında;

a) (Değişik:RG-14/10/2023-32339) Bir ders saati süresi 40 dakikadır. Okul yönetimince tekli eğitim yapılan okullarda bir teneffüs en az 20 dakika olmak üzere diğer teneffüsler için en az 15 dakika, ikili eğitim yapılan okullarda ise teneffüsler için en az 10 dakika süre ayrılır.

b) (Değişik ibare:RG-14/10/2023-32339) Tekli eğitim yapılan okullarda yemek ve dinlenme için en az (Değişik ibare:RG-17/1/2025-32785) 30, en çok 90 dakika süre verilir. Bu süre okul yönetimince okul çevresinin şartlarına göre düzenlenir, il/ilçe millî eğitim müdürlüğüne bilgi verilir. İkili (Değişik ibare:RG-14/10/2023-32339) eğitim yapılan ilköğretim kurumlarında sabahçı ve öğlenci grup öğrencilerinin çıkış ve girişleri arasında en fazla 30 dakikalık süre ayrılır.

c) Yatılı bölge ortaokullarında etüt için her gün iki ders saati süre ayrılır.

ç) (Mülga:RG-10/7/2019-30827)

Olağanüstü durumlarda eğitim ve öğretime ara verme

MADDE 7 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:RG-8/5/2020-31121)

(1) İlçe, il veya ülke genelinde eğitim ve öğretimi aksatacak nitelikte olağanüstü durum, sel, deprem, elverişsiz hava şartları ve benzeri doğal afetler ile hastalık/salgın hastalık gibi nedenlerle Bakanlıkça veya il/ilçe hıfzıssıhha kurulunun kararına istinaden mahalli mülkî idare amirince okullarda eğitim ve öğretime ara verilir.

Resmî tatil günleri

MADDE 8 – (1)  Okulların (Mülga ibare:RG-14/10/2023-32339) (Değişik ibare:RG-10/7/2019-30827) hafta sonu tatili, ara tatil (Ek ibare:RG-14/10/2023-32339) , yarıyıl ve yaz tatili dışındaki resmî tatil günleri 17/3/1981 tarihli ve 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun ile 16/4/2012 tarihli ve 2012/3073 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Ulusal ve Resmî Bayramlar ile Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Tören ve Kutlamalar Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenir ve yıllık çalışma takviminde belirtilir.

Rehberlik hizmetleri ve sosyal etkinlikler

MADDE 9 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:RG-10/7/2019-30827)

(1) Anaokulları ile ilkokul, ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında; rehberlik hizmetlerini yürütmek amacıyla rehberlik servisi oluşturulur. Rehberlik hizmetleri ve sosyal etkinlikler ilgili mevzuat hükümlerine göre yürütülür.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Okul Tespiti, Kayıt Kabul ve Devam

Okul tespitinin planlanması

MADDE 10 – (1) Öğrencilerin, yerleştirilecekleri okulları belirlemek üzere mart ayında il/ilçe millî eğitim müdürünün görevlendireceği müdür yardımcısı veya şube müdürünün başkanlığında, eğitim bölgesindeki okulların özelliklerine göre seçilen en çok beş okul müdüründen öğrenci yerleştirme komisyonu oluşturulur. Kayıt alanı belirlenecek okulların müdürlerinin de görüşleri alınır. Gerek görülmesi hâlinde görüşleri alınmak üzere ilgili yerleşim biriminin köy/mahalle muhtarları ile kamu kurum ve kuruluşlarının yetkilileri de toplantıya davet edilebilir.

(2) (Değişik:RG-25/6/2015-29397) Komisyon, okulların fiziki kapasite ve ulaşım imkânlarını dikkate alarak öğrenci alınacak kayıt alanlarını belirler ve e-Okul sisteminin ilgili bölümüne işler. (Ek cümle:RG-14/10/2023-32339) Ayrıca kesinleşen kayıt alanları MEBCBS’ye işlenmek üzere (Ek ibare:RG-17/1/2025-32785) ilgili birimin de içinde bulunduğu komisyon tarafından dijital kayda alınır.

Kayıt zamanı ve kayıt yaşı

MADDE 11 – (1) (Değişik:RG-25/6/2015-29397)  Okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarında yeni kayıtlar, temmuz ayının ilk iş gününde başlar. Kayıt işlemi, 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu hükümlerince oluşturulan ulusal adres veri tabanındaki yerleşim yeri adres bilgileri esas alınarak, e-Okul sistemi üzerinden yapılır. (Değişik cümle:RG-17/1/2025-32785) İhtiyaç duyulması halinde kayıt işlemleri sırasında veliden su, elektrik veya doğalgaz kullanımına ait fatura istenebilir.

(2) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Okul yönetimi, öğrenim çağında olup nüfus kaydı bulunmayan çocukları, (Mülga ibare:RG-17/1/2025-32785) Nüfus Hizmetleri Kanununun ilgili hükümleri çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı düzenlenmesi için nüfus müdürlüğüne bildirir ve Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası temin edilen öğrencilerin kesin kayıtlarını e-Okul sistemi üzerinden yapar.

(3) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Yabancı uyruklu olup İçişleri Bakanlığınca verilen belge ile kimlik numarası edinen çocukların kayıtları bu kimlik belgesinde bulunan bilgilere göre yapılır. Türk vatandaşlığına kabul işlemleri devam eden çocukların Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası edinmelerinin ardından e-Okul sisteminde kimlik numarası güncellenir.

(4) (Değişik:RG-25/6/2015-29397)   Şehit, harp malûlü ve muharip gazi çocukları ile rehberlik ve araştırma merkezi raporu ile yönlendirilmesi yapılan özel eğitime ihtiyacı olan çocuklar, yerleşim yeri adresine uyumlu okula kaydedildikten sonra durumlarını belgelendirmeleri şartıyla ulusal adres veri tabanındaki adreslerine bakılmaksızın istedikleri okula nakli yapılır.

(5) Okul öncesi eğitim kurumlarında okula kayıt:

a) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Anaokulu, ana sınıfı ve uygulama sınıflarına, kayıtların yapıldığı yılın eylül ayı sonu itibarıyla 57-68 aylık çocukların kaydı yapılır. Okulun kayıt alanında ikamet eden ve bir sonraki eğitim ve öğretim yılında ilkokula başlayacak çocukların kaydı yapıldıktan sonra fiziki imkânları yeterli olan anaokulu ve uygulama sınıflarına 36-56 aylık, ana sınıflarına ise 45-56 aylık çocuklar da kaydedilebilir.

b) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Bir grup oluşturabilecek kadar çocuk bulunmayan okullarda 36-68 aylık çocuklar aynı ana sınıfına kaydedilebilir.

c) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) İlkokula kaydı bir yıl ertelenen ve bir önceki yıl okul öncesi eğitim almamış olan 69-71 aylık çocuklara, okul öncesi eğitim kurumlarına kayıtta öncelik tanınır.

ç) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Eğitimlerine tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla devam eden öğrencilerden okul öncesi eğitimde bir sınıfta bulunacak özel eğitim ihtiyacı olan öğrenci sayısı 7/7/2018 tarihli ve 30471 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda düzenlenir.

d) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Eğitimlerini tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla sürdüremeyecek durumda olan ağır düzeyde yetersizliği bulunanlar ile birden çok yetersizliği olan çocuklar, bu kurumlarda fiziki mekânın uygun olması ve özel eğitim öğretmeni istihdam edilmesi kaydıyla açılan özel eğitim sınıflarına kaydedilir.

e) Çocuğun aday kaydı e-Okul sistemi üzerinden alınır. Kesin kaydı yapılan çocukların velilerine Acil Durumlarda Başvuru Formu EK-1doldurtularak Sözleşme EK-2 imzalanır.

f) Kayıtlarda bir sonraki eğitim ve öğretim yılında zorunlu eğitime başlayacak çocuklar ile okulun bulunduğu kayıt alanındaki çocuklara öncelik tanınır. Başvurunun kontenjandan fazla olması durumunda veliler huzurunda kura çekimi yapılır.

g) (Değişik:RG-25/6/2015-29397)    Özel okul öncesi eğitim kurumlarına kayıt kabul işlemleri, öğrenci kontenjanları, okul ücretleri, sınıf mevcutları, personel seçimi ve atanmaları gibi iş ve işlemler, özel öğretim kurumları mevzuatında belirtilen esaslara göre yapılır.

(6) İlkokula kayıt:

a) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) İlkokulların birinci sınıfına, kayıtların yapıldığı yılın eylül ayı sonu itibarıyla 69 ayını dolduran çocukların kaydı yapılır. Ayrıca 66, 67 ve 68 aylık çocuklardan velisinin yazılı isteği bulunanlar da ilkokul birinci sınıfa kaydedilir.

b) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Okul müdürlükleri, yaşça kayıt hakkını elde eden çocuklardan 69, 70 ve 71 aylık olanları velisinin yazılı talebi bulunması halinde okul öncesi eğitime yönlendirir veya kayıtlarını bir yıl erteler.

c) Nüfusa gerçek yaşından büyük veya küçük yazılmış olanların yaşlarının düzeltilmesi okul yönetimince velilerinden istenir. Bu öğrencilerden velisi üç ay içinde girişimde bulunmadığı veya bu işleri yapmadığı takdirde gereği yapılmak üzere il/ilçe millî eğitim müdürlüğüne bildirilir.

ç) Mecburi ilköğretim çağında olup herhangi bir sebeple okula kaydı yapılmamış okuma yazma bilmeyen çocukların kayıtları birinci sınıfa yapılır.

d) (Ek:RG-14/10/2023-32339) İlkokula kaydı yapılan öğrencilerin şubeleri ve öğretmenleri kura yöntemi ile e-Okul sistemi üzerinden Bakanlıkça belirlenir. İlkokulda şube değişikliği, velinin yazılı talebi üzerine rehberlik servisinin hazırlayacağı gerekçeli görüş raporu alınarak okul yönetimince o ders yılı içinde bir defaya mahsus olmak üzere yapılabilir.

(7) Ortaokul ve imam-hatip ortaokuluna kayıt:

a) (Değişik:RG-25/6/2015-29397)     İlkokul öğrenimini tamamlayan ve kayıtların yapıldığı eylül ayı sonu itibarıyla zorunlu öğrenim çağı dışına çıkmamış öğrencilerin kayıtları ulusal adres veri tabanındaki yerleşim yeri adres bilgileri esas alınarak e-Okul sistemi üzerinden ortaokula yapılır.

b) İmam-hatip ortaokuluna kayıtlar velinin başvurusu üzerine ilgili okul yönetimince yapılır.

c) (Ek:RG-14/10/2023-32339) Ortaokul ve imam-hatip ortaokuluna kaydı yapılan öğrencilerin şubeleri kura yöntemi ile e-Okul sistemi üzerinden Bakanlıkça belirlenir. Bu okullarda şube değişikliği, velinin yazılı talebi üzerine rehberlik servisinin hazırlayacağı gerekçeli görüş raporu alınarak okul yönetimince o ders yılı içinde bir defaya mahsus olmak üzere yapılabilir.

ç) (Ek:RG-17/1/2025-32785) Farklı program uygulayan ortaokullara kayıt ile varsa alan seçimine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.

(8) Özel okul öncesi ve özel ilköğretim kurumlarına kaydı yapılan çocukların nakli, ilgili özel öğretim kurumunca e-Okul sistemi üzerinden alınır.

Nakil

MADDE 12 – (1) Okul yönetimi, bu Yönetmeliğin 10 uncu ve 11 inci maddelerinin ilgili hükümlerindeki şartları taşıyan öğrencinin naklini, öğrenci velisinin başvurusu üzerine e-Okul sisteminde gerçekleştirir.

(2) (Değişik:RG-16/6/2016-29744) Nakiller (Değişik ibare:RG-17/1/2025-32785) e-Okul sisteminde sınıf atlatma sürecinin tamamlanmasını takip eden ilk iş günü başlar ve ders yılı sonuna 15 iş günü kalıncaya kadar devam eder. Ancak doğal afet, sağlık ve ailenin adres değişikliği gibi nedenlerde bu süre aranmaz.

(3) İller arası nakillerde en çok beş günlük süre devamsızlıktan sayılmaz.

(4) (Mülga:RG-25/6/2015-29397)    

(5) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Şehit, harp malûlü ve muharip gazi çocukları, millî sporcu olan çocuklar, özel eğitime ihtiyacı olan çocuklar ile 8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamındaki çocukların nakilleri, durumlarını belgelendirmeleri şartıyla kontenjan şartı aranmadan ve ulusal adres veri tabanındaki adreslerine bakılmaksızın istedikleri okula yapılır.

(6) (Değişik:RG-25/6/2015-29397)  Ortaokuldan imam-hatip ortaokuluna geçmek isteyen öğrencilerin nakli; imam-hatip ortaokulu müdürlüğünce oluşturulacak komisyon tarafından, ortaokulda zorunlu dersler arasında olmayıp imam-hatip ortaokulunda okutulan zorunlu derslerden 5 inci, 6 ncı ve 7 nci sınıflarda aynı eğitim ve öğretim yılının ikinci döneminin başına kadar, 8 inci sınıfta ise eylül ayı son iş gününe kadar yapılacak sınavda başarılı olmaları hâlinde yapılır. (Ek cümleler:RG-17/1/2025-32785) Meslek ortaokuluna geçmek isteyen öğrencilerin nakli; 5 inci ve 6 ncı sınıflarda eğitim ve öğretim yılı süresince, 7 nci sınıfta ise eylül ayının son iş gününe kadar zorunlu meslek derslerinden muaf tutularak yapılır. Farklı program uygulayan diğer ortaokullarda nakiller Bakanlıkça hazırlanacak kılavuz doğrultusunda yapılır.

(7) Okul çalışanlarının istemeleri hâlinde, çocuklarının nakli ulusal adres veri tabanındaki adreslerine bakılmaksızın görev yaptıkları okula yapılır.

(8) (Değişik:RG-17/1/2025-32785) Yeni okul açılması, kayıt alanının değiştirilmesi veya velinin adres değişikliği yapması sebebiyle farklı okullara devam etmek zorunda kalan kardeşlerin nakilleri, velinin isteği doğrultusunda kardeşlerden birinin okuluna yapılır.

(9) (Değişik:RG-14/10/2023-32339) Öğrencinin; anne ve babasının her ikisinin ya da yasal sorumluluğunu üstlenen kişinin çalışması, anne/babadan birinin hayatta olmaması, ailesinde ağır (Değişik ibare:RG-17/1/2025-32785) engelli raporu bulunan/hastanede uzun süreli yatış kararıyla tedavi süreci devam eden bireyin bulunması hâlinde nakli, belgelendirilmesi şartı ile anne veya baba ya da yasal sorumluluğunu üstlenen kişinin çalıştığı adresin kayıt alanındaki okula yapılır.

(10) (Değişik:RG-16/6/2016-29744) İlköğretim kurumlarında sınıf mevcutları otuzun altında kalan okulların boş kontenjanları derslerin başladığı haftanın ilk iş gününde e-Okul sisteminde ilan edilir. Bu okullara kayıt alanı dışından öğrencisini nakil ettirmek isteyen velilerin başvuruları derslerin başladığı ilk hafta içerisinde e-Okul sistemi üzerinden alınır. İkinci haftanın ilk iş günü yapılan nakil başvurularının boş kontenjandan fazla olması durumunda, nakil ile gelecek olanlar e-Okul sistemi üzerinden kura çekilerek belirlenir ve ardından bu kişilerin nakilleri yapılır.

(11) Üniversiteler bünyesinde güzel sanatlar eğitimi veren ilköğretim kurumları ile imam-hatip ortaokullarında, ortaokul haftalık ders çizelgesi dışındaki zorunlu derslerden sınıf tekrarına kalan öğrencilerin, bu dersler dışındaki diğer zorunlu derslerden başarılı olmaları durumunda velilerinin yazılı başvurusu ile başka bir ilköğretim kurumundaki bir üst sınıfa nakilleri yapılır.

(12) Taşıma kapsamına alınan okullarda öğrenim gören öğrenciler, e-Okul sistemi üzerinden taşıma merkezi olarak belirlenen ilköğretim kurumlarına naklen kaydedilir.

(13) Öğrencisinin tamamı taşınan okullarda, elektronik ortamda tutulanlar dâhil her türlü defter, dosya, kayıtlar ve resmî belgeler, taşıma merkezi ilköğretim kurumuna teslim edilerek saklanır ve okuldaki taşınır malların listesi il/ilçe millî eğitim müdürlüğüne yazılı olarak bildirilir.

(14) (Ek:RG-17/1/2025-32785) Kınama ve üstü yaptırımı gerektiren olumsuz davranışa maruz kalan öğrencinin, velisinin yazılı başvurusu ve rehberlik servisinin uygun görüşü ile başka okula nakli yapılabilir.

(15) (Ek:RG-17/1/2025-32785) Mecburi ilköğretim çağı içinde olup Açık Öğretim Ortaokulunda öğrenim görmekte iken, velisinin yazılı başvurusu ile örgün ilköğretim kurumlarına nakil ve geçiş yapmak isteyen öğrencilerin il/ilçe milli eğitim müdürlükleri tarafından öğrenim belgesindeki sınıf seviyesine uygun örgün ilköğretim kurumlarına nakilleri yapılır. Ancak Açık Öğretim Ortaokulu dönem sınavlarına katılarak bulunduğu sınıfın tüm derslerinden başarılı olan öğrencilerin nakil işlemleri aynı eğitim ve öğretim yılı içerisinde yapılamaz.

Denklik ile kayıt

MADDE 13 – (Değişik:RG-17/1/2025-32785)

(1) 9/7/2024 tarihli ve 32597 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Denklik Yönetmeliğine göre denklik istenmeyecek öğrenciler ile azınlık veya yabancı okullardan ve Açık Öğretim Ortaokulu yurt dışı programına kayıtlı mecburi ilköğretim çağında olup resmî okullara naklen gelen öğrenciler, öğrenim belgelerinde gösterilen sınıflara sınavsız alınırlar.

(2) Yabancı ülkede öğrenim görmekte iken yurdumuza gelen ilkokul çağındaki öğrencilerden öğrenim belgesi olanlar, Millî Eğitim Bakanlığı Denklik Yönetmeliği hükümlerine göre denkliği yapılarak belirlenen sınıfa alınırlar. Öğrenim belgesi bulunmayan ilkokul çağındaki öğrencilerin sınıf seviyesi ise yaşı ve velisinin beyanı dikkate alınarak il/ilçe milli eğitim müdürlüğünde bir şube müdürü, bir ilkokul müdürü, iki sınıf öğretmeni ve bir rehber öğretmenden oluşan komisyonca belirlenir. İlkokul öğrencileri için seviye tespit sınavı yapılmaz.

(3) Yabancı ülkede öğrenim görmekte iken yurdumuza gelen ortaokul çağındaki öğrencilerin denklik işlemleri Millî Eğitim Bakanlığı Denklik Yönetmeliği hükümlerine göre yapılır.

Sınavla kayıt

MADDE 14 – (1) Mecburi ilköğretim çağında olup (Mülga ibare:RG-17/1/2025-32785) oturduğu yerde okul bulunmaması ve sağlık durumu nedeniyle hiç okula gidememiş veya öğrenime ara vermiş çocuklardan özel bir şekilde kendini yetiştirmiş olanlar, (Değişik ibare:RG-17/1/2025-32785) sınavla/komisyonca tespit edilecek bilgi düzeyine ve yaşına uygun sınıfa kaydedilir.

(2) (Değişik:RG-17/1/2025-32785) Bu sınavlar ortaokullar ve imam hatip ortaokullarında Millî Eğitim Bakanlığı Denklik Yönetmeliğinde belirtilen usule göre yapılır. İlkokullarda sınav yapılmaz, sınıf seviyesi öğrencinin yaşı ve veli beyanı dikkate alınarak il/ilçe milli eğitim müdürlüğünde bir şube müdürü, bir ilkokul müdürü, iki sınıf öğretmeni ve bir rehber öğretmenden oluşan komisyonca belirlenir.

(3) (Mülga:RG-17/1/2025-32785)

Yatılı bölge ortaokuluna kayıt

MADDE 15 – (1) Yatılı bölge ortaokuluna kayıtta aşağıdaki esaslara uyulur:

a) Yatılı bölge ortaokulunun öğrenci alacağı yerleşim yerleri ve öğrenci sayısı, kayıtlar başlamadan en az bir ay önce il millî eğitim müdürü veya görevlendireceği il millî eğitim müdür yardımcısının başkanlığında, ilçe millî eğitim müdürleri ve yatılı bölge ortaokulu müdürlerinden oluşan bir komisyon tarafından 10 uncu maddede belirtilen planlama da dikkate alınarak tespit edilir.

b) Okulu bulunmayan veya öğrenci yetersizliği nedeniyle okulu kapatılan yerleşim birimlerindeki öğrenciler ile birleştirilmiş sınıfları bulunan ilkokullarda 4 üncü sınıfı tamamlayan ve taşımalı eğitim kapsamına alınamayan mecburi ilköğretim çağındaki öğrenciler de yatılı bölge ortaokullarına alınırlar. Bulunduğu ilde yatılı bölge ortaokulu bulunmayan öğrenciler, diğer illerdeki yatılı bölge ortaokullarına yerleştirilir.

c) Olağanüstü durumlarda ve özel durumu olan öğrencilerin kayıtları ise il millî eğitim müdürlüğünce belirlenen yatılı bölge ortaokullarına yapılır.

Öğrenci dosyası

MADDE 16 – (1) Okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarında e-Okul sisteminde her öğrenci için öğrenci dosyası tutulur.

(2) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Okul öncesi eğitim kurumları ve ilkokullarda sınıfı okutan öğretmen, ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında şube rehber öğretmeni öğrenci dosya bilgilerini e-Okul sistemine zamanında işler ve gerekli güncellemeleri yapar. Bilgilerin e-Okul sistemine işlenmesi ve güncellenmesinin takibinden okul yönetimi sorumludur.

Öğrenci velisi

MADDE 17 – (1) Eğitim ve öğretim süresince her öğrencinin bir velisi bulunur.  Öğrenci velisi, öğrencinin anne, baba veya yasal sorumluluğunu üstlenen kişidir.

(2) Pansiyonlu okullarda yatılı öğrencilerin eğitim ve öğretimle ilgili iş ve işlemleriyle sınırlı olmak üzere, velinin yazılı iznine bağlı olarak okul yöneticilerinden birisi öğrenci velisi olarak belirlenir.

(3) (Mülga ibare:RG-17/1/2025-32785) Çocuk Koruma Kanununa göre hakkında bakım tedbiri kararı ya da (Mülga ibare:RG-17/1/2025-32785) Sosyal Hizmetler Kanununa göre koruma kararı alınan çocukların iş ve işlemleri, kurum tarafından resmî yazı ile bildirilen kişiler tarafından yürütülür.

(4) Velisi bulunmayan yabancı uyruklu öğrencilerin eğitim ve öğretimle ilgili iş ve işlemleriyle sınırlı olmak üzere, emniyet müdürlüklerinin bilgisi dâhilinde il/ilçe milli eğitim müdürlüklerince okul yöneticileri arasından veli tayin edilir.

(5) Öğrenci velayeti konusunda anlaşmazlık hâllerinde, yargı kararına göre işlem yapılır. Velayete ilişkin yargılama sürecinin devam ettiği durumlarda ise okul kayıtları esas alınır.

Devam, devamsızlığın izlenmesi ve izin verme

MADDE 18 – (1) (Değişik:RG-25/6/2015-29397) Çocukların devamsızlıkları, okul öncesi eğitim kurumlarında (Değişik ibare:RG-14/10/2023-32339) okul öncesi öğretmeni, ilkokullarda sınıf öğretmeni, ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında ise okul yönetimi tarafından e-Okul sistemine (Ek ibare:RG-17/1/2025-32785) günlük olarak işlenir ve yöneticiler tarafından takip edilir.

(2) Okul öncesi eğitim kurumlarında;

a) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Kayıtları yapılan çocukların kuruma günlük eğitimi aksatmayacak şekilde devam etmelerinin sağlanması esastır. Ancak özel eğitim ihtiyacı olan çocuklar ile özel yetenekli çocukların sosyal uyum ve gelişim özelliğine göre Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı Geliştirme Biriminin kararı ile günlük devam sürelerinde esneklik sağlanır.

b) (Değişik:RG-12/5/2023-32188) Özürsüz olarak aralıksız 5 gün devam etmeyen çocuğun durumu veliye e-posta veya kısa mesaj yolu ile bildirilir. 10 gün okula devam etmeyen çocuğun velisi okul müdürlüğünce yazı ile uyarılır.

c) (Mülga:RG-12/5/2023-32188)

(3) İlköğretim kurumlarında öğrencilerin okula devamları zorunludur.

a) İlköğretim kurumlarına kaydedilen mecburi ilköğretim çağındaki öğrencilerin velileri ile okul yönetimleri, il/ilçe millî eğitim müdürlükleri, (Değişik ibare:RG-17/1/2025-32785) eğitim müfettişleri/eğitim müfettiş yardımcıları, muhtarlar ve mülki amirler 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununun ilgili hükümleri gereğince çocukların okula devamını sağlamakla yükümlüdürler.

b) (Değişik:RG-14/10/2023-32339) Okula gelmeyen, bir derse girdiği hâlde bir veya daha fazla derse özürsüz olarak girmeyen öğrencinin durumunu ders öğretmeni okul yönetimine, okul yönetimi ise velisine ivedilikle bildirir. Okula gelmeyen öğrencinin devamsızlığı tam gün, diğerleri yarım gün sayılır.

c) İlköğretim kurumlarındaki öğrencilerden, okulun bulunduğu yerleşim biriminin dışına çıkan, adresi bulunmayan ve okulu olmayan bir yere gidenlerin durumu, okul yönetimince e-Okuldaki devam bölümüne zamanında işlenir. Öğrencilerin devamsızlıkları, e-Okul sistemi üzerinden okul (Değişik ibare:RG-14/10/2023-32339) yönetimince günlük olarak takip edilir.

ç) Yurt dışına giden öğrencilerin yurt dışı adresi, okul yönetimince e-Okul sistemine işlenir. Bakanlıkça yurt dışındaki okullara devamlarının sağlanmasıyla ilgili tedbirler alınır. Bu durumdaki veya yurt dışında adresi tespit edilemeyen öğrencilerin kayıtları, yaşları öğrenim çağı dışına çıkıncaya kadar e-Okul sisteminde pasif hâle getirilir.

d) (Değişik:RG-14/10/2023-32339) Öğrencinin geçerli mazereti ve velinin başvurusu üzerine okul yönetimi tarafından bir eğitim ve öğretim yılı içerisinde öğrenciye 15 güne kadar izin verilebilir.

e) (Ek:RG-10/7/2019-30827) (Değişik:RG-14/10/2023-32339) Devamsızlığı 5 inci, 10 uncu ve 15 inci günlere ulaşan öğrencilerin durumları veliye posta, e-posta veya kısa mesaj yolu ile bildirilir. Ayrıca kontrol kayıtlı sürekli tedaviyi ya da organ naklini gerektiren hastalığı bulunanlar, tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimlerine devam eden özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler ve sosyal hizmet, emniyet ve asayiş birimlerinin resmî raporları doğrultusunda koruma ve bakım altına alınan öğrenciler için devamsızlığın 30 uncu gününde de tebligat yapılır ve öğrencinin okula devamının sağlanması istenir.

f) (Ek:RG-14/10/2023-32339) Öğrencinin devamsızlık yaptığı süreye ilişkin özür belgesi veya yazılı veli beyanı, özür gününü takip eden en geç (Değişik ibare:RG-17/1/2025-32785) 3 iş günü içinde okul yönetimine velisi tarafından verilir ve e-Okul sistemine işlenir. Zorunlu hâllerde özür belgesinin teslim süresi okul yönetimince 20 iş gününü aşmamak üzere uzatılabilir.

g) (Ek:RG-14/10/2023-32339) Öğrencilerin eğitime erişimlerinin mümkün olmadığının mülki idare amirince tespit edilerek izinli sayılmaları hâlinde izinli sayıldıkları süre devamsızlıktan sayılmaz.

ğ) (Ek:RG-14/10/2023-32339) Mevsimlik tarım işçileri ile göçer ve yarı göçer aileler, çalışmak üzere gidecekleri yerleri çocuklarının kayıtlı olduğu okullarına bildirmekle, çocuklarını gittikleri yerlerdeki okullara kaydettirmekle ve çocuklarının okula devamını sağlamakla yükümlüdürler.

(4) Bulaşıcı bir hastalık nedeniyle okula devam edemeyen çocuklar, sakınca olmadığına ilişkin sağlık kuruluşlarından alınacak rapor ile kuruma devam edebilirler.

Öğrenim çağı dışına çıkan öğrenciler

MADDE 19 – (1) İlköğretim kurumlarına kayıtlı öğrencilerden;

a) Mecburi ilköğretim çağı dışına çıkan ilkokul öğrencileri, ders yılı sonuna kadar öğrenimlerine devam ettirilir. Bu öğrencilere öğretim yılı sonunda Öğrenim Belgesi EK-3 verilerek (Değişik ibare:RG-14/10/2023-32339) okuma yazma seviye tespit sınavları için halk eğitimi merkezine yönlendirilir.

b) (Değişik:RG-25/6/2015-29397)   Mecburi öğrenim çağını bitirdiği ders yılı sonuna kadar ortaokul veya imam-hatip ortaokulu öğrenimlerini tamamlayamayan öğrenciler, öğrenimlerini tamamlamak üzere en çok iki eğitim ve öğretim yılı daha okullarına devam ettirilir. Bu iki yıllık uzatma sonunda da ortaokul veya imam-hatip ortaokulu öğrenimini tamamlayamayanlara ders yılı sonunda öğrenim durumunu gösterir Öğrenim Belgesi EK-3 düzenlenir ve Açık Öğretim Ortaokuluna yönlendirilir.

c) (Değişik:RG-16/6/2016-29744) Mecburi öğrenim çağı dışına çıkan ve iki yıl daha öğrenim görmesine imkân verilerek 8 inci sınıfa geçen ortaokul veya imam-hatip ortaokulu öğrencilerinin o eğitim ve öğretim yılı ders kesimi sonuna kadar okula devamları sağlanır. Ders yılı sonunda başarılı olanlara EK-3’te yer alan Öğrenim Belgesi düzenlenir. Başarısız olanlar da EK-3’te yer alan Öğrenim Belgesi düzenlenerek Açık Öğretim Ortaokuluna yönlendirilir.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Öğrenci Başarısının Değerlendirilmesi

Ölçme ve değerlendirmenin genel esasları

MADDE 20 – (1) İlköğretim kurumlarında öğrenci başarısının ölçme ve değerlendirilmesinde aşağıdaki esaslar gözetilir;

a) Ders yılı, ölçme ve değerlendirme bakımından birbirini tamamlayan iki dönemden oluşur.

b) Başarının ölçülmesi ve değerlendirilmesinde öğretim programlarında belirtilen amaçlar ile kazanımlar esas alınır. Ölçülecek kazanımın özelliğine göre ilgili dersin öğretim programında yer alan ölçme ve değerlendirme esaslarına uyulur.

c) (Değişik ibare:RG-10/7/2019-30827)  Kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimlerine devam eden öğrenciler için; Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı Geliştirme Birimi tarafından bireyselleştirilmiş eğitim programı (BEP) hazırlanır ve bu öğrencilerin başarıları, bu programda yer alan amaçlara göre değerlendirilir.

(2) (Değişik:RG-14/10/2023-32339) İlkokullarda öğrencilerin başarısı; gelişim düzeyleri dikkate alınarak öğretmen rehberliğinde gerçekleştirilen ders etkinliklerine katılımları, bireysel ve grupla yapılan etkinliklere katılım gözlem formları, oyun temelli değerlendirmeler ve verilen görevleri yerine getirme amaçlı ölçme araçları ile takip edilir. Karnede “çok iyi”, “iyi”, “yeterli” ve “geliştirilmeli” şeklinde gösterilir. (Ek cümleler :RG-17/1/2025-32785) Öğrenci başarısına ve gelişim düzeyine ilişkin bilgiler, 2024-2025 eğitim ve öğretim yılından itibaren kademeli olarak birinci sınıflardan başlamak üzere Gelişim Raporunda gösterilir, ayrıca karne verilmez. Kademeli geçiş tamamlanıncaya kadar diğer sınıflarda karne verilmeye devam edilir.

(3) (Mülga:RG-14/10/2023-32339)

(4) Ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında öğrencilerin başarısı; sınavlar, ders etkinliklerine katılım ve varsa proje çalışmalarından alınan puanlara göre değerlendirilir.

Puanla değerlendirme

MADDE 21 – (1) (Değişik ibare:RG-14/10/2023-32339) Ortaokul ve imam-hatip ortaokulunda dönem puanı, yıl sonu puanı ve yıl sonu başarı puanı 100 tam puan üzerinden belirlenir. Yüzlük puan sisteminde (Ek ibare:RG-14/10/2023-32339) Türkçe dersi haricindeki dersler için (Değişik ibare:RG-14/10/2023-32339) 0-49,99 puanlar başarısız, (Değişik ibare:RG-14/10/2023-32339) 50,00 ve üzeri puanlar başarılı olarak değerlendirilir. (Ek cümle:RG-14/10/2023-32339) Türkçe dersinden ise 0-69,99 puanlar başarısız, 70,00 ve üzeri puanlar başarılı olarak değerlendirilir.

(2) 2007-2008 (Değişik ibare:RG-17/1/2025-32785) eğitim ve öğretim yılından önce beşlik not sistemine göre belirlenen ağırlıklı not ortalamaları, 100’lük sisteme çevrilirken ağırlıklı not ortalamasına 1,00 eklenir ve çıkan sayı elli bölü üç ile çarpılır. Bölme işlemi virgülden sonra dört basamak yürütülür.

Ölçme ve değerlendirmenin niteliği ve sayısı

MADDE 22 – (1) (Değişik:RG-14/10/2023-32339) Ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında;

a) Tek şubesi bulunan sınıf düzeylerinde öğretmenlerce yapılan sınavlardan önce, sorularla birlikte cevap anahtarı da hazırlanır ve sınav kâğıtları ile birlikte saklanır. Cevap anahtarında her soruya verilecek puan, ayrıntılı olarak belirtilir. Sınav soruları, imkânlar ölçüsünde çoğaltılarak öğrencilere dağıtılır.

b) Kopya çeken öğrencinin sınavı geçersiz sayılır ve puanla değerlendirilmez, e-Okul sisteminde “K” olarak belirtilir. Ancak, dönem puanının hesaplanmasında aritmetik ortalama alınırken sınav sayısına dâhil edilir. Ayrıca bu durum, ders öğretmenince okul yönetimine bildirilir.

(2) Ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında öğrencilere ders yılında istedikleri ders veya derslerden bireysel ya da grup çalışması şeklinde öğretmen rehberliğinde en az bir proje hazırlatılır. Projeler verildikleri dönemde değerlendirilir. Proje vermeyen öğrencinin proje (Değişik ibare:RG-17/1/2025-32785) puanı sıfır olarak değerlendirilir.

(3) (Değişik:RG-16/6/2016-29744)(2) Öğrencilere her dönemde her bir dersin haftalık ders saati sayısı 2 ve daha az olanlara 2, haftalık ders saati sayısı 2 den fazla olanlara ise 3 defa ders etkinliklerine katılım puanı verilir.

(4) Rehberlik ve sosyal etkinlikler puanla değerlendirilmez.

(5) (Mülga:RG-31/1/2018-30318)

(6) (Mülga:RG-31/1/2018-30318)

(7) (Ek:RG-14/10/2023-32339) Okul öncesi eğitim kurumları, ilkokul, ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında ölçme ve değerlendirmeye ilişkin bu Yönetmelikte yer almayan hususlar 9/9/2023 tarihli ve 32304 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliği hükümlerine göre yürütülür.

Ölçme ve değerlendirmeye katılmayanlar

MADDE 23 – (1) (Değişik:RG-14/10/2023-32339) Sınavlara herhangi bir nedenle katılamayan veya projesini zamanında teslim edemeyen öğrencinin durumu okul yönetimince yazılı, e-posta veya (Değişik ibare:RG-17/1/2025-32785) kısa mesaj (SMS) ile velisine bildirilir. Veli, öğrencisinin sınava katılamama veya projesini zamanında teslim edememe gerekçesini, en geç beş iş günü içinde okul yönetimine yazılı olarak bildirir.

(2) (Değişik:RG-14/10/2023-32339) Sınavlara katılmayan ve okul yönetimince özrü uygun görülen öğrenciler, önceden öğrenciye duyurularak dersin niteliğine göre yapılacak ölçme ve değerlendirme etkinliğine alınır. Bu ölçme ve değerlendirme etkinliği, sınıfta diğer öğrencilerle ders işlenirken yapılabileceği gibi ders dışında da yapılabilir. Öğrenciler, projelerini öğretmenin belirleyeceği süre içinde teslim eder.

(3) (Mülga:RG-31/1/2018-30318)

(4) (Değişik:RG-31/1/2018-30318) Sınavlara geçerli özrü olmadan katılmayan, projesini zamanında teslim etmeyen öğrencilerin durumları puanla değerlendirilmez. e-Okul sistemine “G’’(girmedi) ibaresi işlenir. Ancak dönem puanı hesaplamalarında sınav ve proje adedi tam olarak alınır.

Sağlık durumu engeline göre dersler

MADDE 24 – (1) Sağlık durumları veya bedensel engelleri nedeniyle uygulamalı derslere giremeyecek durumda olan öğrenciler, bu durumlarını sağlık kurum ve kuruluşlarından alacakları raporla belgelendirmek zorundadır. Bu durumdaki öğrenciler, rapor süresince bu derslerde raporda belirtilen faaliyetlerden sorumlu tutulmazlar. Dersin özelliğine ve katıldıkları etkinliklere göre değerlendirilerek gerekli yerlerde raporlu oldukları belirtilir.

(2) Uygulamalı derslerle ilgili özür başvurusu, öğrencilerin velileri tarafından dilekçe ile okul müdürlüğüne yapılır. Usulüne uygun olarak alınmayan raporlar kabul edilmez. Alınacak raporlarda süre belirtilmemiş ise yalnız o eğitim ve öğretim yılı için geçerli sayılır.

Ölçme ve değerlendirme sonuçlarının duyurulması

MADDE 25 – (1) (Değişik:RG-14/10/2023-32339) Sınavlar e-Okul sistemine işlenir ve öğrencilere bildirilir. Ülke ve il/ilçe genelinde yapılan ortak sınavlar hariç, sınav sonuçları sınavların yapıldığı, projelerin değerlendirilmesi ise teslim edildiği tarihten başlayarak en geç 10 iş günü içinde e-Okul sistemine işlenir ve öğrencilere bildirilir. Sınav kâğıtları, incelenmek üzere öğrencilere dağıtılır ve varsa yapılan ortak hatalar sınıfta açıklandıktan sonra geri alınarak bir eğitim ve öğretim yılı saklanır. Projeler öğretmen tarafından değerlendirildikten sonra öğrenciye iade edilir ve öğrenci tarafından ders yılı sonuna kadar saklanır. Ders etkinliklerine katılım, sınav ve projeye verilen puanlar, e-Okul sisteminin ilgili bölümüne işlenir.

(2) Öğrencilerin hazırladıkları projelerin değerlendirilmesinde kullanılan dereceli puanlama ölçekleri de bir yıl saklanır.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Sınıf Geçme

Öğretmen puan çizelgesi

MADDE 26 – (1) (Değişik ibare:RG-14/10/2023-32339) Ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında öğretmenler, her ders için öğrencilere verdikleri puanları e-Okul sistemindeki Öğretmen Puan Çizelgesine zamanında işler. Her dönem sona ermeden beş gün önce okul yönetimince, e-Okul sisteminden çıktısı alınan Öğretmen Puan Çizelgesi ilgili öğretmenlerle birlikte kontrol edilerek imzalanır ve okul müdürü tarafından onaylanarak dosyasında saklanır.

Bir dersin dönem, yıl sonu ve ağırlıklı puanı

MADDE 27 – (1) (Mülga:RG-14/10/2023-32339)

(2) Ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında bir dersin dönem puanı;

a) (Değişik:RG-31/1/2018-30318) Proje puanlarının aritmetik ortalaması ile ders etkinliklerine katılım puanlarının aritmetik ortalaması ayrı ayrı alınarak toplanıp ikiye bölünür. Bulunan sonuçla birinci ve ikinci sınav puanları toplanıp üçe bölünerek elde edilir.

b) (Değişik:RG-14/10/2023-32339) Aritmetik ortalama hesaplanırken bölme işlemi virgülden sonra dört basamak yürütülür. Dönem puanı hesaplanırken yarım ve yarımdan büyük kesirler bir üst tam puan olarak değerlendirilir.

(3) Bir dersin yıl sonu puanı;

a) Birinci ve ikinci dönem puanlarının aritmetik ortalamasıdır. Aritmetik ortalama hesaplanırken bölme işlemi virgülden sonra dört basamak yürütülür. Yıl sonu puanı hesaplanırken yarım ve yarımdan büyük kesirler tama yükseltilir.

b) Öğrencilerden;

1) Herhangi bir dersten iki dönemde de puanı olmayanların yetiştirme programından aldığı puan,

2) Her iki dönemde veya dönemin birinde uygulamalı herhangi bir derste sağlık durumları veya bedensel engelleri nedeniyle sağlık raporunda belirtilen faaliyetleri yapamayanların bu dersin öğretim programında yer alan temel becerilere yönelik faaliyetlere katılımları değerlendirilerek verilen dönem puanlarının aritmetik ortalaması, o dersin yıl sonu puanı sayılır.

(4) Dersin yıl sonu puanı ile o dersin haftalık ders saati sayısının çarpımından elde edilen puan, o dersin ağırlıklı puanıdır.

(5) 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu gereğince okula devamları sağlananlar ile yurt dışında bulunması, sağlık durumu ya da tutuklu olması nedenleriyle okula devam edemeyen öğrencilerden en az bir dönem puanı almış olanların başarı durumları belirlenirken, okula devam eden öğrenciler gibi işlem yapılır. Bu puan, aynı zamanda yıl sonu puanı olarak değerlendirilir.

(6) (Ek:RG-25/6/2015-29397)   Evde veya hastanede eğitim alan öğrencilerin sadece eğitimini gördüğü derslerin puanları esas alınır.

Ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında yıl sonu başarı puanı

MADDE 28 – (1) (Değişik:RG-25/6/2015-29397)   Yıl sonu başarı puanı, derslerin ağırlıklı puanları toplamının haftalık toplam ders saati sayısına bölümüdür. Yıl sonu başarı puanı tespit edilirken, bölme işlemi virgülden sonra dört basamak yürütülür. Bu puan öğrenim belgesinde belirtilir.

(2) (Değişik:RG-14/10/2023-32339) Bir üst sınıfa devam etmek için öğrencinin iki dönem puanının aritmetik ortalaması Türkçe dersi için 70,00’dan, diğer dersler için 50,00’dan az olamaz.

(3) Öğrenimlerinin bir kısmını yurt dışında yaparak yurda dönenlerin başarı puanı;

a) Ülkemizde öğrenim gördükleri yıllara ait yıl sonu başarı puanları ile yurt dışında öğrenim gördükleri yıllara ait yıl sonu puanlarına,

b) Yurt dışında öğrenim gördükleri okullardan yıl sonu puanlarının sağlanamaması durumunda, ülkemizde eğitim ve öğretim gördükleri yıllara ait yıl sonu başarı puanlarına

göre tespit edilir.

Davranışlar

MADDE 29 – (Değişik:RG-17/1/2025-32785)    

(1) İlkokullarda; Gelişim Raporuna kademeli geçiş süreci tamamlanıncaya kadar karne verilmeye devam edilen sınıflarda, ders yılının her döneminde öğrencilerin davranışları, Davranış Puanı Ölçütleri EK-4’te verilen ölçütler kullanılarak sınıf öğretmeni tarafından “(1) Geliştirilmeli”, “(2) İyi”, “(3) Çok iyi” şeklinde değerlendirilerek e-Okul sistemine işlenir ve karnede gösterilir.

Beceri edinim raporu, gelişim raporu ve öğrenci karnesi

MADDE 30- (Başlığı ile Birlikte Değişik:RG-17/1/2025-32785)

(1) Okul öncesi eğitim kurumlarında Okul Öncesi Eğitim Programı doğrultusunda hazırlanan çocuğa yönelik Beceri Edinim Raporu, e-Okul sistemine işlenerek her dönem sonunda bir örneği veliye verilir. Beceri Edinim Raporuna pedagojik olmayan ve gizliliği gerektiren bilgiler işlenmez.

(2) İlköğretim kurumlarında uygulanacak esaslar şunlardır:

a) İlkokullarda, öğrencilere 2024-2025 eğitim ve öğretim yılından itibaren kademeli olarak birinci sınıflardan başlayarak her dönem sonunda öğretmen görüşünü içeren; öğrencilerin davranışları, derslerdeki etkinliği, sosyal etkinlik çalışmaları, devam durumu ve gelişim düzeylerini gösteren Gelişim Raporu verilir. Gelişim Raporu elektronik imza ile imzalanabilir, e-Rapor olarak düzenlenebilir. Kademeli geçiş süreci tamamlanıncaya kadar ilkokulların diğer sınıflarında karne verilmeye devam edilir.

b) Ortaokullar ve imam-hatip ortaokullarında öğrencilere, e-Okul sistemindeki bilgiler esas alınarak her dönem sonunda karne verilir. Karnede, öğrencinin derslerdeki başarısı ile sosyal etkinlik çalışmaları ve okula devam durumu gösterilir.

c) Öğrenci karneleri e-Okul sisteminde yer alan puan çizelgeleri bilgilerine göre birinci ve ikinci dönem sonunda düzenlenir. Öğrencilere dağıtılan karneler geri alınmaz. Karnelerde elektronik imza kullanılabilir ve karneler e-Karne olarak da düzenlenebilir.

Öğrenci başarısının değerlendirilmesi

MADDE 31 – (1) (Değişik:RG-17/1/2025-32785) İlkokullarda öğrencilere sınıf tekrarı yaptırılmaması esastır. Ancak okul müdürlüğünce, istenilen yeterlilik düzeyine ulaşamamış öğrencilerin velilerine sınıf tekrarı ile ilgili olarak mayıs ayında yazılı, e-posta veya kısa mesaj (SMS) ile bilgilendirme yapılır. Yapılan bilgilendirme üzerine velinin ders yılı bitimine bir hafta kalıncaya kadar okul müdürlüğüne vereceği dilekçe ile sınıf tekrarı yaptırılabilir. Sınıf tekrarı ilkokul öğrenimi süresince bir kez yapılır. Okula hiç devam etmeyen öğrenciler ve ilkokulda tüm derslerden Gelişim Raporundaki bilgileri girilmeyen öğrenciler ile bu Yönetmeliğin 27 nci maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen mazeretler dışında okula en az bir dönem devam etmeyen öğrencilere sınıf tekrarı yaptırılır.

(2) Ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında;

a) Öğrenci kendi yaş grubu içinde yetiştirilir ve bir bütün olarak değerlendirilir. Bu eğitim kademesi, öğrencilerin derslerdeki başarısızlığına bakılarak elenecekleri bir dönem değil, öğretim programlarında öngörülen derslerin ve sosyal etkinlik çalışmalarının ortak katkısıyla ilgi ve yeteneği ölçüsünde yetiştirilecekleri bir dönem olarak değerlendirilir.

b) (Değişik:RG-25/6/2015-29397)  Eğitim ve öğretim yılında özürsüz 20 gün devamsızlık yapanlar (Ek ibare:RG-14/10/2023-32339) , Türkçe dersinden yıl sonu puanı 70,00’dan az olanlar ile herhangi bir dersten yıl sonu puanı (Değişik ibare:RG-14/10/2023-32339) 50,00’dan az olan öğrencilerin sınıf geçmesi veya sınıf tekrarına, ikinci dönemin son haftasında şube öğretmenler kurulunda karar verilir. Alınan gerekçeli karar, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-5 Ders Yılı Sonu Şube Öğretmenler Kurulu Öğrenci Kişisel Değerlendirme Tutanağına yazılarak e-Okul sisteminin ilgili bölümüne işlenir. Tutanağın bir örneği ders yılı sonu şube öğretmenler kurulu karar dosyasında saklanır. Ayrıca veli de bilgilendirilir. Bu kararda, oyların eşitliği hâlinde başkanın kullandığı oy yönünde çoğunluk sağlanmış sayılır.

c) Kurul kararıyla sınıf geçen öğrencilerin puanları değiştirilmez. Okul kayıtlarına, “Şube Öğretmenler Kurulu Kararıyla Geçti” veya “Sınıf Tekrarına Karar Verildi” ibaresi yazılır. Bu durum öğrencinin karnesinde de belirtilir.

(3) (Değişik ibare:RG-10/7/2019-30827) Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim alan öğrenciler ile özel eğitim sınıflarında eğitimlerine devam eden öğrencilere başarısızlıklarından dolayı sınıf tekrarı yaptırılmaz. Ancak;

a) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Velinin (Değişik ibare:RG-17/1/2025-32785) ders yılı bitimine bir hafta kalıncaya kadar okul müdürlüğüne vereceği dilekçe ve Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı Geliştirme Biriminin kararı doğrultusunda, ilkokulda tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim alan öğrenciler ile ilköğretim programı uygulayan özel eğitim sınıflarında eğitimlerine devam eden öğrencilere bir defaya mahsus olmak üzere sınıf tekrarı yaptırılabilir.

b) (Değişik:RG-23/10/2014-29154) Bu öğrencilerin okula devam durumları; ilkokul öğrencileri için bu maddenin birinci fıkrasına, ortaokul ve imam-hatip ortaokulu öğrencileri için ise ikinci fıkrasının (b) bendi hükümlerine göre değerlendirilir.

İlköğretim kurumlarında sınıf yükseltme

MADDE 32 – (1) (Değişik cümle:RG-10/7/2019-30827) İlkokul 1, 2 ve 3 üncü sınıf öğrencilerinden bilgi ve beceri bakımından sınıf düzeyinin üstünde olanlar velisinin yazılı talebi ve sınıf öğretmeninin önerisi ile ders yılının başladığı tarihten itibaren bir ay içinde sınıf yükseltme sınavına alınırlar. Başarılı olanlar bir üst sınıfa yükseltilir.

a) Bu sınav okul müdürünün başkanlığında sınıf öğretmeni ve bir üst sınıfın öğretmenlerinden oluşan komisyon tarafından yapılır. Okulda bu komisyonu oluşturacak sayıda öğretmen bulunmaması durumunda, sınavın yapılacağı yer ile sınav komisyonu, okulun bağlı bulunduğu il/ilçe millî eğitim müdürlüğünce belirlenir.

b) Sınav sonucu tutanakla tespit edilir. Bu tutanak, okul yönetimince dosyasında saklanır. Başarılı olanların durumu e-Okul sistemine işlenir.

c) Sınıf yükseltme sınavına değişik sınıflarda olmak üzere bir defadan fazla da girilebilir. Ancak sınıf yükseltme aynı öğrenci için bir kez yapılır.

(2) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) İlkokul çağında olup akranları ile birlikte okula devam edemeyen ve okuma yazma bilmeyen öğrenciler, birinci sınıf öğrenimlerini başarıyla tamamlamaları hâlinde, ders yılının başladığı tarihten itibaren bir ay içinde yapılacak bir sınavla yaşına uygun bir ilkokul sınıfına yerleştirilir.

(3) (Değişik:RG-25/6/2015-29397)   Sağlık durumu nedeniyle okula devam etmesinin uygun olmadığına ilişkin sağlık kurulu raporu alanlar, raporları süresince izinli sayılırlar. Bu sürenin bitiminde öğrencilerin okula devamları sağlanır. Bu öğrenciler okula döndüklerinde, devam edemedikleri eğitim ve öğretim yılına ait derslerden okul müdürünün sorumluluğu ve koordinesinde, alan öğretmenlerinden oluşturulacak komisyonca sınava alınır. Başarılı olanlar bir üst sınıfa devam ettirilir.

(4) (Ek:RG-25/6/2015-29397)    Ortaokul/İmam-hatip ortaokulu 5 inci, 6 ncı ve 7 nci sınıf öğrencilerine velisinin yazılı başvurusu üzerine bir eğitim ve öğretim yılı Diyanet İşleri Başkanlığının açmış olduğu hafızlık eğitimine devam etmelerine izin verilir. Hafızlık eğitimine devam ettiğini belgelendirenlerden o eğitim ve öğretim yılı için devam zorunluluğu aranmaz. Bu sürenin bitiminde öğrencilerin okula devamları sağlanır. Bu öğrenciler okula döndüklerinde, devam edemedikleri eğitim ve öğretim yılına ait derslerden okul müdürünün sorumluluğu ve koordinesinde, alan öğretmenlerinden oluşturulacak komisyonca sınava alınır. Başarılı olanlar bir üst sınıfa devam ettirilir.

Telafi eğitimi ve yetiştirme programı

MADDE 33 – (1) (Değişik:RG-8/5/2020-31121) İlköğretim kurumlarında; bu Yönetmeliğin 7 nci maddesine göre eğitim ve öğretime ara verilmesi durumunda yapılamayan derslerin telafisi için okul yönetimleri ve il/ilçe millî eğitim müdürlüklerince gerekli önlemler alınır.

(2) (Değişik:RG-16/6/2016-29744) İlköğretim kurumlarında, eğitim ve öğretim yılı içinde çeşitli nedenlerle boş geçen dersler ile ihtiyaç olması hâlinde mevsimlik tarım işçileri, göçer ve yarı göçer ailelerin çocukları ve ilkokullarda bazı derslerden yetersizliği görülen öğrenciler için yetiştirme kursu veya programları uygulanır.

a) Yetiştirme programlarında görevlendirilecek öğretmenler, il/ilçe millî eğitim müdürlüklerince belirlenir.

b) Boş geçen dersler için bir dersin yetiştirme programı süresi, o dersin boş geçen ders saati toplamının yarısından az olamaz.

(3) (Ek:RG-31/1/2018-30318) Ortaokul ve imam hatip ortaokullarında talep eden öğrenciler için ilgili mevzuatta belirtilen koşullar dikkate alınarak destekleme ve yetiştirme kursu açılabilir. Bu kurslarla ilgili usul ve esaslar Yönerge ile belirlenir.

(4) (Ek:RG-8/5/2020-31121) Bu Yönetmeliğin 7 nci maddesine göre eğitim ve öğretim faaliyetlerine ara verilmesi durumunda uzaktan eğitim yapılabilir. (Mülga cümle:RG-6/1/2021-31356) (…)

(5) (Ek:RG-8/5/2020-31121) Yüz yüze eğitim yoluyla işlenemeyen öğretim programlarına ait konular ile buna bağlı kazanımların elde edilmesine yönelik telafi eğitimine ilişkin çalışmalar, gerektiğinde hafta sonları da dâhil olmak üzere okul derece ve türlerine göre okul yönetimleri, il/ilçe millî eğitim müdürlükleri veya Bakanlıkça planlanıp yürütülür. Bu kapsamda yapılan telafi eğitimleri puanla değerlendirilmez.

ALTINCI BÖLÜM

Kurullar ve Mesleki Çalışmalar

Öğretmenler kurulu

MADDE 34 – (1) Öğretmenler kurulu, okul müdürünün başkanlığında (Mülga ibare:RG-17/1/2025-32785) müdür yardımcıları ile öğretmenlerden oluşur. Müdürün bulunmadığı zamanlarda öğretmenler kuruluna (Mülga ibare:RG-17/1/2025-32785) görevlendireceği müdür yardımcılarından biri başkanlık eder.

(2) Kurul çalışmaları ile ilgili olarak;

a) Öğretmenler kurulu, ders yılı başlamadan önce, ikinci dönem başında ve ders yılı sonunda toplanır. Ayrıca okul müdürünün gerekli gördüğü zamanlarda ve kurul üyelerinin salt çoğunluğunun yazılı isteği doğrultusunda da kurul toplantısı yapılır.

b) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Toplantı günleri ve gündemi, en az beş gün önceden imza karşılığı ilgililere duyurulur ve gündemin bir örneği öğretmenler odasına asılır. Kurul toplantısına başlamadan önce, gerekli görülen diğer konular da oy çokluğuyla kurul gündemine alınabilir.

c) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Kurul toplantılarında belirtilen görüşler ve alınan kararlar, kurulca seçilen yazman tarafından tutanak altına alınır ve imzalanır. Kararlar oy çokluğuyla alınır. Eşitlik hâlinde kurul başkanının katıldığı görüş kabul edilir. Alınan kararlar, karar defterine yazılarak uygulanmak üzere toplantıya katılamayanlar da dâhil yönetici ve öğretmenler tarafından imzalanarak dosyasında saklanır.

ç) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Öğretmenler kurulu toplantıları ders saatleri dışında yapılır. Ancak, gerekli hâllerde okul müdürünün önerisi, il/ilçe millî eğitim müdürlüğünün onayıyla ders saatleri içinde de kurul toplantısı yapılabilir. Bu durumda öğrenciler izinli sayılır.

(3) Tek öğretmenli birleştirilmiş sınıflı ilkokullarda öğretmenler kurulu toplantısı yapılmaz.

Zümre öğretmenler kurulu

MADDE 35 – (1)  Zümre öğretmenler kurulu; okul öncesi eğitim kurumlarında okul öncesi eğitimi öğretmenlerinden, ilkokullarda aynı sınıfı okutan sınıf öğretmenleri ve varsa alan öğretmenlerinden, ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında ise aynı alanın öğretmenlerinden oluşur.

(2) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Tek öğretmenli birleştirilmiş sınıflı ilkokullarda zümre toplantısı yapılmaz, bu öğretmenler ilgili ilçe/il zümre toplantısına katılır. Aynı sınıfı okutan bir sınıf öğretmeni veya alanında bir öğretmen olması durumunda zümre toplantısı, eğitim kurumu müdürü veya müdürün görevlendireceği müdür yardımcısı ile yapılır. Bu öğretmenler alanları ile ilgili bir üst zümre toplantısına da katılır.

(3) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Zümre öğretmenler kurulu, öğretmenler kurulunda yapılacak çalışma planına uygun olarak ders yılı başında, ortasında, sonunda ve ihtiyaç duyuldukça toplanır. Toplantılar, zümre öğretmenleri arasından seçimle belirlenen öğretmenin başkanlığında yapılır.

(4) Zümre öğretmenler kurulunda; öğretim programı, ders planlarının düzenlenmesi, öğretim yöntem ve teknikleri, ölçme değerlendirme araçları, öğrenci başarı düzeyi, okulun fiziki mekânlarının ve ders araç gereçlerinin kullanımı gibi hususlar görüşülerek okulun çevre imkânları analiz edilir ve iş birliği oluşturulur.

(5) Ders yılı sonunda yapılan zümre öğretmenler kurulunda; daha önce yapılan zümre öğretmenler kurulu kararlarının izleme-değerlendirme raporu hazırlanır ve okul müdürlüğüne sunulur.

Sınıf/şube öğretmenler kurulu

MADDE 36 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:RG-10/7/2019-30827)

(1) Sınıf öğretmenler kurulu aynı sınıf seviyesinde, şube öğretmenler kurulu ise aynı şubede ders okutan öğretmenler ile okul rehberlik öğretmeninden oluşur. Sınıf/şube öğretmenler kurulu ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında oluşturulur, okul öncesi eğitim kurumları ile ilkokullarda oluşturulmaz. Kurula, gerek görülürse veliler ile öğrenciler arasından seçilen temsilciler de çağrılabilir.

(2) Sınıf/şube öğretmenler kurulu, okul yönetimince yapılacak planlamaya göre birinci dönemin ikinci ayında, ikinci dönemin birinci veya ikinci haftasında ve ders yılı sonunda okul müdürü ya da görevlendireceği müdür yardımcısı veya şube rehber öğretmeninin başkanlığında ayrı ayrı toplanır. Ayrıca, gerektiğinde sınıf/şube öğretmenler kurulu, şube rehber öğretmeni veya okul rehberlik öğretmeninin önerisinin okul yönetimince uygun görülmesi hâlinde de toplanabilir.

(3) Sınıf/şube öğretmenler kurulunda; sınıf/şubedeki öğrencilerin kişilik, beslenme, sağlık, sosyal ilişkileri, ailenin ekonomik durumu ve benzeri konular ile alınacak önlemler görüşülür. Bunun yanı sıra şube öğretmenler kurulunda bu Yönetmeliğin 31 inci maddesi hükmü gereğince, öğrencilerin başarıları değerlendirilerek uygulanmak üzere karar defterine yazılır.

Kurullar ve zümreler ile ilgili diğer hususlar

MADDE 36/A – (Ek:RG-10/7/2019-30827)

(1) Öğretmenler kurulu, zümre öğretmenler kurulu, sınıf öğretmenler kurulu ve şube öğretmenler kurulu ile ilgili usul ve esaslar Yönerge ile belirlenir.

Okul öğrenci meclisi

MADDE 37 – (1) Okul öğrenci meclisi, (Mülga ibare:RG-10/7/2019-30827) (…) ilkokul, ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında kurulur. Kuruluş ve işleyişle ilgili iş ve işlemlerde ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.

Öğretmenlerin mesleki çalışmaları

MADDE 38 – (1) Okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarında görevli yönetici ve öğretmenlerin genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon alanlarında, bilgi ve görgülerini artırmak, yeni beceriler kazandırmak, eğitim ve öğretimde karşılaşılan problemlere çözüm yolları bulmak, öğrencinin ve çevrenin ihtiyaçlarına göre plan ve programları hazırlamak ve uygulamak amacıyla derslerin kesiminden temmuz ayının ilk iş gününe, eylül ayının ilk iş gününden derslerin başlangıcına kadar; yıl içinde ise yıllık çalışma programında belirtilen sürelerde (Ek ibare:RG-17/1/2025-32785) ve ara tatillerdemesleki çalışma yapılır.

(2) (Değişik:RG-25/6/2015-29397)    Öğretmenlerin mesleki çalışmalarından azami verim elde edilebilmesi amacıyla okulun ve çevrenin ihtiyaçlarına göre konular belirlenir. Mesleki çalışma programı okul müdürlüğünce hazırlanarak öğretmenlere bir hafta önceden duyurulur.

(3) (Ek:RG-25/6/2015-29397) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Yönetici ve öğretmenler ara tatillerde, eylül ayının ilk iş gününden derslerin başlangıcına ve derslerin kesiminden temmuz ayının ilk iş gününe kadar geçen süre içerisinde okul müdürlüğü, il/ilçe millî eğitim müdürlüğü veya Bakanlıkça belirlenen mesleki çalışmaları kendi okullarında yürütürler. Ancak öğretmenler ilgili genel müdürlükler tarafından belirlenen mesleki eğitim konuları dâhilinde il/ilçe millî eğitim müdürlüklerince hazırlanan program çerçevesinde ilkokullarda zümre bazında, diğer okullarda ise alan bazında belli merkez veya merkezlerde mesleki eğitime tabi tutulabilirler.

(4) (Ek:RG-25/6/2015-29397) (Mülga:RG-10/7/2019-30827)

(5) (Ek:RG-25/6/2015-29397)   Okulların bağlı bulundukları genel müdürlüklerce hazırlanan plana göre farklı mesleki çalışma programları da uygulanabilir.

YEDİNCİ BÖLÜM

Personelin Görev, Yetki ve Sorumlulukları

Okul müdürünün görev, yetki ve sorumluluğu

MADDE 39 – (1) (Değişik:RG-17/1/2025-32785) Okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumları, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda müdür tarafından yönetilir. Müdür; okulun öğrenci, her türlü eğitim ve öğretim, yönetim, personel, tahakkuk, taşınır mal, yazışma, eğitici ve sosyal etkinlikler, yatılılık, bursluluk, taşımalı eğitim, güvenlik, beslenme, bakım, koruma, temizlik, düzen, nöbet, halkla ilişkiler, 9/2/2012 tarihli ve 28199 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Okul-Aile Birliği Yönetmeliği kapsamındaki görevler ve benzeri konularda Bakanlık ve il/ilçe millî eğitim müdürlüklerince verilen görevleri yerine getirir veya görevlerin yerine getirilmesini sağlar.

(2) (Ek:RG-14/10/2023-32339) Okul müdürü, bu Yönetmelikte belirtilen hususları dikkate alarak eğitim ortamlarında öğrencilerin cep telefonlarını ve kayıt özelliği olan dijital cihazlarını kurallara uygun bir şekilde kullanmalarına yönelik tedbirleri alır.

(3) (Ek:RG-17/1/2025-32785) Okul müdürü, Bakanlık tarafından kabul edilen eğitim ve öğretim programlarının uygulanmasını denetler, eğitim ve öğretim faaliyetlerinin söz konusu eğitim ve öğretim programlarında belirtilen esaslara göre planlanıp uygulanmasına yönelik tedbirler alır.

Müdür başyardımcısı

MADDE 40 – (Mülga:RG-17/1/2025-32785)

Müdür yardımcısı

MADDE 41 – (1) (Değişik cümle:RG-17/1/2025-32785) Müdür yardımcısı, müdürün olmadığı zamanlarda müdüre vekâlet eder ve müdürden sonra okulun yönetiminde birinci derecede sorumludur. Müdür yardımcısı, görev tanımında belirtilen görevler ile müdür tarafından verilen görevleri yerine getirir.

Müdür yetkili öğretmen

MADDE 42 – (1) Bağımsız müdürlüğü bulunmayan ilkokullarda sınıf öğretmenlerinden biri müdür yetkili öğretmen olarak görevlendirilir. Müdür yetkili öğretmen, müdürün görev, yetki ve sorumluluklarını üstlenir.

Öğretmen

MADDE 43 – (1) Okul öncesi ve ilköğretim kurumu öğretmenleri, (Ek ibare:RG-17/1/2025-32785) Öğretmenlik Mesleği Kanununda tanımlı görevler ile kendilerine verilen grup/sınıf/şubede eğitim ve öğretim faaliyetlerini, eğitim ve öğretim programında belirtilen esaslara göre planlamak ve uygulamak, ders dışında okuldaki eğitim ve öğretim işlerine etkin bir biçimde katılmak ve bu konularda mevzuatta belirtilen görevleri yerine getirmekle yükümlüdür.

(2) İlkokullarda sınıf öğretmenleri, okuttukları sınıfı bir üst sınıfta da okuturlar. Ancak istekleri yönetimce uygun görülmesi hâlinde başka bir sınıfı da okutabilirler.

(3) (Değişik:RG-17/1/2025-32785) İlkokullarda bütün derslerin sınıf öğretmenlerince okutulması esastır. Ancak Yabancı Dil ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri okulun alan öğretmenlerince okutulur. Okulda alan öğretmeni bulunmaması durumunda; bu dersler aynı eğitim bölgesinde, yoksa diğer eğitim bölgelerindeki alan öğretmenlerince okutulur. İhtiyacın karşılanamaması durumunda bu dersler yükseköğrenimlerini söz konusu alanlarda yapan sınıf öğretmenleri veya sınıf öğretmeni olup bu alanlarda hizmet içi eğitim sertifikası almış öğretmenler tarafından ders değişimi yolu ile de okutulabilir. Bu şekilde de ihtiyacın karşılanamaması durumunda, bu dersleri okutmak üzere, mezun olduğu yükseköğretim programı itibarıyla atamaya esas olan alana öğretmen olarak atanabilme şartlarını taşıyanlar ders ücreti karşılığında görevlendirilebilir. Bunun da mümkün olmadığı durumlarda bu dersler sınıf öğretmenince okutulur. Beden eğitimi ve oyun, görsel sanatlar ve müzik dersleri, ilgili sınıf öğretmenlerinin talepleri ve söz konusu derslerle ilgili sahip oldukları eğitimler ve bunları gösteren belgeler dikkate alınarak, okul yönetiminin planlaması doğrultusunda bu şubelerin sınıf öğretmenleri arasında karşılıklı ders değişimi yolu ile okutulabilir.

(4) İlkokullarda Yabancı Dil ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri, alan öğretmenlerince okutulduğunda sınıf öğretmenleri bu ders saatlerinde yönetimce verilen eğitim ve öğretim görevlerini yapar.

(5) Öğretmenler yaz ve dinlenme tatillerinde izinli sayılırlar. Hastalık ve diğer mazeret izinleri dışında ayrıca yıllık izin verilmez.

(6) Öğretmenlere, eğitim, öğretim ve yönetim görevlerinden başka bir görev verilemez.

(7) (Değişik:RG-17/1/2025-32785) Öğretmenler; görevlendirildikleri sınavlar, okulda yapılan her türlü resmî toplantılar, Ulusal ve Resmi Bayramlar ile Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Tören ve Kutlamalar Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda yapılacak programlarda bulunmak zorundadırlar. Öğretmenlere görevlendirme ve toplantıların zamanı, en az beş gün önceden yazı ile duyurulur. Toplantının gündemi öğretmenlerin de görüşü alınarak hazırlanır. Toplantılar, dersleri aksatmamak üzere çalışma günlerinde yapılır.

(8) Okul öncesi eğitim kurumlarında sabah ve ikindi kahvaltısı esnasında çocuklarla birlikte bulunur, grubundaki çocukların düzenli bir şekilde yemek yemelerini sağlar.

Müdür yardımcısı ve öğretmenlerin nöbet görevi

MADDE 44 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:RG-16/6/2016-29744) (1)

(1) Müdür yardımcıları, okulda kendilerine verilen nöbet görevini yerine getirir, nöbetçi öğretmen ve öğrencileri izler, nöbet raporlarını inceler, varsa sorunları (Mülga ibare:RG-17/1/2025-32785) müdüre bildirir.

(2) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Bağımsız anaokulu, ana sınıfı ve uygulama sınıfı öğretmenleri okul öncesi eğitim öğrencilerinin bulunduğu alanlarda, kendi devrelerinde ve etkinlik saatleri dışındaki zamanlarda nöbet tutarlar.

(3) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Müdür yardımcısı ve öğretmen sayısı yeterli olmayan okullarda müdür yardımcısı ve öğretmenlere haftada birden fazla nöbet görevi verilir.

(4) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) İlköğretim kurumlarında; okulun bina ve tesisleri ile öğrenci mevcudu, yatılı, gündüzlü, (Değişik ibare:RG-14/10/2023-32339) tekli veya ikili eğitim yapma gibi durumları göz önünde bulundurularak okul müdürlüğünce düzenlenen nöbet çizelgesine göre öğretmenler (Değişik ibare:RG-14/10/2023-32339) tekli eğitim yapan okullarda gün süresince, ikili eğitim yapan okullarda ise kendi devresinde nöbet tutarlar. Ayrıca (Değişik ibare:RG-14/10/2023-32339) tekli eğitim yapılan okullarda öğle arasında yapılan nöbet görevi nöbetçi öğretmenlerin dinlenme süreleri göz önünde bulundurularak dönüşümlü ve dengeli olacak şekilde okul idaresi tarafından düzenlenir.

(5) Öğretmen, birden fazla okulda ders okutuyorsa aylığını aldığı okulda, aylık aldığı okulda dersi yoksa en çok ders okuttuğu okulda nöbet tutar.

(6) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Okuldaki öğretmen sayısının yeterli olması durumunda, kadınlarda 20, erkeklerde 25 hizmet yılını dolduran öğretmenlere, istememeleri hâlinde nöbet görevi verilmez. Ancak ihtiyaç duyulması hâlinde bu öğretmenlere de nöbet görevi verilir.

(7) (Değişik:RG-14/10/2023-32339) Hamile öğretmenlere, hamileliğin yirmi dördüncü haftasından itibaren doğum sonrası analık izni süresinin bitimini takip eden iki yıllık sürenin sonuna kadar istememesi hâlinde nöbet görevi verilmez. Bu kapsamdaki nöbet düzenlemelerinde okul yönetimi gerekli tedbirleri alır.

(8) Nöbet görevi, ilk ders başlamadan 30 dakika önce başlar, son ders bitiminden 30 dakika sonra sona erer. Ancak bu süre, okulun özelliğine göre öğretmenler kurulu kararıyla 15 dakikadan az olmamak kaydıyla kısaltılabilir.

(9) Nöbet görevine özürsüz olarak gelmeyen öğretmen hakkında, derse özürsüz olarak gelmeyen öğretmen gibi işlem yapılır.

(10) Nöbetlerde uyulması gereken esaslar öğretmenler kurulunda görüşülerek okul yönetimince nöbetçi öğretmen görev talimatnamesi hazırlanır. Bu talimatname, öğretmenlere yazılı olarak duyurulur.

(11) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Öğretmenlerden; engelli olanlar, (Değişik ibare:RG-17/1/2025-32785) özel eğitim ihtiyacı olan çocuğu bulunanlar ve bakmakla yükümlü olduğu engelli birey bulunanlara nöbet görevi verilmez. Ancak bu durumdaki öğretmenlere istemeleri hâlinde, gün tercihlerine öncelik verilerek nöbet görevi verilir.

(12) (Ek:RG-10/7/2019-30827) Özel eğitim sınıflarında görevli özel eğitim öğretmenleri nöbet görevlerini teneffüs ve yemek saatlerinde sınıflarına kayıtlı öğrencilerin gözetimine devam ederek yerine getirirler.

(13) (Ek:RG-10/7/2019-30827) Çeşitli nedenlerden dolayı öğretmeni bulunmayan sınıfın düzeni, o saatte dersi olmayan nöbetçi öğretmen tarafından sağlanır. (Ek cümle:RG-17/1/2025-32785) Dersi boş olan nöbetçi öğretmen bulunmaması durumunda okul müdürü tarafından gerekli tedbirler alınır.

Destek eğitim personeli, uzman ve usta öğreticiler

MADDE 45 – (1) Okul öncesi eğitim kurumlarında, yeterince öz bakım becerisine sahip olmayan çocukların öz bakım becerisine destek sağlamak amacıyla imkânlar çerçevesinde her okul öncesi eğitim kurumuna en az bir kişi olmak üzere iki grup için bir destek eğitim personeli görevlendirilebilir. Görevlendirmeler okul öncesi eğitimi, çocuk gelişimi ve bakımı bölümleri mezunlarının öğrenim ve başarı durumları üstünlüğü sıralamasına göre yapılır.

(2) Okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarında, 21/5/1977 tarihli ve 15943 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Kurumlarında Sözleşmeli veya Ek Ders Görevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, uzman ve usta öğreticiler okul müdürünün düzenleyeceği esaslara uygun şekilde çalıştırılabilir.

(3) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) İl/ilçe millî eğitim müdürlüklerince bir şubede en fazla bir stajyer öğrenci olmak kaydıyla okul öncesi eğitim kurumlarında 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu gereğince mesleki eğitim kapsamında beceri eğitimi yaptırılan çocuk gelişimi ve eğitimi öğrencilerinin hizmetlerinden de yararlanılır. Beceri eğitimi yapacak öğrenci sayısının o il/ilçe merkezindeki okul öncesi şube sayısından fazla olması durumunda; her şubeye birer öğrenci verilmiş olması kaydı ile bir şubeye birden fazla da öğrenci verilebilir. Bu öğrencilerin okul/sınıflara yoğunlaşmayı engelleyecek şekilde dengeli olarak dağıtımı sağlanır. Beceri eğitimi yapılacak okul öncesi eğitim kurumlarının planlaması il/ilçe millî eğitim müdürlükleri tarafından yapılır.

Belletici ve nöbetçi belletici öğretmen görevlendirilmesi (Değişik başlık:RG-10/7/2019-30827)

MADDE 46 – (1) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Belletici ve nöbetçi belletici öğretmen görevlendirilmesine ilişkin iş ve işlemler 17/10/2016 tarihli ve 2016/9487 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Resmi Okullarda Yatılılık, Bursluluk, Sosyal Yardımlar ve Okul Pansiyonları Yönetmeliğine göre yürütülür.

(2) (Mülga:RG-10/7/2019-30827)

(3) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Asker öğretmenler istemeleri hâlinde belletici öğretmen olarak görev alabilirler.

Okul rehberlik öğretmeni

MADDE 47 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:RG-16/6/2016-29744) (3)

(1) Okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarında oluşturulan rehberlik (Mülga ibare:RG-10/7/2019-30827) (…)servislerinde görev yapan rehberlik öğretmenleri, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda görev ve sorumluluklarını yerine getirir.

Şube rehber öğretmeni

MADDE 48 – (1) Okul müdürlüğünce eğitim ve öğretim yılı başında ortaokul ve imam-hatip ortaokullarının her şubesinde bir şube rehber öğretmeni görevlendirilir. İlkokullarda bu görevi sınıf öğretmenleri yürütür.

(2) Şube rehber öğretmenleri, (Değişik ibare:RG-17/1/2025-32785) 14/8/2020 tarihli ve 31213 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma (Mülga ibare:RG-10/7/2019-30827) (…)Hizmetleri Yönetmeliğinde sınıf rehber öğretmeni için belirtilen görevler ile bu Yönetmelikte kendilerine verilen görevleri yaparlar.

(3) Şube rehber öğretmeni, müdür ve ilgili müdür yardımcısına karşı sorumludur.

Alan/bölüm şefi

MADDE 49 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:RG-10/7/2019-30827)

(1) Mesleki ve teknik eğitim kurumları bünyesindeki uygulama sınıflarında görevli çocuk gelişimi ve eğitimi alan/bölüm şefi, bu sınıfın amaçlarına uygun olarak işleyişinden ve Okul Öncesi Eğitim Programı ile mevzuata uygun olarak yönetilmesinden okul müdürüne karşı sorumludur.

Diğer personel

MADDE 50 – (1) Okullarda;

a) Bakım, onarım ve uygulama sınıfları dâhil alanlarıyla ilgili hizmetleri yürütmek, eğitim ve öğretim etkinliklerinde öğretmenlere yardımcı olmak için teknisyen,

b) (Değişik:RG-25/6/2015-29397) Büro işlerini yürütmek üzere büro memuru, kütüphaneyle ilgili işleri yürütmek üzere kütüphane memuru,

c) Aracı bulunan okullarda şoför,

ç) Temizlik hizmetlerini yürütmek üzere hizmetli,

d) Bahçeyle ilgili görevleri yürütmek üzere bahçıvan,

e) Okulun ısınma işlerini yürütmek üzere kaloriferci,

f) Bina ve tesisler ile araç ve gerecin güvenliğini sağlamak üzere gece bekçisi, koruma memuru veya güvenlik görevlisi,

g) Ambar ve depoyla ilgili görevleri yürütmek üzere ambar memuru,

ğ) Sağlık hizmetleri ve okul revirinin iş ve işlemlerini yürütmek üzere hemşire,

h) Yemekhanesi bulunan okullarda yemek çıkarılmasına yönelik iş ve işlemleri yürütmek üzere aşçı ve aşçı yardımcısı,

ı) İhtiyaç duyulan diğer alanlarda personel

çalıştırılabilir.

(2) Personelin görevleri, ilgili mevzuatı çerçevesinde okul müdürünce belirlenerek ilgililere yazılı olarak tebliğ edilir.

(3) Kadrolu personel dışında, ücretleri genel bütçe veya bütçe dışı kaynaklarca karşılanarak hizmet satın alma yoluyla çalıştırılacak personelin görevlerine ilişkin esas ve usuller sözleşmeyle belirlenir.

SEKİZİNCİ BÖLÜM

Öğrenci Davranışlarının Değerlendirilmesi

Ödüllendirme

MADDE 51 – (1) Bakanlığa bağlı resmî ve özel ilköğretim kurumlarında öğrencilerin ödüllendirilmesi, davranışlarının izlenmesi, değerlendirilmesi ve geliştirilmesine yönelik faaliyetler; öğrenci, veli, öğretmen ve yönetici iş birliğinde yürütülür.

(2) Öğrenci davranışlarının kaynağının belirlenmesi için gerektiğinde rehberlik ve araştırma merkezi ve ilgili diğer kurumlarla iş birliği yapılır.

Öğrencilerden beklenen davranışlar

MADDE 52 – (1) (Değişik:RG-14/10/2023-32339) Öğrencilerden;

a) Okul personeline, arkadaşlarına ve çevresindeki kişilere karşı saygılı ve hoşgörülü davranmaları,

b) Doğru sözlü ve dürüst olmaları,

c) İyi ve nazik tavırlı olmaları,

ç) Okulda yapılacak sosyal ve kültürel etkinliklere katılmaları,

d) Çevrenin doğal ve tarihî güzelliklerini, sanat eserlerini korumaları ve onları geliştirmek için katkıda bulunmaları,

e) Millet malını, okulunu ve eşyasını kendi öz malı gibi korumaları,

f) Sigara, içki ve diğer bağımlılık yapan maddelerden ve bu maddelerin kullanıldığı ortamlardan uzak durmaları,

g) İyi işler başarmak için etkili çalışmaları ve zamanı verimli kullanmaları,

ğ) Ülkenin birliğini ve bütünlüğünü bozan bölücü, yıkıcı, siyasi amaçlı etkinliklere katılmamaları, siyasi amaçlı sembol kullanmamaları, bunlarla ilgili amblem, afiş, rozet ve benzerlerini taşımamaları, bulundurmamaları ve dağıtmamaları, siyasi amaçlı davranışlarla okulun huzurunu bozmamaları,

h) Atatürk İlke ve İnkılâplarına bağlı kalmaları, bunun aksi davranışlarda bulunmamaları,

ı) Eğitim ortamlarında cep telefonlarını eğitim öğretim saatleri dışında, bilişim araçlarını ise kişisel, toplumsal ve eğitsel yararlar doğrultusunda kullanmaları,

i) Fiziksel, zihinsel ve duygusal güçlerini millet ve insanlık için yararlı bir şekilde kullanmaları,

j) Yazılı kurallar ile millî, manevi ve kültürel değerlere uymaları,

k) Tüm varlıklara karşı şefkatli, merhametli olmaları ve empati kurmaları,

l) Okula ve derslere düzenli devam etmeleri ve başarılı olmaları,

m) Kitap okuma alışkanlığını kazanmaları,

n) Davranışlarının ve davranışlarından doğacak sonuçların farkında olmaları,

o) Duygu ve davranışlarında bireysel ve toplumsal faydayı gözeterek sorumluluklarını yerine getirmeleri,

ö) Tutum ve davranışlarında samimi olmaları,

p) İlkeli ve tutarlı davranmaları,

r) Problem çözme becerisine sahip olmaları,

s) Sorgulayıcı ve bilinçli hareket etmeleri,

ş) Bilgiye ulaşmak amacıyla sistemli bir şekilde araştırma yapmaları,

t) Fiziksel ve zihinsel olarak aktif olmaları,

u) Hayal kurabilen, özgüveni ve iletişim becerisi yüksek bireyler olmaları,

ü) İleri görüşlü ve gelişim odaklı bireyler olmaları,

beklenir.

(2) Uyulması gereken kuralların ve beklenen davranışların; derslerde, törenlerde, toplantılarda, rehberlik çalışmalarında ve her türlü sosyal etkinliklerde öğrencilere kazandırılmasına çalışılır.

(3) Okul yönetimi, yukarıdaki hususlar ve bunlara uyulmaması durumunda ortaokul ve imam-hatip ortaokulu öğrencilerinin karşılaşabilecekleri yaptırım işlemleriyle ilgili (Değişik ibare:RG-14/10/2023-32339) öğrencileri ve velilerini bilgilendirir.

Ödüller ve ödüllerin verilmesi

MADDE 53 – (1) (Değişik ibare:RG-14/10/2023-32339) Ortaokul ve imam-hatip ortaokullarının bütün sınıflarında puan ortalaması Türkçe dersinden (Değişik ibare:RG-14/10/2023-32339) 70,00, diğer derslerin her birinden (Değişik ibare:RG-14/10/2023-32339) 50,00 puandan aşağı olmamak şartı ile tüm derslerin dönem ağırlıklı puan ortalaması (Değişik ibare:RG-14/10/2023-32339) 70,00-84,99 olanlar “Teşekkür” EK-6, (Değişik ibare:RG-14/10/2023-32339) 85,00 puan ve yukarı olanlar “Takdir” EK-7 belgesi ile ödüllendirilir.

(2) İlköğretim kurumlarının tüm sınıflarında derslerindeki başarı durumuna bakılmaksızın;

a) Ulusal ve uluslararası yarışmalara katılarak ilk beş dereceye giren,

b) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Sosyal etkinlikler kapsamında üstün başarı gösteren öğrenciler 8/6/2017 tarihli ve 30090 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliğinin ilgili hükümlerine göre değerlendirilir.

c) (Mülga:RG-10/7/2019-30827)

ç) (Mülga:RG-10/7/2019-30827)

(3) (Değişik:RG-17/1/2025-32785) Ortaokullar ve imam-hatip ortaokullarında Teşekkür Belgesi ve Takdir Belgesi ile ödüllendirilenlerin belgeleri, şube rehber öğretmeni tarafından karneyle birlikte öğrencilere verilir.

Öğrencilerin olumsuz davranışları ve uygulanacak yaptırımlar

MADDE 54 – (1) Ortaokul ve imam-hatip ortaokulu öğrencilerine, olumsuz davranışlarının özelliğine göre uyarma, kınama ve okul değiştirme yaptırımlarından biri uygulanır.

(2) Yaptırımların uygulanmasındaki amaç caydırıcı olması, toplum düzeninin korunması, öğrencinin yaptığı olumsuz davranışlarının farkına vararak bu davranışlarının olumlu yönde düzeltilmesini sağlamaktır.

(3) (Ek:RG-23/10/2014-29154) Öğrencilerin gelişim dönemleri de dikkate alınarak bilinçlendirme ile düzeltilebilecek davranışlar için “Uyarma” süreci uygulanır. Uyarma bir süreç olup bu süreç aşağıdaki şekilde işler.

a) Sözlü uyarma; öğretmenin öğrenciyle görüşme sürecini oluşturur. Öğrenciden beklenen olumlu davranışın neler olabileceği anlatılır. Olumsuz davranışlarının devamı hâlinde kendisine uygulanabilecek (Ek ibare:RG-14/10/2023-32339) diğer yaptırımlar konusunda uyarılır.

b) Öğrenci ile sözleşme imzalama; öğrencinin sözlü uyarılmasına rağmen olumsuz davranışlarını sürdürmesi hâlinde öğrenci ve öğretmen arasında bir görüşme gerçekleştirilir. Bu görüşme sonucunda öğrenci sergilediği olumsuz davranışlarını değiştirmeyi kabul edeceğine ilişkin Öğrenci Sözleşme Örneği EK-9’u imzalar.

c) Veli ile görüşme; öğretmen, öğrencinin bu olumsuz davranışları sürdürmesi hâlinde veliyi okula davet eder. Okul yöneticilerinden birinin ve varsa (Değişik ibare:RG-10/7/2019-30827) rehberlik (Değişik ibare:RG-14/10/2023-32339) öğretmeninin de katılımı ile yapılan görüşmede, öğrencinin olumsuz davranışları ve uygulanabilecek yaptırımları veliye bildirilir. Velinin toplantıya gelmemesi durumunda tutanak tutulur. Bu aşamalardan sonra öğrencinin olumsuz davranışlarını sürdürmesi durumunda; öğretmen, yazılı belgelerin bulunduğu dosyayı hazırlayacağı raporla birlikte görüşülmek üzere öğrenci davranışlarını değerlendirme kuruluna verir.

(4)(Ek:RG-23/10/2014-29154) Kınama; öğrenciye, yaptırım gerektiren davranışta bulunduğunu ve tekrarından kaçınması gerektiğinin okul yönetimince yazılı olarak bildirilmesidir.

(5) (Ek:RG-23/10/2014-29154) Okul değiştirme; öğrencinin, bir başka okulda öğrenimini sürdürmek üzere bulunduğu okuldan naklen gönderilmesidir.

Yaptırım gerektiren davranışlar

MADDE 55 – (1) Yaptırım gerektiren davranışlar aşağıda belirtilmiştir.

a) Uyarma yaptırımını gerektiren davranışlar:

1) Derse ve diğer etkinliklere vaktinde gelmemek ve geçerli bir neden olmaksızın bu davranışı tekrar etmek,

2) Okula özürsüz devamsızlığını, özür bildirim formu ya da raporla belgelendirmemek, bunu alışkanlık hâline getirmek, okul yönetimi tarafından verilen izin süresini özürsüz uzatmak,

3) Yatılı bölge ortaokullarında öğrenci dolaplarını amacı dışında kullanmak, yasaklanmış malzemeyi dolapta bulundurmak ve yönetime bilgi vermeden dolabını başka arkadaşına devretmek,

4) Okula, yönetimce yasaklanmış malzeme getirmek ve bunları kullanmak,

5) Yalan söylemek,

6) Duvarları, sıraları ve okul çevresini kirletmek,

7) Görgü kurallarına uymamak,

8) Okul kütüphanesinden veya laboratuvarlardan aldığı kitap, araç, gereç ve malzemeyi zamanında teslim etmemek veya geri vermemek,

9) (Mülga:RG-14/10/2023-32339)

10) (Ek:RG-10/7/2019-30827) Kılık ve kıyafetle ilgili kurallara uymamak.

b) Kınama yaptırımını gerektiren davranışlar:

1) Yöneticilere, öğretmenlere, görevlilere ve arkadaşlarına kaba ve saygısız davranmak,

2) Okulun kurallarını dikkate almayarak kuralları ve ders ortamını bozmak, ders ve ders dışı etkinliklerin yapılmasını engellemek,

3) Okul yönetimini yanlış bilgilendirmek, yalan söylemeyi alışkanlık hâline getirmek,

4) Okulda bulunduğu hâlde törenlere özürsüz olarak katılmamak ve törenlerde uygun olmayan davranışlarda bulunmak,

5) Okulda ya da okul dışında sigara içmek,

6) Resmî evrakta değişiklik yapmak,

7) Okulda kavga etmek,

8) (Değişik:RG-14/10/2023-32339) Sınıfta cep telefonu kullanmak.

9) Başkasının malını haberi olmadan almak,

10) Okulun ve öğrencilerin eşya, araç ve gerecine kasıtlı olarak zarar vermek,

11) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Kılık ve kıyafetle ilgili kurallara uymamakta ısrar etmek.

12) Okul ile ilgili mekân ve malzemeyi izinsiz ve eğitimin amaçları dışında kullanmak,

13) Yatılı bölge ortaokullarında, izinsiz olarak okulu terk etmek ve gece dışarıda kalmak,

14) Sınavda kopya çekmek veya kopya vermek.

15) (Ek:RG-14/10/2023-32339) Diğer öğrencilerin sosyal veya duygusal gelişimlerini, akran ve arkadaşlık ilişkilerini olumsuz yönde etkileyecek davranışları alışkanlık hâline getirmek.

c) Okul Değiştirme yaptırımını gerektiren davranışlar:

1) Anayasanın başlangıcında belirtilen temel ilkelere dayalı millî, demokratik, lâik, sosyal ve hukuk devleti niteliklerine aykırı davranışlarda bulunmak veya başkalarını da bu tür davranışlara zorlamak,

2) Sarkıntılık, hakaret, iftira, tehdit ve taciz etmek veya başkalarını bu gibi davranışlara kışkırtmak,

3) Okula yaralayıcı, öldürücü aletler getirmek ve bunları bulundurmak,

4) Okul ve çevresinde kasıtlı olarak yangın çıkarmak,

5) Okul ile ilgili mekân ve malzemeyi izinsiz ve eğitim amaçları dışında kullanmayı alışkanlık hâline getirmek,

6) Okul içinde ve dışında; siyasi parti ve sendikaların propagandasını yapmak ve bunlarla ilgili eylemlere katılmak,

7) Herhangi bir kurum ve örgüt adına yardım ve para toplamak,

8) Kişi veya grupları dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce ve inançlarına göre ayırmak, kınamak, kötülemek ve bu tür eylemlere katılmak,

9) Başkasının malına zarar vermek, haberi olmadan almayı alışkanlık hâline getirmek,

10) Okulun bina, eklenti ve donanımlarını, taşınır ve taşınmaz mallarını kasıtlı olarak tahrip etmeyi alışkanlık hâline getirmek,

11) Okula, derslere, sınavlara girilmesine, derslerin ve sınavların sağlıklı yapılmasına engel olmak,

12) Okul içinde ve dışında okul yöneticilerine, öğretmenlere ve diğer personele ve arkadaşlarına şiddet uygulamak ve saldırıda bulunmak, bu gibi hareketleri düzenlemek veya kışkırtmak,

13) Yatılı bölge ortaokullarında, gece izinsiz olarak dışarıda kalmayı alışkanlık hâline getirmek,

14) Okul ile ilişiği olmayan kişileri okulda veya okula ait yerlerde barındırmak,

15) Kendi yerine başkasının sınava girmesini sağlamak, başkasının yerine sınava girmek,

16) Alkol veya bağımlılık yapan maddeleri kullanmak veya başkalarını kullanmaya teşvik etmek,

17) (Mülga:RG-10/7/2019-30827)

18) (Ek:RG-14/10/2023-32339) Okul personeli ve öğrencileriyle ilgili dijital araçlar ya da sosyal medya kanalıyla kişilik haklarını ihlal edecek şekilde ses ya da görüntü kaydetmek veya yayımlamak.

Yaptırım takdirinde dikkat edilecek hususlar

MADDE 56 – (1) Yaptırım takdir edilmesinde öğrencinin;

a) Davranışın niteliği, önemi ve ne gibi şartlarda gerçekleştiği, o andaki psikolojik durumu ve kişisel özellikleri,

b) Okul içinde ve dışındaki genel durumu,

c) Yaş ve cinsiyeti,

ç) Derslerdeki ilgi ve başarısı,

d) Okuldaki sosyal ve kültürel faaliyetlere katılım ve başarı durumu,

e) Aynı eğitim ve öğretim yılı içinde daha önce yaptırım uygulanıp uygulanmadığına

dikkat edilir.

(2) Öğrenciye (Mülga ibare:RG-17/1/2025-32785) Çocuk Koruma Kanunu hükümleri göz önünde bulundurularak olumsuz davranışına uygun yaptırım veya bir alt yaptırım takdir edilebilir.

(3) Tutuklu veya gözetim altında bulunan öğrencilerin savunmaları, il/ilçe millî eğitim müdürlüklerince ilgili makamlara müracaat edilerek alınır.

(4) Uyarma ve kınama yaptırımı, öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulu tarafından verilir.

(5) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Aynı olumsuz davranışın o eğitim ve öğretim yılı içinde tekrarı hâlinde bir üst yaptırım uygulanır.

(6) Uyarma ve kınama yaptırımı okul müdürünün, okul değiştirme yaptırımı ise ilçe öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulunun onayından sonra uygulanır.

(7) Okul değiştirme yaptırımı uygulanan öğrenciye yerleşim biriminde (Değişik ibare:RG-25/6/2015-29397) aynı türde nakil gidebileceği başka bir ortaokul olmadığı takdirde kınama yaptırımı uygulanır.

(8) Okul değiştirme yaptırımı uygulanan öğrenci, ilgili okul müdürlüğü ve il/ilçe millî eğitim müdürlüğünün olumlu görüşlerinin alınması şartıyla eğitim ve öğretim yılı sonunda önceki okuluna dönebilir.

(9) İlçe öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulunda görüşülmesi gereken dosyalar en geç bir hafta içinde bu kurula gönderilir.

(10) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Kınama ve okul değiştirme yaptırımlarından birini alan öğrenciye o eğitim ve öğretim yılı içinde teşekkür ve takdir belgesi verilmez.

(11) Öğrenci velisi, öğrenci hakkında verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren beş iş günü içinde okul müdürlüğüne itirazda bulunabilir.

(12) Okul müdürü, okul değiştirme yaptırımı ile ilgili itiraz dilekçesini ve dilekçede belirtilen itiraz gerekçeleri hakkındaki görüşlerini, bu Yönetmeliğin (Değişik ibare:RG-23/10/2014-29154) 61 inci maddesindeki belgeler ile birlikte dilekçenin okul yönetimine verildiği tarihten itibaren beş iş günü içinde ilçe öğrenci davranışlarını değerlendirme kuruluna gönderir. İtiraz işlemleri sonuçlanıncaya kadar yaptırım uygulanmaz.

(13) Yaptırımlar, e-Okul sistemindeki öğrenci bilgileri bölümüne işlenir.

Öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulu

MADDE 57 – (1) Ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında öğrencilerin ilgi, istek, yetenek ve ihtiyaçlarını belirleyerek olumlu davranışlar kazanmaları ve olumsuz davranışların önlenmesi için öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulu oluşturulur.

(2) Öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulu;

a) (Değişik:RG-23/10/2014-29154) (Değişik ibare:RG-17/1/2025-32785) Müdürün görevlendireceği müdür yardımcısının başkanlığında,

b) Her ders yılının ilk öğretmenler kurulu toplantısında öğretmenler kurulunca gizli oyla seçilecek üç öğretmen,

c) Okul-aile birliğinin kendi üyeleri arasından seçeceği bir öğrenci velisinden

oluşturulur.

(3) Yeterli sayıda öğretmen bulunmaması hâlinde (Değişik ibare:RG-17/1/2025-32785) ders ücreti karşılığında görev yapanlar da öğrenci davranışlarını değerlendirme kuruluna üye seçilebilir.

(4) Yapılan seçimde oyların eşit olması hâlinde seçim yenilenir. Bu durumda da eşitlik bozulmazsa, kıdemi fazla olan öğretmen üye seçilmiş sayılır. Kıdemlerin de yıl olarak eşitliği hâlinde kuraya başvurulur.

(5) Öğrenci davranışlarını değerlendirme kuruluna, aldıkları oy sırasına göre asıl üyelerden sonra üç yedek üye seçilir. Asıl üyenin mazereti sebebiyle bulunmaması durumunda bu üyelik, sıraya göre yedek üyelerle doldurulur.

(6) Öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulunun görevi, yeni kurul oluşuncaya kadar devam eder. Üyeler, kabul edilebilir bir özrü bulunmadıkça görevden ayrılamaz.

(7) İkili eğitim yapılan okullarda, ayrı ayrı öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulu oluşturulabilir.

(8) Öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulu toplantılarına, ihtiyaç duyulması hâlinde okulun (Değişik ibare:RG-10/7/2019-30827) rehberlik öğretmeni de katılır. Ancak oy kullanamaz.

Öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulunun görevleri

MADDE 58 – (1) Öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulunun görevleri şunlardır;

a) Okul düzenini sağlamak üzere okul yönetimi, öğretmen, okulun diğer personeli, öğrenci ve veli tarafından getirilen olumlu veya olumsuz davranış ve uygulamalara ilişkin önerileri görüşmek ve aldığı kararları okul müdürüne bildirmek,

b) Okulda örnek davranışlarda bulunan, derslerde başarılı olan, bilimsel, sanatsal, sosyal, kültürel ve sportif etkinliklere katılarak üstün başarı gösteren öğrencileri belirleyerek ödüllendirilmelerine karar vermek,

c) Uyum sağlamakta güçlük çeken öğrencinin davranışlarını incelemek, nedenlerini araştırmak, değerlendirmek ve bu konuda uygun görülen rehberlik çalışmalarının yapılmasını sağlamak ve gerektiğinde ailesi, rehberlik ve araştırma merkezleri ile iş birliği yapmak,

ç) Öğrencilerin gösterdikleri olumsuz davranışlarıyla ilgili olarak okul rehberlik (Mülga ibare:RG-10/7/2019-30827) (…) servisi ile eş güdüm içerisinde çalışmak,

d) Öğrencilerde görülen olumsuz davranışların, olumlu hâle getirilmesinde yaptırım yerine çatışma çözme, arabuluculuk ve benzeri çözüm yöntemlerini kullanmak,

e) Öğrencilerin olumlu davranış kazanmalarına katkıda bulunmak, zararlı alışkanlıklardan korunmaları için veli ve çevre ile iş birliği yapmak,

f) Okul müdürünün havale ettiği olumsuz davranışlarla ilgili olayları incelemek ve karara bağlamak.

Öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulunun çalışması

MADDE 59 – (1) Öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulu, başkanın ya da üyelerin yarısından bir fazlasının isteği üzerine toplanır.

(2) Kurula iletilen konulara ilişkin kararlar oy çokluğuyla alınır. Üyeler çekimser oy kullanamazlar. Okul yönetimince kabul edilebilecek bir özrü bulunmadıkça kurul üyeleri kurula katılmaktan kaçınamazlar. Yaptırıma ilişkin davranıştan şikâyetçi olan, zarar gören veya olumsuz davranışta bulunanın ikinci dereceye kadar akrabalık ilişkisi olan üyeler kurula katılamaz.

(3) Kurul, kendisine ulaştırılan görüş ve önerileri en geç beş iş günü içinde inceleyip değerlendirir. Alınan kararlar, karar defterine kayıt edilir ve uygulanmak üzere en geç iki iş günü içinde okul müdürlüğüne bildirilir.

İfadelerin alınması,  kanıtların toplanması ve kararların yazılması

MADDE 60 – (1) Öğrenci davranışlarını değerlendirme kuruluna sevk edilen öğrenci ile tanıkların ifadeleri kurul başkanı tarafından (Ek ibare:RG-10/7/2019-30827) rehberlik öğretmeni, bulunmaması durumunda bir öğretmen eşliğinde alınır ve tutanakla tespit edilir.

(2) Olayın gerçekleştiği yerde bulunanların ifadesine başvurulur. Çağrıldığı hâlde gelmeyen, savunma yapmayan veya ifade vermeyenlerin durumu tutanakla tespit edilir. Çağrıya özürsüz gelinmemesi durumunda dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre işlem yapılır.

(3) Kararlar gerekçeli olarak karar defterine yazılır veya yazılan karar bu deftere yapıştırılır. Kararda, yaptırım takdirinde esas alınan hususlar özetlenir. Dayanılan Yönetmelik maddeleri belirtilir ve karara katılan üyeler tarafından imzalanır. Karara katılmayan üye veya üyeler gerekçelerini yazarak imza ederler. Kararlar, Öğrenci Davranışlarını Değerlendirme Kurulu Karar Örneği EK-10’a uygun şekilde yazılır.

(4) Okul müdürü, kurulun kararını uygun bulmazsa kendi itirazını içeren görüş ve önerisini de ekleyerek dosyayı en geç beş iş günü içinde okul öğrenci davranışlarını değerlendirme kuruluna iade eder. Kurulda ikinci kez görüşülüp verilen karar okulun nihai kararıdır.

(5) Kararların yazılmasından, imzalatılıp okul müdürüne sunulmasından, karar defterinin saklanmasından ve diğer okul içi yazışma işlemlerinden kurul başkanı sorumludur.

İlçe öğrenci davranışlarını değerlendirme kuruluna gönderme

MADDE 61 – (1) Okul müdürü, okul öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulunca verilen okul değiştirme yaptırımına ilişkin dosyayı en geç beş iş günü içinde ilçe öğrenci davranışlarını değerlendirme kuruluna gönderir.

(2) Onay veya karara itiraz için gönderilecek dosyada aşağıdaki belgeler bulunur:

a) Yazılı ifadeler, savunma, varsa mahkeme kararı ve soruşturma ile ilgili diğer belgeler,

b) Öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulu kararı onaylı örneği EK-10,

c) İtiraz edilmişse buna ilişkin belgeler,

ç) Kararların bildirildiğine ilişkin tebellüğ belgesi.

Kararların uygulanması, dosyalara işlenmesi ve (Değişik ibare:RG-17/1/2025-32785) dosyadan çıkarılması

MADDE 62 – (1) Kurulca verilen uyarma ve kınama yaptırımları, okul müdürünün onayı ile sonuçlandırılır. (Ek cümle:RG-10/7/2019-30827) Karar öğrenci velisine tebliğ edilir.

(2) Okul değiştirme yaptırımı, ilçe öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulunun onayından sonra veli okula çağırılarak tebliğ edilir ve uygulanır. Velinin çağrıya uymaması durumunda, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre bildirilir ve tebellüğ belgesi dosyasında saklanır.

(3) (Değişik:RG-17/1/2025-32785) Öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulu, yaptırıma neden olan davranışları bir daha tekrarlamayan ve olumlu davranışları gözlenen öğrencilerin yaptırımlarını dönem sonlarında yapılacak toplantıda alacağı kararla ortadan kaldırabilir. Bu karar öğrencinin e-Okul sistemindeki dosyasından beş iş günü içinde çıkarılır.

İlçe öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulunun kuruluşu

MADDE 63 – (1) İlçe öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulu, ilçe millî eğitim müdürünün görevlendireceği bir şube müdürünün başkanlığında, ilçe merkezindeki resmî ve özel ortaokullar ile imam-hatip ortaokullarındaki öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulu başkanlarının arasından seçilecek iki üyenin katılımı ile oluşur. İllerin merkez ilçelerinde ise ilçe öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulu, il millî eğitim müdürünün görevlendireceği bir şube müdürünün başkanlığında yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda oluşur.

(2) Bir ortaokul bulunan ilçelerde ise kurul, ilçe millî eğitim müdürünün görevlendireceği biri başkan olmak üzere iki şube müdürü ile ortaokul veya imam-hatip ortaokulu öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulu başkanından oluşur.

(3) Tek şube müdürü bulunan ilçelerde kurul, ilçe millî eğitim müdürünün başkanlığında şube müdürü ile ortaokul veya imam-hatip ortaokulu öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulu başkanından oluşur.

İlçe öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulunun görevleri

MADDE 64 – (1) İlçe öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulu, başkanın çağrısı üzerine toplanır. Toplantı gündeminin belirlenmesi, ilgililere duyurulması ve kurul çalışmalarının düzenli bir şekilde yürütülmesi başkan tarafından sağlanır. Kurul, üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır. Kararlar çoğunlukla alınır, oylama açık oy yöntemiyle yapılır, oylamada çekimser oy kullanılmaz. Oyların eşitliği hâlinde başkanın olduğu taraf çoğunluk kabul edilir.

(2) İlçe öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulu;

a) Okullardan onaylanmak üzere gönderilen öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulu kararlarını inceleyerek karara uyar veya değiştirerek İlçe Öğrenci Davranışları Değerlendirme Kurulu Karar Örneği EK-11’i düzenler.

b) Okul değiştirilmesine karar verilen öğrencinin naklen gidebileceği okulu belirler.

c) İtirazları inceleyerek verilen kararı değiştirir ya da itirazı reddeder.

(3) İlçe öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulu, yaptırım dosyasının kurula bildirilmesinden sonra en geç beş iş günü içinde konuyu görüşmek üzere toplanır. Dosyada eksik gördüğü hususları ilgililere tamamlattırır. Gerektiğinde ilgili yerlerden bilgi isteyebilir. Görüşme tamamlandığında alınan kararın özeti üyeler tarafından bir tutanakla tespit edilir. Kurulun karar verme süresi on beş günü geçemez. Kararların oy birliği veya çoğunlukla alındığı belirtilir, başkan ve üyelerce imzalanır. Karşı görüşte olanlar gerekçelerini yazar ve imzalar.

Zararın ödetilmesi

MADDE 65 – (1) Okulun ve öğrencilerin mallarına verilen maddi zararlar, o öğrencinin velisine ödettirilir.

(2) Zararın ödenmesinde zorluk çıkaran veliler hakkında, 27/9/2006 tarihli ve 2006/ 11058 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre işlem yapılır.

DOKUZUNCU BÖLÜM

Komisyonlar ve Mali Hükümler

Komisyonlar

MADDE 66 – (1) Okullarda, ihtiyaç hâlinde ilgili mevzuatı doğrultusunda komisyonlar kurulur ve görevlerini yürütür.

Okul öncesinde eğitim hizmeti

MADDE 67- (Başlığı ile Birlikte Değişik:RG-14/10/2023-32339)

(1) Okul öncesi eğitim hizmeti resmî okul öncesi eğitim kurumlarında ücretsizdir. Ancak okul öncesi eğitim kurumlarında çocukların okulda geçirdikleri süredeki temel ihtiyaçlarını, öz bakım süreçlerini ve eğitim programının uygulanmasını desteklemek amacıyla katkı payı alınır. Alınacak bu katkı payı, katkı payı tespit komisyonunca nisan ayında tespit edilir.

(2) Bu komisyon, okulun bulunduğu il/ilçe millî eğitim müdürünün başkanlığında; okul öncesi eğitimden sorumlu il millî eğitim müdür yardımcısı veya şube müdürü, anaokulu ve bünyesinde ana sınıfı bulunan her derece ve türden birer okul müdürü ve alan/bölüm şefi ile anaokulu, ana sınıfı ve uygulama sınıfı öğretmenleri arasından seçilecek birer temsilci, iki okul-aile birliği başkanı ve varsa bu işte görevli memur veya döner sermaye saymanından oluşur. Kararlar oy çokluğuyla alınır. Oyların eşit olması durumunda başkanın oyu iki oy sayılır.

(3) Alınacak katkı payının aylık tavan miktarı tespit edilirken, çevrenin ekonomik durumu göz önünde bulundurulur. Tespit edilecek aylık katkı payının tavan miktarı, hiçbir şekilde okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılması ve geliştirilmesini engelleyecek, velilerin ekonomik durumlarını zorlayacak şekilde yüksek tutulamaz.

(4) Komisyon kararı, valiliğin onayından sonra yürürlüğe girer. Belirlenen tavan miktar il millî eğitim müdürlüklerince Bakanlığa bildirilir ve il millî eğitim müdürlüğünün internet sayfasından duyurulur.

(5) Okul yönetimi il/ilçe katkı payı tespit komisyonunca belirlenen tavan miktarı aşmayacak şekilde veliden alınacak aylık katkı payını belirler. Karar, okul müdürlüklerince velilere duyurulur. Ancak çocuklara sunulmayan hizmet için velilerden katkı payı talep edilemez.

(6) Beslenme saatlerinde çocuklara refakat etmek zorunda olan öğretmen ve yardımcı personel okuldaki yemek hizmetinden ücretsiz yararlanır.

Okul öncesi eğitim kurumlarında katkı payının alınması

MADDE 68 – (Mülga:RG-12/5/2023-32188) (Başlığı ile Birlikte Yeniden Düzenleme:RG-14/10/2023-32339)

(1) Eylül ayında katkı payı tam olarak alınır ancak haziran ayında alınmaz. Yarıyıl tatilinde ve ara tatilde ise aylık katkı payı tam olarak tahsil edilir. Okula kayıt yaptıran, ancak hiçbir hizmet almadan kayıttan vazgeçen velilere ödedikleri katkı payı iade edilir.

(2) Aylık katkı payı, velilerin istekleri dışında topluca tahsil edilemez. Belirlenen katkı payının dışında kayıt için velilerden ayrıca ücret alınamaz.

(3) Durumlarını belgelendirmeleri kaydıyla şehit, harp malûlü ve muharip gazi çocukları ile okul öğrenci kontenjanının 1/10’u oranındaki yoksul aile çocuklarından katkı payı alınmaz. Bu durumdaki çocuklardan (Değişik ibare:RG-17/1/2025-32785) özel eğitim ihtiyacı olanlara öncelik tanınır.

Mal ve hizmet alımı ile bakım ve küçük onarım işleri

MADDE 69 – (1) (Değişik:RG-25/6/2015-29397) Okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarında mal ve hizmet alımları ile bakım ve küçük onarım işlerinde, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 5/1/2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ile 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 31/12/2005 tarihli ve 26040 3. Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Merkezî Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği ve 19/12/2002 tarihli ve 24968 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mal Alımları Denetim, Muayene ve Kabul İşlemlerine Dair Yönetmelik, 19/12/2002 tarihli ve 24968 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hizmet Alımları Muayene ve Kabul Yönetmeliği hükümleri uygulanır.

(2) Komisyon oluşturulması gerektiği durumlarda yeterli sayıda personelin bulunmaması durumunda, okulun bulunduğu il/ilçe millî eğitim müdürlüğünce görevlendirilen kişilerden komisyonlar oluşturulabilir.

(3) (Mülga:RG-12/5/2023-32188)

Hesap açılacak banka ve yetki kullanımı

MADDE 70 – (Mülga:RG-12/5/2023-32188)

Uygulanacak muhasebe sistemi

MADDE 71 – (Mülga:RG-12/5/2023-32188)

Döner sermayeli kurumlar

MADDE 72 – (1) 3/6/1938 tarihli ve 3423 sayılı Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Mesleki ve Teknik Öğretim Okulları Döner Sermayesi Hakkında Kanun kapsamına giren uygulama sınıflarının mali ve muhasebe işlemleri döner sermaye mevzuatı hükümlerine göre yürütülür.

(2) (Değişik:RG-25/6/2015-29397) Harcama işlemlerinde ise bu Yönetmeliğin 69 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki mevzuat hükümleri uygulanır.

ONUNCU BÖLÜM

Belgeler, Defter ve Dosyaların Düzenlenmesi

Belgelerin düzenlenmesi

MADDE 73 – (1) (Mülga:RG-17/1/2025-32785)

(2) Mecburi ilköğretim çağı dışına çıkmadıkça, öğrencinin okulla ilişiği kesilmez. Öğrenci veya velisinin istemesi hâlinde okula devam eden, mecburi ilköğretimi tamamlayan veya ilköğretim çağı dışına çıktığı için öğrenimini tamamlayamayan öğrenciye durumunu gösterir Öğrenim Belgesi EK-3 düzenlenir. (Ek cümleler:RG-10/7/2019-30827) Bu belgeyi almak için, belgenin talep edildiği okulun bulunduğu ilde yaşayanlar okul müdürlüğüne, farklı bir ilde bulunanlar ise bulundukları il/ilçe millî eğitim müdürlüğüne bir dilekçe ile şahsen başvurur. Başvuru yapılan il/ilçe millî eğitim müdürlüğü talebi gerçekleştirmek üzere ilgili il/ilçe millî eğitim müdürlüğü ile gerekli yazışmaları yapar.

(3) Öğrenim belgeleri e-Okul sistemindeki kayıtlar esas alınarak düzenlenir. Her öğrenim belgesine, e-Okul sistemi tarafından güvenlik numarası verilir. Öğrenim belgesini ilgili müdür yardımcısı ile okul müdürü imzalar. Müdür yardımcısı bulunmayan okullarda ise belge okul müdürünce görevlendirilen bir öğretmen tarafından imzalanır.

(4) (Değişik:RG-16/6/2016-29744) Velisinin yazılı talebi üzerine okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilere, e-Okul sistemi üzerinden EK-17’de yer alan Öğrenci Belgesi düzenlenir.

(5) (Mülga:RG-17/1/2025-32785)

(6) (Ek:RG-25/6/2015-29397) Öğrenim belgesi, diploma ve benzeri belgelerin düzenlenmesinde sehven yapılan yanlışlıklar, silinti ve kazıntı yapılmaksızın, yanlışlık okunacak şekilde üzeri tek çizgi ile çizilip üst kısmına doğrusu yazılır. Mahkeme kararı ile diploma, öğrenim belgesi ve diğer belgelerdeki bilgilerde yapılan değişiklikler, mevcut bilgiler değiştirilmeden diploma, öğrenim belgesi ve diğer belgenin arkasına yeni şekliyle yazılır. Bu düzeltmede; düzeltmenin tarihi, düzeltmeyi yapanın adı, soyadı yazılır ve imzalanarak onaylanır.

Belgesini zamanında alamayan veya kaybedenler

MADDE 74 – (1) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) İlkokul, ortaokul, ilköğretim okulunu 2012 yılından önce bitiren ve zamanında okuldan diplomasını alamayan veya kaybedenlerden; belgenin talep edildiği okulun bulunduğu ilde yaşayanlar okul müdürlüğüne, farklı bir ilde bulunanlar ise bulundukları il/ilçe millî eğitim müdürlüğüne bir dilekçe ile şahsen başvurur. Başvuru yapılan il/ilçe millî eğitim müdürlüğü talebi gerçekleştirmek üzere ilgili il/ilçe millî eğitim müdürlüğü ile gerekli yazışmaları yapar. Okul müdürlüğünce, kayıtlara göre dilekçe sahibinin aldığı belge ve diploma ile başka bir okula yazılmadığı belirlendikten sonra, dilekçenin altına veya arkasına, onaylı Diploma Kayıt Örneği EK-14 verilir. Durum, o döneme ait diploma defterine veya öğrenci kütük defterine işlenir. Aldığı (Ek ibare:RG-14/10/2023-32339) bu belgeyi kaybedene, aynı yöntemle yeniden belge verilir.

(2) Savaş, sel, deprem, yangın ve benzeri nedenlerle okul kayıtlarının yok olması hâlinde, belgesini kaybedene öğrenim durumunu kanıtlaması şartıyla Kayıtları Yok Olanlara Verilecek Belge Örneği EK-15 düzenlenir.

(3) e-Okul sisteminde kaydı bulunanlardan öğrenim belgesi veya diplomasını kaybedene bu madde hükümleri çerçevesinde e-Okul sistemi üzerinden onaylı belge verilir.

Defter, dosya ve formlar

MADDE 75 – (1) Okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarında, kurumun özelliği ve kullandığı teknolojiye göre EK-16’da yer alan defter, çizelge, form ve dosyalar bulundurulur.

(2) İlköğretim kurumlarında sınıf geçme defterleri, e-Okul sisteminden yıl sonunda çıktısı alınarak ilgili müdür yardımcısı ile müdür, tek öğretmenli okullarda sadece müdür yetkili öğretmen, müdür yardımcısı bulunmayan okullarda ise müdür ile müdürün görevlendireceği bir öğretmen tarafından imzalanıp onaylandıktan sonra saklanır.

(3) (Değişik ibare:RG-17/1/2025-32785) 9/10/2024 tarihli ve 9014 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yürürlüğe konulan Taşınır Mal Yönetmeliğinde belirtilen belgelerin çıktıları alınarak ilgililerce imzalanıp onaylanarak saklanır.

(4) Defterlerde sayfaların birleştiği yer, okul mührü ile mühürlenir. Defterlere ilk sayfadan başlayarak sayfa numaraları yazılır ve defterin kaç sayfa olduğu belirtilerek onaylanır.

(5) Okulda tutulması gereken defter, çizelge, form ve dosyaların saklanması ve imhası ile ilgili işlemler, (Değişik ibare:RG-17/1/2025-32785) 18/10/2019 tarihli ve 30922 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Devlet Arşiv Hizmetleri Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılır.

ON BİRİNCİ BÖLÜM

Çeşitli Hükümler

Sınıf başkanı

MADDE 76 – (1) İlköğretim kurumlarında her sınıfın bir başkanı olması esastır. Sınıf başkanı, ders yılı başında, sınıf öğretmeninin rehberliğinde öğrenciler arasından seçimle belirlenir. Sınıf başkanı seçimi ihtiyaç hâlinde yenilenebilir.

Öğrencilerin nöbet hizmetleri

MADDE 77 – (1) Küçük yaşlardan itibaren görev ve sorumluluk duygularını geliştirmek, okulun yönetim işlerinde görev almalarını sağlamak amacıyla ortaokul ve imam-hatip ortaokulu öğrencileri, okul yerleşim alanı içinde nöbet görevlerini yürütürler. (Ek cümleler:RG-14/10/2023-32339) Ayrıca ilkokul, ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında her sınıfta günlük sınıf sorumlusu uygulaması yapılır. Sınıf sorumlusu öğrencilere sınıfın genel düzeni ile ilgili görevler verilir.

(2) Yatılı bölge ortaokullarında, yemekhane (Mülga ibare:RG-14/10/2023-32339) nöbeti tutulur. Nöbetle ilgili görev ve sorumluluklar, okul yönetimince yazılı olarak belirlenir ve nöbetçi öğrencilere duyurulur.

(3) Nöbetçi öğrenci kendi devresinde, ders saatleri dışındaki zamanlarda nöbet tutar.

(4) Nöbetçi öğrenciye nöbet görevi dışında özel hizmetler yaptırılamaz.

Öğrenci sağlığı ve okul güvenliği

MADDE 78 – (1) Okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarında öğrenci sağlığı, beslenme ve güvenlik hizmetleri, aşağıdaki esaslara göre yürütülür:

a) Öğrencilere okul ve çevresinde sağlıklı, güvenli bir eğitim ve öğretim ortamı sağlanması esastır.

b) Okulun temizlik ve düzeninin sağlanması, derslik, laboratuvar, işlik, yemekhane, (Ek ibare:RG-14/10/2023-32339) uyku odası ve yatakhane gibi yerlerde ısı, ışık ve havalandırmanın sağlık şartlarına uygun olması için gerekli önlemler alınır.

c) Beslenme programının uygulanması ve öğle yemeklerini okulda yemek zorunda kalan öğrenciler için, imkânlar ölçüsünde bir mutfak ve yemek odası ayrılır.

ç) Öğrencilerin sağlıklı beslenebilmeleri için kullanılacak masalar ve diğer araçlar sağlık şartlarına uygun olarak bulundurulur. Mutfak veya yemek odası bulunmayan okullarda sınıflar, temizlik ve bakımı yapılmak şartıyla bu amaç için kullanılabilir.

d) (Değişik:RG-14/10/2023-32339) Okulda, ilk yardım dolabı ile ilk yardım çantası ve bunlara ait araç gereç ve malzeme bulundurulur. İlk yardım dolabında ilk yardım malzemeleri hâricinde ilaç bulundurulamaz. İlk yardım dolabı ihtiyaç duyulması hâlinde görevli personeller tarafından kullanılır.

e) (Değişik:RG-14/10/2023-32339) Okullardaki içme suyu deposunun yılda en az bir kez temizliği, varsa su arıtma cihazının kullanım talimatındaki süreye uyularak bakımı yapılır. İlgili kurumlarla iş birliği yapılarak depoların ilaçlama işlemleri, çocukların okulda bulunmadıkları zamanlar ile yarıyıl ve yaz tatili dönemlerinde yapılır.

f) (Ek:RG-14/10/2023-32339) Uzaktan izleme yöntemi ile sağlık takiplerinin yapılması gereken diyabet, tansiyon, kanser, çölyak ve benzeri süreğen hastalığı olan öğrencilere bu amaçla sınırlı olmak üzere cep telefonlarına erişimlerinde kolaylık sağlanır.

(2) Güvenli okul ortamının sağlanması için her türlü eğitim ve rehberlik faaliyetlerine önem verilir. Çalışanların ve öğrencilerin fiziki ve psikolojik şiddetten korunması için iletişim araçları ile (Değişik ibare:RG-14/10/2023-32339) güvenlik sistemlerinden yararlanılarak gerekli tedbirler alınır.

(3) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Okullarda kantin, yemekhane, kafeterya, büfe, çay ocağı ve benzeri yerlerde, (Mülga ibare:RG-17/1/2025-32785) Millî Eğitim Bakanlığı Okul-Aile Birliği Yönetmeliği, 5/2/2013 tarihli ve 28550 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Okul Kantinlerine Dair Özel Hijyen Kuralları Yönetmeliği, 5/7/2013 tarihli ve 28698 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hijyen Eğitimi Yönetmeliği hükümlerine uyulur.

(4) Sivil savunma ekiplerinin kuruluş ve işleyişi, 9/6/1958 tarihli ve 7126 sayılı Sivil Savunma Kanunu hükümlerine göre yürütülür.

(5) Okul yönetimince, 27/11/2007 tarihli ve 2007/12937 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre okul binalarının korunmasına ilişkin tedbirler alınır.

(6) (Ek:RG-10/7/2019-30827) 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili mevzuat doğrultusunda gerekli iş ve işlemler yürütülür.

(7) (Ek:RG-14/10/2023-32339) Öğrencilerin; okul içi ve okul dışında yapılan eğitim etkinlikleri, sosyal ve kültürel faaliyetler ile gezi ve gözlem faaliyetleri esnasında çekilen görüntüleri sosyal medya platformları ve haberleşme gruplarında her ne ad altında olursa olsun paylaşılamaz. Ancak, veliden ve rehberlik öğretmeni gözetiminde öğrenciden yazılı izin alınması kaydıyla yayımlanabilir.

Kılık-kıyafet

MADDE 79 – (1) Öğrenciler okullarda 26/11/2012 tarihli ve 2012/3959 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul Öğrencilerinin Kılık ve Kıyafetlerine Dair Yönetmelik, personel ise 16/7/1982 tarihli ve 8/5105 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik hükümlerine uyar.

Okul-aile birliği

MADDE 80 – (Değişik:RG-14/10/2023-32339)

(1) Okullarda okul-aile birliği iş ve işlemleri, (Mülga ibare:RG-17/1/2025-32785) Millî Eğitim Bakanlığı Okul-Aile Birliği Yönetmeliği hükümlerine göre yürütülür. Her muhasebe kaydının ispatlayıcı bir belgeye dayanması, mali sonuç doğuran her işlemin muhasebe kayıtlarında gösterilmesi ve Bakanlıkça kurulan merkezî bilgi sistemine (TEFBİS) kayıt edilmesi zorunludur.

Okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarının açılması ve binaların kullanılması

MADDE 81 – (1) (Mülga:RG-14/10/2023-32339)

(2) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumları, 24/6/2017 tarihli ve 30106 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliği hükümlerine göre açılır.

(3) Okul binaları ve eğitim ortamları 9/8/2006 tarihli ve 26254 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Kurum Tanıtım Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak düzenlenir.

(4) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Okulda müdür, (Mülga ibare:RG-17/1/2025-32785) müdür yardımcıları, öğretmen, rehberlik servisi, memur ve diğer personel için uygun odalar ayrılır. Bu odalar, hizmetin gerektirdiği şekilde standardına uygun ve sade olarak düzenlenir.

(5) Okul binaları eğitim ve öğretim faaliyetleri dışında, okul-aile birliği etkinlikleri, halk eğitimi çalışmaları, sosyal etkinlikler kapsamındaki öğrenci kulübü ve toplum hizmeti faaliyetlerinde de kullanılabilir.

(6) (Değişik:RG-14/10/2023-32339) Okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumları ile yatılı bölge ortaokullarının pansiyon kısımlarında ibadet ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla doğal aydınlatmalı uygun mekânda mescit açılır.

(7) Okulun Kamu Hizmet Standartları vatandaşların görebileceği yere asılır ve internet sayfasında yayımlanır.

Okul öncesi eğitimde eğitime erişim modelleri

MADDE 82 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:RG-10/7/2019-30827)

(1) Okul öncesi eğitim çağ nüfusu az olduğu için şube açılamayan yerleşim yerleri ile çağ nüfusunun yoğun, fiziki şartların yetersiz olduğu yerleşim yerlerindeki çocukların okul öncesi eğitime erişimini sağlamak için; gezici öğretmen sınıfı, gezici sınıf, taşıma merkezi ana sınıfı, yaz eğitimi ve benzeri esnek saat ve zamanlı eğitime erişim modelleri uygulanabilir, gezici öğretmen görevlendirilebilir. Uygulanacak olan farklı erişim modellerinde bir yılda en az 200 etkinlik saati eğitim yapılır. Bir günde yapılacak eğitim (Değişik ibare:RG-17/1/2025-32785) 3 (üç) etkinlik saatinden az olamaz. Yaz aylarında yapılan eğitime bir sonraki eğitim öğretim yılında ilkokula başlayacak çocuklar öncelikli olmak üzere okul öncesi eğitimden yararlanamamış çocuklar kaydedilir. Eğitime erişim modelleri ile ilgili usul ve esaslar Yönerge ile belirlenir.

Çocuk kulübü ve yetiştirme kursları

MADDE 83 – (1) (Değişik ibare:RG-17/1/2025-32785) Resmî okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarında; velilerin istemeleri, personel ve fiziki imkânların yeterli olması hâlinde çocukların/öğrencilerin eğitimlerinin ve sosyal gelişimlerinin desteklenmesi amacıyla eğitim saatleri dışındaki zamanlarda faaliyet göstermek üzere çocuk kulüpleri kurulabilir. Çocuk kulüplerinin kuruluş, çalışma usul ve esasları Yönerge ile belirlenir.

(2) Ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında hizmet verilen alanlarda günlük çalışma saatleri dışındaki zamanlarda, hafta sonu, yarı yıl ve yaz tatilinde öğrencilerin eğitim ve öğretimine destek sağlamak amacıyla yetiştirme kursları açılabilir. Yetiştirme kurslarının çalışma usul ve esasları Yönerge ile belirlenir.

Destek eğitim odası açılması

MADDE 84 – (1) (Değişik:RG-10/7/2019-30827) Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim alan öğrenciler ile özel yetenekli öğrenciler için okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarında özel eğitim desteği verilmesi amacıyla okulun fiziki imkânları doğrultusunda destek eğitim odası açılır.

(2) Destek eğitim odasındaki eğitim hizmetleri, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yürütülür.

(3) Destek eğitim odasının öğretim materyalleri ve donanım ihtiyaçları öğrencilerin ihtiyaç ve özellikleri dikkate alınarak sağlanır.

Derslik donatımı, eğitim araç ve gereci

MADDE 85 – (1) Dersliklerde öğrenci sayısına ve Bakanlıkça belirlenen standartlara göre donatım malzemesi ile eğitim araç ve gereci bulundurulur.

(2) Dersliklerde yazı tahtasının üst kısmına Atatürk’ün portresi, onun üstüne ay yıldız sağa bakacak şekilde Türk Bayrağı, Atatürk’ün portresinin duruşuna göre sağına İstiklâl Marşı, soluna Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi asılır. İlkokullarda dersliklerde eğitim ve öğretim yılı süresince öğrenci-öğretmen iş birliği ile Atatürk Köşesi oluşturulur.

(3) Dersliklerde eğitim ve öğretim programlarına uygun ders materyalleri bulundurulur.

(4) Millî bayramlar ile belirli gün ve haftalarda dersliklerde süsleme yapılır.

Okul kütüphanesi, sınıf kitaplıkları ve bulundurulacak kitaplar

MADDE 86 – (1) İlköğretim kurumlarının uygun bir yerinde okul kütüphanesi kurulur.  İlköğretim kurumlarının bütün sınıflarında sınıf kitaplığı oluşturulur. Okul kütüphanesi ve sınıf kitaplıkları (Değişik ibare:RG-17/1/2025-32785) 23/11/2024 tarihli ve 32731 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Okul Kütüphaneleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenir ve işletilir.

(2) Öğretmenin kişisel çabasıyla sağlanmış kitap ve araçlar sınıfın malı sayılır. Öğretmenin okul veya sınıf değiştirmesi durumunda bu kitaplar aynı sınıfta bırakılır.

(3) Okul kütüphanesi ile sınıf kitaplıkları, millî eğitim mevzuatı ile eğitim ve öğretim programlarına uygun yayın ve materyalle zenginleştirilir.

Atatürk köşesi

MADDE 87 – (1) Atatürk köşesi, okul binasının girişinde, uygun bir yerde temiz, düzenli, Atatürk’ün hayatını, inkılâplarını yansıtacak ve anlamlı bir kompozisyon oluşturacak şekilde düzenlenir.

Koridorun düzeni

MADDE 88 – (1) Okul koridorları ve uygun diğer alanlarda, Atatürk’ün eğitim ve diğer konularla ilgili düşüncelerini açıklayan söz, yazı ve resimler ile Talim ve Terbiye Kurulunca önerilmiş Türk büyüklerine ait resimler, Türk tarih ve kültürüne ait levhalar ve haritalar, eğitici ve sanat değeri olan resimler, saat, takvim ve okul gazetesi bulundurulur.

(2) Öğrencilerin; resim, şiir, kompozisyon ve benzeri etkinlikleri ile drama, tiyatro, müzik, halk dansları, bayram törenleri ve kutlama günlerine ait çekilmiş fotoğrafları okul koridorları ve diğer uygun alanlardaki panolarda sergilenir.

Eğitim araç ve gereç odası ile okul müzesi

MADDE 89 – (1) Eğitim ve öğretim programlarında belirtilen ders araç ve gereci, imkân bulunduğu takdirde ayrı bir odada düzenli bir şekilde bulundurulur ve kullanıma hazır tutulur.

(2) Okullarda ayrı bir oda okul müzesi olarak düzenlenebilir. Okul müzesi için ayrı bir oda bulunmayan okullarda, ders araçları odası veya okul kütüphanesi de okul müzesi olarak kullanılabilir.

(3) Müze kurulamayan okullarda tarihî değerdeki araç ve belgeler resmî yazı veya tutanakla millî eğitim müzesine verilir.

Oyun yeri

MADDE 90 – (1) Okul öncesi eğitim kurumlarında;

a) (Değişik:RG-14/10/2023-32339) Eğitim etkinliklerinin güvenli ve nitelikli bir ortamda gerçekleştirilebilmesi için etkinlik/oyun odası ile bahçenin amacına uygun olarak düzenlenmesi esastır. Düzenlemeler eğitimin olmadığı zamanlarda yapılır.

b) (Değişik:RG-14/10/2023-32339) Etkinlik/oyun odası ve bahçeyle ilgili düzenlemeler yapılırken Okul Öncesi Eğitim Programı esas alınarak millî, manevi, ahlaki, insani ve kültürel değerler doğrultusunda; çocukların tüm gelişim alanlarının desteklenmesine, çevre bilincinin kazandırılmasına, okul bahçesinin yüz yüze oyunlar başta olmak üzere farklı oyun türlerini teşvik edecek şekilde düzenlenmesine özen gösterilir. Ayrıca açık alanda geçirilen zamanın niteliğinin artırılması için trafik eğitim pisti, kum havuzu, oyun araç gereçlerinin bulunduğu alan ve bahçenin ağaçlandırılması gibi diğer oyun alanlarının oluşturulmasına önem verilir.

(2) İlköğretim kurumlarında, öğrencilerin gezip oynamaları ve sportif faaliyetlerde bulunmaları için çevre imkânlarından yararlanılarak; kum havuzu, voleybol, basketbol sahaları gibi yerler ile asılma, tırmanma, denge, atlama gibi faaliyetlere uygun araçlar sağlanır.

(3) Oyun yeri ve araçlarının yılda en az bir defa periyodik bakım ve onarımı yaptırılır.

Uygulama bahçesi

MADDE 91 – (1) (Değişik:RG-14/10/2023-32339) Bahçesi elverişli olan okullarda tarım çalışmaları ve denemeleri ile bahçe düzenlemeleri yapılır. Endemik/yöresel bitki ve ağaç türleri imkânlar ölçüsünde yetiştirilir.

(2) Köylerdeki okulların uygulama bahçelerinde uygun olan yerlere meyve ağaçları dikilir. Arıcılık, tavukçuluk, seracılık ile organik sebze ve meyve üretimi de yapılabilir.

Okul lojmanları

MADDE 92 – (1) Okul çalışanlarına varsa, 16/7/1984 tarihli ve 84/8345 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kamu Konutları Yönetmeliği hükümlerine göre lojman tahsis edilir ve kullandırılır.

Yatılı bölge ortaokulları

MADDE 93 – (Değişik:RG-10/7/2019-30827)

(1) Yatılı bölge ortaokullarında iş ve işlemler, Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Resmi Okullarda Yatılılık, Bursluluk, Sosyal Yardımlar ve Okul Pansiyonları Yönetmeliği hükümlerine göre yürütülür.

İzleme, değerlendirme, rehberlik ve denetim (Değişik başlık:RG-17/1/2025-32785)

MADDE 94 – (Değişik:RG-10/7/2019-30827)

(1) Okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarının eğitim, öğretim ve yönetim ile ilgili iş ve işlemlerine yönelik rehberlik ve denetim faaliyetleri, ilgili mevzuatı doğrultusunda denetlemeye yetkili olan birimlerce yürütülür.

(2) (Ek:RG-17/1/2025-32785) Öğretmenlerin mesleki gelişimlerini artırmak amacıyla her ders yılında en az bir kez, sınıf içi etkinlikleri ve öğretim faaliyetleri izlenir, değerlendirilir ve öğretmenlere rehberlikte bulunulur. Bu izleme, değerlendirme ve rehberlik çalışmalarının kimler tarafından yapılacağı ve yapılacak çalışmalara ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.

ON İKİNCİ BÖLÜM

Son Hükümler

Yürürlükten kaldırılan mevzuat

MADDE 95 – (1) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, 8/6/2004 tarihli ve 25486 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Okul Öncesi Eğitim Kurumları Yönetmeliği ile 27/8/2003 tarihli ve 25212 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.

Olağanüstü durumlarda eğitim ve öğretime ara verilmesi halinde sınıf geçme ve öğrenci başarısının değerlendirilmesi

EK MADDE 1 – (Ek:RG-8/5/2020-31121)

(1) Bu Yönetmeliğin 7 nci maddesine göre eğitim ve öğretime ara verilmesi ve sadece bir dönem puanının bulunması durumunda; bu puanın sınıf geçme puanının altında kalıp kalmamasına bakılmaksızın (Değişik ibare:RG-14/10/2023-32339) ortaokullarda tüm öğrenciler bir üst sınıfa geçmiş sayılır. Bu durumda derslerin bir döneme ait dönem puanları yılsonu puanı olarak sayılır. Oluşan bu yılsonu puanı, ağırlıklı puan, yılsonu başarı puanı ve ortaokul başarı puanı (OBP) hesaplanmasında da kullanılır. (Değişik ibare:RG-14/10/2023-32339) İlkokullarda eğitim ve öğretim faaliyetlerinin yapıldığı dönemde başarı durumu değerlendirilen öğrenciler bir üst sınıfa geçmiş sayılır. Ancak ilkokullarda velinin yazılı talebi doğrultusunda sınıf tekrarı yaptırılabilir.

Olağanüstü durumlarda eğitim, öğretim, yönetim ve işleyişe ilişkin alınması gereken tedbirler

EK MADDE 2 – (Ek:RG-30/8/2020-31229)

(1) İlçe, il veya ülke genelinde genel hayatı etkileyen salgın hastalık, doğal afet, elverişsiz hava koşulları gibi durumlarda bu Yönetmelikle düzenlenen eğitim, öğretim, yönetim ve işleyişe ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça ayrıca belirlenebilir.

Okul öncesi aidat hesaplarının kapatılması

GEÇİCİ MADDE 1– (Ek:RG-12/5/2023-32188) (Mülga:RG-14/10/2023-32339)

Komisyon kurulması

GEÇİCİ MADDE 2- (Ek:RG-14/10/2023-32339)

(1) 2023-2024 eğitim ve öğretim yılı başından geçerli olmak üzere bu maddenin yayımı tarihinden itibaren 10 gün içinde 67 nci maddede belirtilen katkı payı tespit komisyonu kurularak katkı payının belirlenmesine ilişkin gerekli işlemler ivedilikle tamamlanır.

Depremden etkilenen illerde katkı payı alınmaması

GEÇİCİ MADDE 3- (Ek:RG-14/10/2023-32339)

(1) 6/2/2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremden etkilenen 11 ilde bulunan okul öncesi eğitim kurumlarında, 2023-2024 eğitim ve öğretim yılında katkı payı alınmaz.

Şube ve öğretmen seçimine yönelik uygulama

GEÇİCİ MADDE 4- (Ek:RG-14/10/2023-32339)

(1) 11 inci maddenin altıncı fıkrasının (d) bendi ve yedinci fıkrasının © bendi 2024-2025 eğitim ve öğretim yılı başına kadar uygulanmaz.

Göreve devam eden müdür başyardımcıları

GEÇİCİ MADDE 5- (Ek:RG-17/1/2025-32785)

(1) Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinde görevi halen devam eden müdür başyardımcıları, görev süreleri tamamlanıncaya kadar okul müdürü tarafından verilen ve kendilerine tanımlanmış olan görevleri yapmaya devam ederler.

Yürürlük

MADDE 96 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 97 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Millî Eğitim Bakanı yürütür.

(1)  Bu değişiklik 1/1/2016 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

(2) Bu değişiklik 2016-2017 eğitim ve öğretim yılı başında yürürlüğe girer.

(3) Danıştay Sekizinci Dairesinin 12/3/2019 tarihli ve E.:2014/11251; K.:2019/1737 sayılı Kararı ile Yönetmeliğin 47 nci maddesinin iptaline karar verilmiştir.

Ekleri için tıklayınız.

 Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete’nin
TarihiSayısı
26/7/201429072
Yönetmelikte Değişiklik Yapan Yönetmeliklerin Yayımlandığı Resmî Gazetelerin
TarihiSayısı
1.23/10/201429154
2.25/6/201529397
3.16/6/201629744
4.31/1/201830318
5.10/7/201930827
6.8/5/202031121
7.30/8/202031229
8.6/1/202131356
9.12/5/202332188
10.14/10/202332339
11.17/1/202532785

Bir Cumhuriyet Konuşması

29 Ekim 2024

Değerli Okul Paydaşları,

İkinci yüzyılımızdaki ilk Cumhuriyet Bayramı coşkusunu sizlerle paylaşıyorum.

Cumhuriyet ne kazandırdı bizlere? Bakınız çok basit bir örnekle gireyim. Buralar Türkiye’nin en verimli tarım arazilerinden birine sahip. Aramızda bağı, bahçesi, tarlası olan nice insan var. Ticaret yapanı, tarım yapanı var. Mesela Osmanlı yenilenmeye karar vermeden, yüzünü Avrupa’ya dönmeye başlamadan önce toprak satın alma diye bir hak yoktu. Paranız olsa bile birinden toprak alamıyordunuz. Zira topraklar ya padişah ya da padişaha yakın kişilere aitti. Ülkenin tamamına yakını köylerde yaşıyor; padişahı görme, duyma olasılığın yok, ona yakın kişilere erişmek şöyle dursun el pençe divan durmak zorundasın. Kazara toprak sahibi oldun diyelim, her an geri alınabilir. O padişah almaz, onun yerine saltanatla geçen oğlu, kardeşi alabilirdi. Bu sorun mülkiyet hakkı ile çözüldü. Ama bazı insanlara değil, herkese verildi. Hak dediğiniz şey herkese verildiğinde haktır zaten.

600 yıl hükümranlığı sürmüş bir devlet Osmanlı. Yıkılmaya en yakın olduğu an adalet sisteminin en bozulduğu an. Sizi menkıbeci tarih anlayışıyla sıkmak istemiyorum ama Bizans halkı bile kendi devletinden bıkmış Osmanlı hoşgörüsüne sığınmış zamanında, sonra ne oldu da kadılar rüşvetle suçlu salıverir oldular? Ne oldu da ordunun gözbebeği yeniçeriler baskıcı, zorba, haraççı esnafa dönüştüler?

Anadolu kadim bir coğrafyanın adıyken ne oldu da yoksulluğun, garibanlığın simgesi haline geldi? Ne oldu da Pir Sultan Abdal’ın

“Yürü bre hızır paşa

Senin de çarkın kırılır

Güvendiğin padişahın

O da birgün devrilir.”

Sözü anlamlı hale geldi? İşte bu sorularla Cumhuriyet’e analitik yaklaşmamız lazım.

Devletin en zor zamanında sürekli yaşanan yenilgiler sonucu devlet kendini sorgulamış neden yeniliyoruz diye. Suçu önce orduya atmışlar ama olmamış, hemen her alanda çağın gerisine düşülmüş. Osmanlı bir yol ayrımına girmiş böylece, ya çadır devleti anlayışıyla devam edecek ya da Avrupa devletleri gibi olacaktı.

Hızla modern okullar kurulmuş. Günümüz fen liseleri gibi okullar. Askeri okullar tam da bunun merkezini oluşturmuş. İşte Atatürk kurulan bu okullardan birine giderek bir milletin kaderini değiştirdi. Daha Manastır’da lisede okurken fark etmişti. Devlet daha kolay yönetilebilir sınırlara çekilmeliydi. Yıllar sonra bu düşündüğü sınırlar Misakı Milli olarak yer alacaktı tarihte.

Cumhuriyet padişaha tek adamlığa karşı bir tepkiydi ve bunun farkında olan padişahların olması da bu milletin ayrı bir şansıdır. Padişah bizzat en iyi ben bilirimci tavrından en iyi kanun bilir tavrına dönüşmüştür.

Cumhuriyetimiz devleti yönetirken cemaatlere sırtını dayama, akıl ve mantıkla hareket et, romantize edilmiş duygularla değil der, camiye, kiliseye, havraya, cem evine, inanana, inanmayana eşit mesafede ol der. Tıpkı vergiyi toplarken herkesten aldığın gibi inançta da eşitlikçi ol der. Yani laiktir.

Cumhuriyetimiz vatandaşlarının güvenliğini önceler, adaleti sağlayan mutlak güç olarak tanıtır kendini. Kendisi bu kadar güçlüyken bazen vatandaşını kendisinden bile korumak hisseder. Kurallara kendi de uyar. Yani hukuk devletidir.

Cumhuriyetimiz oynamak isteyen çocuğa park, okumak isteyene okul getirir. Hastaya ya yol ya da hastane getirir. Köyleri kasaba zihniyetiyle değil, köy kent kültürüyle yönetir. Kimse görmeden, kendi de ayırt etmeden ihtiyacı olana el eder, düşeni yerden kaldırır ama vergileriyle destek olup da ihtiyacı olanın utanarak, göz kaçırarak, ağlayarak değil onurla, gururla yardım almasını da sağlar. Yani sosyal devlettir.

Cumhuriyetimiz bizim en değerli olgumuz. Bir yörük ne kadar zahmetini çektiyse, bir pomak da, bir muhacir de, bir Türkmen de o kadar zahmetini çekmiştir. Umutsuzluğu şiar edinmemiştir. Nihayetinde “Demokrasi, insanların demokrasiye inanması değil, demokrasiye inanmadığı yerde bile kurumların demokrasiyi ayakta tutmasıdır.” der cumhuriyetimiz. Bu bağlamda çekilen sıkıntıları çözecek kişileri devletin kademelerine getirmeyi de başarmıştır. Bugün en gurur duyduğumuz projelerin arkasında halen askeri okulları görmek, İTÜ, ODTÜ gibi mühendislik okullarını görmek tesadüf değildir. Önemli olan bayrak dikmek değil, o bayrağın etrafında bayrağa saygı duyacak insanların olmasıdır der cumhuriyetimiz. Yani Atatürk milliyetçisidir.

Cumhuriyet, gidemediğimiz yer bizim değildir der, her yere uzanmaya çalışır, her yerde kendini göstermeye çalışır.

Cumhuriyeti görenlerin bayramı kutlu olsun. Sağ olun, var olun.

Evrimleşen Düşünceler: Aileden Öğretmene

Tarihler 25 Kasım 2008 Salı gününü gösteriyor. Yerel bir gazetede yayımlanan ilk yazım 24 Kasım Öğretmenler Günü ile ilgili. Yazı ilk olunca düşünsel olarak özen de göstermişim. Aradan geçen 16 yıl sonra düşüncelerim büyük ölçüde aynı. Eleştirilerim halen yerinde.

Yazımda ana sınıfına gidemeyen çocukların bu durumunu maddi olanaksızlığa bağlamışım. Halbuki tek sebep o değil. Birincisi devletin kapsayıcılık sorunu, ikincisi bunun yol açtığı okul öncesi öğretmeni norm yetersizliği veya yokluğu, üçüncüsü okul öncesinde taşımalı eğitimin olmayışı ve dördüncüsü okul öncesi eğitimin zorunlu olmayışı. Tabii mesleğin başında alana hakim olamayışın getirdiği eksiklikler bunlar.

Her ne kadar sınav sistemini ve bu sistem içinde velilerin yaklaşımını eleştirsem de tarih o velileri haklı çıkardı. Zira şu an Türkiye’de eğitim almak hiç olmadığı kadar zor, aldığın eğitimle ilgili iş bulmak daha da zor.

Eğitim programı açısından da bir eleştiride bulunmuşum ve her şeyin öğretilmeye çalışmasının çağa uygun bir şey olmadığı şeklinde bir yaklaşımla da bunu temellendirmişim. Son olarak öğretmenlik görevini layık olmak için yapmamız gerektiğini ifade etmişim. Ancak günün sonunda öğretmenlerin artık kimseye “vefa” hariç olmak üzere layık olmak zorunda olmadıklarını düşünüyorum.

Nitelikli öğretmen denilen bir gerçek var ve bu başka bir yazının konusu olsun istiyorum. Büyük ihtimalle bu sitedeki en sert yazı da bu olacaktır.

Türkiye Gelişmiş Bir Ülke Olur mu?

Türkiye’den Umudu Kesmek adlı önceki yazımda hep kötü olasılıkların yaşanması durumunda açıkça belirtmek gerekir ki Türkiye gelişir, gelişmeye devam eder. Bunu yok sayamayız. Peki bu önceki yazımdaki kötü olasılıklarla çelişen bir şey olmaz mı? Hayır.

Gelişmiş ülke olmanın belirli kriterleri var. Bu kriterleri sağladığımız takdirde kesinlikle gelişmiş bir ülke oluruz. Üye olmaya çalıştığımız Avrupa Birliği (AB) de bir kriterlere dayalı siyasal topluluk ve bunun sosyokültürel ve sosyoekonomik çıktıları var.

Her şeye rağmen, yani Türkiye’nin temel hak ve özgürlükleri hiçe sayan bir yapıyı politika olarak şiar edinmesine rağmen Türkiye sivil toplumu kararlı bir Batı’ya yönelme eğilimini sürdürüyor. Toplum Batı’nın üstünlüğünün farkında ve Doğu’nun aciz despotluklarla dolu olduğunun farkında.

Eğitim uzun yıllardır tersine bir çaba gösterilse de ve hatta uygulamalarda kendini gösterse de hala laik. Bu gerçekle yüzleşmek gerekiyor. Çok yanlış milli eğitim ve yükseköğretim politikalarına sahip olunsa da toplum eğitimden yana açık bir tavır içerisinde. Fırsat eşitsizlikleri yoğun olarak yaşansa da her aile, çocuklarını eğitmenin, kültürü aktarmanın ve istihdam döngüsüne katmanın gerekliliğine inanıyor.

Sivil toplum, manipüle edilen kitlelere ve hükümet politikalarına rağmen halen seküler bir yaşamdan yana. Din hayatın içinde, ancak sivil toplum üzerinde halen yoğun bir baskı aracı olarak kullanılmıyor ki aslında bu baskıyı devlet eliyle daha çok kullanılıyor. Mesela Cuma namazına gitmeye dönük olarak toplumsal veya örgütlü bir baskı yok, ancak bu namaza devam edilmesine dair devlet politikası örtük ya da yarı açık olarak devam ediyor. Üstelik Cuma Hutbesi olarak okunan metin dini bir metinden çok endoktrinasyona dayalı teopolitik bir metin olarak karşımıza çıkıyor. Bu yüzden hükümetin cami inşa etme politikalarına karşın camiler yeterince dolmuyor veya kamusal dinden uzaklaşıyor insanlar.

Yukarıda verdiğim örnek daha çok sivil toplumun gelişme gösterme eğilimi üzerineydi. Türkiye’de ne kadar güç sahibi tartışmalı olan sivil toplum geniş bir meslek skalasında kendini yetiştirmeye çaba gösteriyor ve herhangi bir kamusal ya da sivil ruhban baskısı altında değil. Bu da yazının başlığını az çok yanıtlıyor. Evet, Türkiye kötü bir olasılıkla hiçbir zaman Batı ülkelerinin kriterlerine sahip gelişmiş bir ülke olamaz ama gelişmeye kararsız da olsa devam eder.

Kararsız gelişim nasıl olabilir? Mesela öğretmen başına öğrenci sayısı uzun yıllar boyunca düşer ama bu veri gelişmişlik kriterlerinin çok uzağında kalabilir. Demiryolu uzunluğu, ticaret hacmi, okullaşma oranı, bulaşıcı hastalık oranı, üretilen makale ve patent sayısı, internet hacmi, okullara ödenen bütçeler ve bunun merkezi bütçeye oranı, bisiklet yolu uzunluğu, engellilere yönelik hizmetler, liyakate dayalı atamalar, seçimlerin yapılabilmesi vb. birçok alanda istatistiki olarak ilerleme kaydeder Türkiye. Ancak bu hiçbir zaman orta halli ülkeler koridorunun üst sınırına yaklaştırmaz ülkeyi.

Kendine has yapısıyla “bizden ancak bu kadar olur” kategorisinde değerlendirilen ve yine kendine has harmoniyle oluşmuş kararsız bir ülke olarak yoluna devam eder Türkiye.

Türkiye’den Umudu Kesmek

Farklı yerlerde yıllardır yazan biri olarak o bilindik “ülkeyi kurtarmak” adlı sohbetlerde, yazılarda defalarca bulundum. Hatta bu sitedeki başlangıç yazım bile bunun üzerineydi. Varlığımı hissetmenin en kolay yolu yazmaktı benim için, zira umut vardı.

Neden umut umut olmuştum ki?

Bir şeylerin yanlış olduğunu hissetmekle başlıyor umut, yaş kaç olursa olsun, zaman ne olursa olsun, yer ne olursa olsun. Türkiye de bu konuda büyük bir araştırma sahası olagelmiştir öteden beridir.

Hatta Tanzimat’la başlayan kadim bir mücadele bu. Sultanlara, Mutlak Monarşi’ye karşı bir onur mücadelesi olarak başlayan kıymetli bir olay. Okurken çok farkına varılmasa da eylem ve gösteri yürüyüşü, protesto hakkı gibi hakların fiilen ve yer yer resmen askıda olduğu bir zamanda Tanzimat mücadelesinin ne kadar zor olduğu, ne kadar kıymetli olduğu daha iyi anlaşılıyor.

Devir Cumhuriyet’le taçlandırılıyor. Halk egemenliğinin getirilmesi yanında hemen her alanda radikal yeniliklere yer veriliyor. Bu zamanlardaki en radikal yenilik ise benim için tartışmasız kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesidir. Her ne kadar kadınların mücadelesi de bu hakların elde edilmesinde başat bir faktör olsa da 1930’lu yılların Türkiye’sinde halen kırsallığın hakim ve eğitim seviyesinin halen çok düşük seviyede olması toplumun aslında buna pek de hazır olmadığı tezini kuvvetlendirebilir. Zira toplum, kadını ayıp bir “nesne”, konuşmaya dahil edilemeyecek kadar “günahkâr” bir varlık olarak görüyordu ve açık ara bu reform sert bir devlet ve elitler aracılığıyla getirildi.

Sırada çok partili hayata kesin geçiş vardı. Dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye generallerin açık çek vererek gerekirse destek olacakları beyanları vardır ancak İnönü de değişiminden yanadır ve Cumhuriyet bu topraklardan hiç de beklenmeyecek bir şekilde temiz bir demokrasiye geçiş dönemi yaşar.

Belki de tarihi fırsat tam da burada kaçırıldı. Dönemin Başbakan’ı Adnan Menderes idam edilmek yerine adil bir şekilde yargılansaydı bu geleceğin Türkiye’si için bambaşka bir sayfanın açılmasını sağlayabilirdi. Hatta Menderes reformları bizzat kendi yapsaydı yine aynı sayfa çok daha kalıcı açılabilirdi ancak o, muazzam devlet gücü karşısında demokrat kişiliğini kaybetti ve ihtirasa, kibre mahkum oldu.

Olmaması gereken ilk olay yaşanmıştı; Türkiye’nin darbeler tarihi başlamıştı. Artık elit subaylar (ülkenin görece en eğitimli sınıfı), cuntalar, klikler, siyasetçi kurmaylar zehri almıştı ve sık sık yönetime ya müdahale edeceklerdi ya da gözdağı vereceklerdi.

Halbuki İnönü’den sonraki geçiş ne de umut doluydu.

Yine de 1960’lardan itibaren kaynayan toplum 1980’lerde zirveye ulaştı ve çok sert bir askeri darbe ile Türkiye sivil toplumu kaybedildi. Kayıp ve zarar o kadar büyüktü ki sanattan, edebiyata, sinemadan, gazeteciliğe, üniversitelerin bağımsızlığından, bürokrasiye kadar tüm devlet örgütünü sardı ve sivil toplum yasaklandı. Artık yeni bir devlet düzeni vardı ve vatandaşlar da buna uyarsa devlet pek memnun olurdu.

Buraya kadar olan süreçte yapısal en büyük iki sorun egemenliğin aslında millete sistemsel olarak verilmemesidir ki bunlar %10 seçim barajı ve hatalı seçim sistemi.

2002 yılına gelindiğinde %34 oyla Türkiye parlamentosunun %65’ine sahip olan bir iktidara sahip olmak gibi irrasyonalite tam da bunun sonucudur. Türkiye’nin kurumsal muhalefetinin olmasına karşın sivil muhalefetinin etkisiz olduğu zamanların tam da bu zamana denk gelmesi, hemen öncesinde Avrupa Birliği reformlarının yapılmış, radikal anayasa değişikliklerinin yapılmış olması, ABD kaynaklı parasal genişleme, küresel internet ve teknoloji yaygınlaşması %65’lik iktidarın art arda gelen en büyük şanslarıydı.

Söz konusu hükümetin merkez sağdan sola bürokratik liyakate sahip kişilerden oluşması, Türkiye’nin parlamenter demokrasi ile yönetiliyor olması, iyi kötü yargı bağımsızlığı olması ve belki de en önemlisi bu kadroların, önceki hükümet döneminde yapılan mali disiplin ve para politikasına sıkı sıkıya bağlı kalması (mimarı Kemal Derviş’tir) halkın nezdinde iktidara art arda artan seviyede yetki verilmesiyle sonuçlandı ve o kaçınılmaz olay gerçekleşti.

Muazzam devlet gücü karşısında güç zehirlenmesi yaşamak ve kibre bulaşmak.

Nihayetinde dönemin Başbakan’ı Recep Tayyip Erdoğan gittikçe markalaştı ve Türkiye’yi bizzat kendisi “Türk tipi başkanlık sistemi” adıyla bilinen bir sistemin içine hapsetti (Dönemin muhalafet partisi lideri Devlet Bahçeli’nin katkısı sayesinde yaşandı). Bu sistemde yasama, yürütme ve yargı güçleri fiilen birleşiyor ve bu muazzam güç resmen yürütmeye geçiyor. Sorun şu ki yürütme bir bakanlar kurulundan değil, tek bir kişiden oluşuyor.

Türkiye’nin 2000’li yılların başından 2010’lu yıllara kadar süren alım gücünün sert şekilde düşmesi sonucu halk, bunu iktidarın yerel seçimde oylarının dramatik bir düşüşle kritik onlarca belediyeyi kaybetmesini sağlayarak tepkiselleştirdi. Ancak dönemin muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu her ne kadar kaspayıcı ve partisini sol tandanslı bir hale getirmeye çalışsa da bana göre yanlış yorumladı ve Türkiye Cumhuriyeti seçimler tarihinin en kritik seçimleri olan 2023 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimi’ne kendisinin aday olmasını “sağlayarak” girdi.

Nihayetinde muhalefet hem Türkiye parlamentosunda salt çoğunluğa ulaşamadı hem de siyasi yaşamının en zayıf halinde olmasına rağmen rakibini yenilgiye uğratamadı.

Böylece bıçak gibi ortadan bölünen Türkiye toplumu oluştu ancak ortak noktası her iki tarafın büyük kısmının umutlarının olmamasıydı. Türkiye artık açıkça servet paylaşımının çok aşırı dengesiz olduğu, nüfusun ancak %10’unun Avrupa standartlarında yaşadığı, servetin çok büyük bir kısmının küçük bir elitte (entelektüel olmayan) toplandığı, yargı sisteminin devlete müdahale edemediği, gittikçe güçlenen yürütme erki karşısında yasamanın sadece bir meşruiyet aracına dönüştüğü, yoğun beyin göçü veren ve dış politikasının omurgasını Suriye, Afganistan, Pakistan vb. ülkelerden gelenlerle Avrupa’yı dize getirmek ve romantik milliyetçi duyguları diri tutmak gibi amaca oturtan bir ülkeydi.

Bunca kelamdan sonra ne olabileceğini de belirtmek gerekir.

Öncelikle Tanzimat ve Cumhuriyet’i kuran kadrolara “ayıp” oldu. Nitekim onların mücadele ettiği güç daha büyüktü ve şimdikiyle kıyaslanması bile abes olurdu. Yapılan seçim Türkiye’nin son yarı demokratik seçimiydi. Bundan sonraki seçimlerde tabii ki muhalefet milletvekili kazanacak parlamentoda ancak hiçbir zaman salt çoğunluğa ulaşamayacak bu sayı. Muhalefet yerel seçimlerde tabii ki başarı sağlayacak, hatta büyük kentleri tek tek toplayacak ama hiçbir zaman yerel yönetim özerkliği bugünkü gibi olmayacak hatta hiç olmayacak. Belediyelerin yetkileri ya merkezi yönetime “kanun” yoluyla geçirilecek veya bilinen kayyum yöntemlerine devam edilecek.

Ebeveynler çocuklarını daha liseye geçmeden yurtdışına gidebilmeleri için olanak sağlamaya çalışırken, eğitimden kopanların sayısı da artış gösterecek. Doğudan batıya göç ivmelenecek, nüfus artış hızı sert düşecek. “Türk tipi başkanlık sistemi” artık Türkiye siyasetinin ayrılmaz bir parçası olacak. Avrupa Birliği Türkiye’ye sadece mülteci, sığınmacı veya göçmenlerle ilgili entegrasyon projelerinde baskı uygulayacak. Suriyeliler siyasi kongre düzenleyecek ve siyasi partileşmeye giderek bazı belediyelerde nitelikli çoğunluğa ulaşacak. Türkiye parlamentosunda milletvekilliklerini göreceğiz bu kişilerin.

Türkiye absürt girişimlere şahit olacak. Mesela bir reform kanunu ilga edilecek ve adamın biri Türkiye Halifesi ilan edilecek. Ülke Batı’dan kültürel olarak da siyasi olarak da kopacak. Türkiye bir çeşit Aliyev Cumhuriyeti’ne, Putin Despotluğu’na, bir çeşit Orta Asya Tiranlığı’na dönüşecek.

Bürokrasi şişirilecek ve böylece merkezi yönetimin gücü daha da artırılacak. Bürokraside yeni birimler açıldıkça yeni amirler, yeni memurlar atanacak, yeni malzemeler, yeni makam araçları alınacak. İşin kötü yanı vergilerin nasıl harcandığı ya bilenemeyecek ya da bilinse bile olağan görülecek.

Türkiye belki de ilk kez hem kurumsal muhalefetten hem de sivil toplum gücünden uzunca bir süre mahrum kalacak. Ta ki Tanzimatçılar veya Cumhuriyetçiler kendi yollarını kendileri açana kadar.

Evrimleşen Düşünceler: Gemici’nin Cahilliği ve Mevlana

Mevlana Haftası münasebetiyle bir yazı kaleme almışım, doğal olarak Mevlana’yı tanımlamaya çalışmışım; ancak hemen Mesnevi’ye geçmişim. Ancak ortada büyük bir sorun vardı: Mesnevi’nin bir dizesini bile okumamıştım. Daha girişte bile böyle başlayan bir yazının sonu nasıl gelirdi acaba?

Mesnevi’nin insan üzerindeki etkilerini neye göre yorumlamışım belli değil, kaynak da yok. Üstelik sema töreninin turistik boyutuna doğrudan döviz desteği açısından bakmışım. Halbuki sema töreni bambaşka bir seviyeyi temsil eden tasavvufi bir ritüel.

Mevlana zaten büyük bir şahsiyet ancak eserlerini Türkçe yazmadığı için epey bir eleştirmişim. Halbuki neden Türkçe yazmadığına, buna göre İran Edebiyatı içinde daha fazla yer almasının sebepleri üzerine durmamışım, zira bilmiyorum.

Öte yandan “gel, ne olursan ol, yine gel” lafzının aslında hiç söylenmemiş, yazılmamış, Mevlana’ya ait olmadığını dile getirmişim ve bunu Prof. Dr. Ortaylı’ya atfederek yapmışım. Özellikle bunu araştırmışım demek ki.

Devamında ise yine aniden Karamanoğlu Mehmet Bey’in Türkçe ile ilgili sözüne değinmişim. O zamanlar garip bir Türkçe dili fetişizmi varmış bende. Sanıyorum her beş yazımda bir dönüp dolaşıp buna eğilmişim.

Yine Kaşgarlı Mahmut’tan olması gerektiği gibi ama yüzeysel bahsetmişim. Ancak buradaki söylem orijinal makalede bir üstteki paragraf ile çelişmiş. Burada dil kardeşliği ve kültür çeşitliliğinden dem vurmuşum.

Sonrasını yazmaya bile utanıyorum. Zira Osmanlı’da Türkçe’nin kullanımıyla ilgili tüm yazdıklarım yanlış. Yok normalde düzgün bir Türkçe kullanılıyormuş da, bu fermana geçerken (sanki resmi yazı bir tek fermana yazılıyor.) bozuluyormuş. Üstelik bu bozulmanın ana sebebi fermana metni geçirirken Farsça ve Arapça çok sayıda sözcük eklenmesiymiş.

Bir diğer paragrafta Türk Dil Kurumu’nun (TDK) dilimizdeki yabancı kökenli sözcükleri temizlediği üzerine verdiğim bilgiyle başlayan bir rezalet var. Halbuki TDK’nin kuruluş amacı daha farklı ve doğrudan bu isimle bile kurulmuyor. Erken Cumhuriyet Dönemi’nde dilde sadeleşme atılımı yapılmış hatta işin ayarı biraz kaçmış, sonra bir dengeye çekilmiş nispeten. Paragrafın devamında dilde yabancı kökenli sözcükler olduğu için kendi vatanımızda Fars, Arap olduğumuz yönünde bir hayli absürt bir çıkarımda bulunmuşum.

Yok yok, ben dil olgusunu hiç kavramamışım. Adeta kara leke, Gemici’nin skolastik devrini temsil etmiş yazı. Daha önce bu kadar temelsiz bir yazı yazdığımı hatırlamıyorum.

Yetmemiş bir de gelenek icabı İngilizce öğretimi ve kullanımını yerden yere vurmuşum. Haftada otuz ders saatinin yirmi dört saati İngilizce gören ben yazmışım bunu. Demek ki ara ara Prof. Dr. Sinanoğlu olagelmişim. Son olarak “bunca bu yozlaşmaya TDK ne yapabilir?” veryansınında bulunmuşum ve “Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol.” diyerek bitirmişim.

Gemici ne yaptın sen yahu?

Evrimleşen Düşünceler: Kısmi Kalkınmamışlık

Belki de yazı dizisinin en çarpıcı örneklerinden biri bu yazı olacak. Zira sıcağı sıcağına Kürt sorununu çözmeye yönelik başlatılan Kürt Açılımı’nı kavramlar üzerinden eleştirmişim.

Ad, medya, dil, yayın, PKK, etnisite, kalkınmışlık, aşiret, diyanet ve sağlık gibi birçok bağlamda ele aldığım kavramlarla bir paradigma denemesinde bulunmuşum. Zamanın ruhuna uygun olarak algıya yenik düşmüşüm ve muhalif kitle nasıl eleştiriyorsa hemen hemen aynı perspektiften eleştiri de bulunmuşum.

Muhafazakar sağ bloğu oluşturan cemaatçiler, siyasal dinciler, “liberaller”, ılımlı milliyetçiler ve aşiretlerin öncülüğündeki “hükümet” sürecin başlangıcını ” İyi şeyler olacak.” demeciyle açmış. Çok eleştirilse de bu durum aslında kangren olmuş bir soruna devlet politikası ile yaklaşmanın cesaretli bir örneği olarak nitelendirilebilir. Açıkça belirtmek gerekir ki Türkiye’nin hem kalkınamama sorunu var hem de demokratikleşememe sorunu var.

Türkiye’nin demokratikleşememe sorununun temelinde yatan şeyi Kürt Sorunu olarak tanımlamak kavramsal olarak çok yerinde. Zira Türkiye’de yerleşik devlet düzeni, kendi güvenlik reflekslerini Kürtler üzerine inşaa etmiş. Sorunu çözemedikleri gibi durduramamışlar, belki en fazla yavaşlatabilmişler. Bu açıdan görüşüm değişmiş. Buna göre Kürt Sorunu sadece bir bölgesel kalkınmamışlık sorunu değil, en azından bununla temellendirecek kadar basit bir konu değil.

Tarih gazetecilerin, medyanın dümeninde olmasına rağmen sürece tam destek verdiklerini gösteriyor. Rağmen diyorum, çünkü medyayı yerden yere vurmuşum. Ne de olsa günümüz halini bilmiyor, ana akım şeklinde bir medyanın kalmadığını bilmiyorum.

Bir etnisitenin belirsiz aralıklarla medyada ya da siyasi kanallarda tekrar edilmesi, tartışılması milli birlik ve beraberliğe zarar vermez. Öyle ki milli birlik ve beraberlik böyle saçma bir gerekçe ile zarar görecek bir şey değildir.

Aradan geçen zaman zarfında fark ediyorum ki devletin güvenlik reflekslerinin temeline Kürtleri yerleştirmesi birçok konunun tartışılmasını imkansız kılıyor. Bunların başında da dil geliyor. Siyasetin önde gelenlerinden tutun da aydınlara kadar birçok insan, Kürtçe bir yazının devletin üniter yapısına zarar vermesi, milli birlik ve beraberliği bozması yönünde sonuçlar doğuracağında hemfikirdi. Halbuki Kürtçe bir televizyon veya radyo kanalı ile yayının devlet sistemini bozması ya o devletin zayıf bir temele sahip olduğunu gösterir ya da ortada bir siyasi alerji olduğunu gösterir.

Dille ilgili herhangi bir Avrupa ülkesinde atıfta bulunmak aslında metodolojik olarak yanlış sonuçlar doğurabilir. Mesela İngiltere ve İspanya’yı öne sürmek gibi… Halbuki Türkiye’de ciddi anayasal değişikliklerle hükümet sistemi, yargı sistemi değiştirildi. Pekala soruna yönelik değişiklikler de yapılabilir ya da sorundan bağımsız değişiklikler yapılabilir. Zira Türkiye’nin hem çağdaş hem de tarihten gelen öz dinamikleri var. Birebir farklı bir ülke yöntemini uygulamak hiç işe yaramayabilir.

Bir örnekle açıklamak gerekirse Türkiye siyasetinin iki de bir öne sürülen en absürt önerilerinden biri il sayısının 100’e çıkarılmasıdır. 81 il olduğuna göre bunun neden 100 gibi yuvarlak bir sayıya yükseltilmesi gerektiğinin altında ucuz popülizmden başka bir şey olmadığı biliniyor. Yine büyükşehir yasası ile köyler birden bire mahalle oldu ve son olarak yargıda yapılan bir düzenleme ile bölge mahkemeleri getirildi. En çarpıcısı da Başbakanlık kurumu ile Bakanlar Kurulu’nun kaldırılması oldu. Cumhuriyet Devrimleri’nden sonra Türkiye devlet sistemi içindeki en radikal değişiklikler bunlar oldu. Ancak genelde muhalafetten gelen tepkiler bilindik siyasi düzlemde kalırken, iktidar dediğim dedik davrandı. Tüm bu tepkilerde tek bir söylem eksikti, o da “Milli birlik ve beraberliğimiz bozar.” ifadesiydi.

Cumhuriyet tarihinin en radikal anayasal ve yasal değişikliklerinde biri oluyor ve milli birliğe zarar vermiyor ancak TRT’nin Kürt kanalı açması milli birliğe zarar veriyor. Bu yakın Türkiye siyasi tarihinde en çok gülünecek şeylerden biri olarak kayıtlara geçiyor.

Buna göre federal yapıya yönelik bir teklifi geçtik, bunu tartışmaya açmak bile terörist olmak için standart bir gerekçe artık. Son zamanlarda görülüyor ki Yerel Yönetimler Özerklik Şartı da aynı etkiyi uyandırdı. Açıkçası bu Avrupa standartları şartının ne olduğunu sanıyorum kimse bilmiyor. Mesela kendi yaşadığı yerin İl Genel Meclisi’nde kim iki kişiyi sayabilir ki? Hemen hemen kimse, zira Devlet denilen şey sadece Ankara olarak benimsenmiş.

Türkiye’ye gri alanlar lazım ve bu gereklilikten siyahlar ve beyazlar hiç de hoşlanmıyor olabilir. Devlet, bir sorunu çözemiyorsa artık alternatif yöntemleri uygulamak zorundadır. Zaten Türkiye’de ucuzlaşmış “Devlet Aklı” söylemi asıl olarak budur.

Sivil bir devletin birincil görevi adalet ve güvenliktir. Geri kalan işler için regülasyonlarda bulunsa da gücü bölünerek yapması demokrasi için daha faydalıdır. Ayrıca herhangi bir etnisiteye mensup insanların sayısını araştırmanın da devletin bölünmez bütünlüğü gibi bir konuya tehdit oluşturması düşünülemez. Zaten olayın kangren olması bundan kaynaklandı gibi görünüyor. Mesela Türkiye’de ne kadar Roman, ne kadar Gürcü veya ne kadar Afgan var bunu araştırmakta bir sorun yokken ne kadar Kürt olduğunu araştırmak hep bir tehdit olarak ya da riskli bir çalışma olarak görüldü.

Bir bakıma kalkınmadan ziyade sorun, demokrasi gibi görünüyor. Önce demokrasi ve özgürlük olursa peşinden kalkınma gelebilir. Bir de herhangi bir kişi, grup, toplum veya etnisitenin kendini nasıl ifade edeceğine akıl alır gibi değil ama başka bir kişi, grup, toplum veya etnisite karar veriyor veya dayatıyor. Tüm eleştirilerin temelinde bu varmış, algı da toplumdaki yansıması da bu olmuş maalesef.

Toprak reformundan bahsetmişim ama güncel bir sorunun 20. yy mantığıyla çözülemeyeceğini atlamışım.

Kendi yazımı okurken hiç bu kadar daralmamıştım. Nihayetinde özgürlük, demokrasi, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, tabulardan sıyrılmak sorunu ortadan uzun vadede kaldırabilir. Öyle ki Türkiye’de kapsayıcılık seviyesi ve kurumların gücü bunu yapmaya muktedir.

Üç hızlı değişiklikle Türkiye’de siyasi ve toplumsal olarak rahat bir nefes alınabilir:

  • Seçim barajının %3 gibi bir düzeye indirilmesi
  • Siyasi partilerin genel başkanlık sürelerinin sınırlandırılması başta olmak üzere kapsayıcı ve demokratik düzenlemelere gidilmesi, bunun kanunla korunması
  • Atananlarla seçilenler arasındaki yetki dengesizliğinin giderilmesi

Manifesto: Öğretmenlik Kariyer Basamakları

Her şey kısa sözlerle, dağınık laflarla ve dümensiz toplantılarla açıklanmıyor. Bu yüzden Öğretmenlik Kariyer Basamakları ile ilgili görüşlerim sürecin başında da şimdi de aşağıda belirttiğim gibidir.

Genellikle sosyal örgütlenmenin en yaygın alanı Twitter’dı ve uzunca bir süre konu öğretmenlerin afallamış şekilde “Şimdi ne yapacağız?” sorusu üzerinde döndü. Twitter Space’te yapılan onlarca toplantıdan, katılan yüzlerce öğretmenden pek azı kayda değer fikirler öne sürüyordu zira. Bu süreçte elde edilen tek kazanımsa farklı sendikalara bağlı olan öğretmenlerin sohbet edebilme becerisine sahip olmalarına şahit olmamdı. Yayına bağlanan öğretmenlerin yarısından çoğu olaya ya mesleğin kutsiyeti açısından yaklaşıyordu ya da başöğretmenin tekliği üzerinde romantik yaklaşımlar benimsiyordu. Geri kalanlarının önemli bir bölümünde “ne gerek var böyle bir şeye” tepkisi hakimdi. Pek az sayıda öğretmen ise bu sınavın ve/veya kanunun neden sorunlu olduğu üzerine çıkarımlarda ve çözüm önerilerinde bulunuyordu.

Henüz sendikalardan bile ses gelmiyordu. Ancak fark ettiğim bir gerçek de gün yüzüne çıktı bununla ilgili. Sendika neydi? Emek gösteren kişinin hak ve özgürlüklerini işverene, patrona ya da devlete karşı koruyan değil miydi? Evet. Ancak yaklaşık 1 milyon öğretmenin yarısından fazlası sendikal örgütlenme içindeydi ve örgütlülerin de yarısından fazlası iktidar partileriyle ideolojik bağ içinde olan sendikalara üyeydi. Yine geri kalanı da büyük ölçüde ideolojik bağlılığa sahip muhalif siyasi partilerle kendini konumlandırmıştı. Tabii bu işin bilinen kısmı ve Türkiye’nin kronik sorunlarından biri. Özet olarak aslında Türkiye’de sendikal oluşum yok ya da az. Kurucu ve aidiyetçi kitle, devlet memuru siyasi partilere üye olamadığı için şark kurnazı bir hareketle böyle bir yöntem bulmuş. Zaten okullarda öğretmen davranışları ve gruplaşmaları gözlendiğinde paralel bir yapı göze çarpar. Muhafazakar sağ, merkez sağ, milliyetçi sağ, aşırı sağ, merkez sol, sol, statükocu, eğilimciler, hamili kart yakınları, yakınlarının yakınları, arkam sağlam olsuncular, tedirginler, çekingenler ve nihayet sendikasızlar. Tabii bu işin bilinen kısmı.

İşin bilinmeyen kısmı ise – benim açımdan – yetkili sendika hariç diğer sendikaların ÖMK ve Öğretmenlik Kariyer Basamakları Sınavı (ÖKBS) hakkında pek bir fikir sahibi olmadıklarıydı. Bu da öğretmenlerin sosyal medyada sivil bir örgütlenme işine gitmek zorunda kalmalarından anlaşılıyordu. Bir diğer belirti de muhalif siyasi partilerin ÖMK ve ÖKBS hakkında neredeyse hiç bilgi sahibi olmadıkları üzerineydi. En dişe dokunur siyasi parti tavsiyesi bile öğretmenlere “Bu sınava girmeyin.” denilmesiydi. Yani sendikalarla bağlı oldukları siyasi parti arasında da enformasyon ve analiz süreci zayıftı. Öğretmenlerde adeta dolandırıcılarca Almanya diye İstanbul’a bırakılan köylülerin ruh hali vardı.

Ne istedi öğretmenler? İlk şaşkınlık ve birbirini tanımayan ve farklı sendikalardan olan ya da sendikasız olan bir grup öğretmen ile toplantıya katılmayıp paylaşım yapmakla yetinen diğer öğretmenlerin ezici çoğunluğunun talebi sınavsız bir şekilde 10 yılını tamamlayanların uzman öğretmen, 20 yılını tamamlayanların da başöğretmen yapılmasıydı. Evet, Türkiye’nin nüfusu en yüksek eğitimli devlet personelinin ürettiği fikir buydu.

ÖKBS ile ilgili sınavsız kariyer isteyen öğretmenlere ilk tepkim ise “maaş artışı olmasa kimsenin bu sınava itiraz etmeyeceği” yönünde oldu. Tabii epey eleştiri ve tepki de aldım bu sözüm nedeniyle. Ancak uzun yıllardır öğretmenler odasında bulunan biri olarak maalesef Türkiye’deki öğretmen gerçeği buydu ve sözümün arkasındaydım. Nihayetinde Türkiye’nin dünyadaki en ağır ekonomik bunalımdan geçmesi, alım gücü iyice düşen öğretmenlerin neredeyse tamamının sınava girmek yönünde tercih kullanmasında etkili birer sebep oldu. İktidardaki siyasi ittifak ise yaklaşan cumhurbaşkanı ve parlamento seçimlerini göz önüne alarak soruları dalga konusu olacak şekilde kolay sordu. Değerli fikirleri olan öğretmenlerin, iktidar cephesi sendikalardan istifa eden binlerce öğretmenin, Türkiye’nin yüksek mahkemesi önünde gözaltına alınan öğretmenlerin çabası uçup gitti. Bütün yaz devrimci bir direniş gösteren öğretmenlerin ara tatil dönüşündeki ilk iş günü ise uzman öğretmen, başöğretmen, düz öğretmen şakalarıyla başladı. Bu da sistemin bozuk olduğunun bir diğer göstergesiydi. Evet, sınava giren yarım milyondan fazla öğretmen kariyer atlaması yapmıştı.

Durum tespiti yaptıktan sonra olması gerekenleri gerekçeleriyle açıklayayım. Devletin görevi vatandaşlarını standart veya üstü şekilde “zorunlu eğitim” adı altında evrensel düzeyde eğitmek ve bu yönde gerekli teşkilatı kurmak, tedbirleri almaktır. Yani devlet bu görevi özel sektörle de paylaşabilir ki her eğitim düzeyinde bu yöntem artan bir trendle gözlemlenebiliyor. Öğretmenler dahil her ebeveyn, çocuğunun aldığı evrensel eğitimin kalitesini görme, bilme veya öngörme hakkına sahiptir. Zira gerek vergilerle finanse edilen kamu okullarının gerek vatandaşlarca finanse edilen özel okulların yöneticilerini, fiziksel düzenlemelerini sorguluyorsak öğretmenlerin mesleki bilgi, beceri ve tutumlarının kararlılığını da sorgulamak sistemin kararlı çalışması adına bir gerekliliktir.

Sanılanın aksine Türkiye’de kamu okulları kapalı sistemlerdir. Yani bir öğrenci ya da bir öğretmen idari, adli vb. bir sorun yaşadığında bunu ya kimse bilmez ya da basına çok farklı şekilde yansır. Kimse sorunu ya da gelişmeyi teyit edemediği için herkes elindeki bilgiye veya veriye göre hareket eder. Yapılması gereken baştan aşağı sistemi şeffaflaştırmaktır. Bunun için de öncelikle matematiksel liyakate dayalı bir sistem oluşturulması gerekiyor.

Türkiye’deki okullarda fiilen başkanlık sistemi bürokrasisi uygulanıyor. Yani okul yöneticilerinin en az %85’i iktidar yanlısı sendikalara üyeler ve bu şu anlama geliyor: Okul yöneticisi olmak için ya iktidar yanlısı sendikaya üye olacaksınız ya da iktidar yanlısı sendikaya üye olanlardan okul yöneticisi ataması yapılıyor. Bu da liyakatin tam tersi bir anlayış demektir. Hal böyleyken öğretmenler için gerçek bir kariyer basamakları sistemi oluşturmak imkansız.

Türkiye öğretmenlerinin göze çarpan en genel sorunlarının başında 21. yüzyıl becerilerinden uzak olmaları geliyor. On binlerce öğretmen kitap okumuyor, sanatla ilgilenmiyor, kendi alanına yönelik kişisel gelişim içinde olmuyor, mesleğini severek yapmıyor, öğrencilerle konuşmayı bilmiyor, Türkçe’yi düzgün konuşamıyor, herhangi bir hobisi yok. Öğrencinin gözünde rol model bir çerçeve çizemiyor. Çok az öğretmen yüksek lisans ve doktora eğitimine sahip ki bu oran %1,00 bile değil. Birçok öğretmenin motivasyonu düşük, kendi zümre toplantılarında önemli bir konu olsa bile konuşmuyorlar, katılmıyorlar, direniş göstermiyorlar. İşin ilginci bunlar sendikalı. Hatta son yapılan zümre toplantılarında bile “ne yapmalı?” şeklinde 5 dakika süren bir konuşma bile gerçekleştirmediler kendi zümrelerinde. Genel olarak herhangi bir kurumsal toplantıda herkes bir an önce toplantının sonlanmasını bekliyor, zorunlu ve kritik öneme sahip toplantılarda bile bu durum değişmiyor. Bir diğer sorun ise eleştiriye büyük ölçüde kapalı olmaları. Öğretmen camiasından veya dışarıdan yöneltilen bir eleştiride ilk savunma hattı “Öğretmenlik kutsaldır, bu yüzden beni eleştiremezsin.” şeklinde oluyor.

Bir başka sorun Türkiye’deki öğretmenlerin aşırı devletçi bir anlayışa sahip olması ve aşırı ideolojik düşüncelere sahip olmasıdır. Önemli düzeyde öğretmen kendi tarihine hakim değil, Avrupa tarihini, İslam tarihini bilmiyor, bilim tarihini duymayanlar var. Hemen hemen değişmeyen durağan ideolojik tutumlara sahipler. Kendi kültürel değerlerine hakim değiller ve ancak kültürün değişmesine karşı sert eleştirel tavır içerisindeler. 1 milyon öğretmenin azımsanamayacak kadarı ABD’nin Türkiye’yi işgal edeceği sanrısına sahip, Avrupa’ya imreniyor ancak onu düşman görüyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucu antlaşmalarının 2023’te geçersiz olacağına inanan öğretmenler olduğu gibi Ay’a çıkılmadığını düşünen, aşı karşıtı öğretmenler de var. Hatta radikal islamcı eğitimi savunan ve aktif görevde olan öğretmenlere de sık rastlanıyor. Reformist öğretmenler olsa da sayıları az. Beri yandan değişimden korkan bir öğretmen kitlesi var.

Bütün bunlar Türkiye öğretmenlerinin deyim yerindeyse dönüştürülmesi, dinamik hale getirilmesini gerekli kılıyor. Sanıyorum bürokratlar da bunu fark etmiş olmalı ki öğretmenleri harekete geçirmenin tek yolu olarak para ile ödüllendirmeye karar vermişler. Burada atlanmaması gereken nokta ise Türkiye ekonomisinin bunalımda olmasıyla konunun doğrudan ilişkili olmaması. Buna göre alım gücü düşük de olsa yüksek de olsa para ödülü kamu personelini harekete geçirmek için iyi bir yöntem.

Net çözüm ise yukarıda sayılan olumsuz durumlara sahip ve zorunlu emekliliğe yaklaşmış öğretmenlerin sistemden tasfiye edilmesiyle başlayabilir. Bunu takiben belirli üst düzey kriterleri sağlayanlar dışında eğitim fakülteleri kapatılmalı, geleceğe dönük sistemli öğretmen ihtiyacı belirlenmeli ve az sayıda fakülteden mezun olan öğretmen adayları yine mevcut sınavlara girerek öğretmen olarak atanmalıdır. Mesela herhangi bir doçentin ya da profesörün olmadığı tabela üniversitesi eğitim fakültesinden çıkan bir öğretmenin yeni nesil 21. yüzyıl becerisine sahip bir öğretmen olması çok da beklenmemelidir. Kısacası öğretmen atamalarındaki popülist yöntemler rafa kaldırılmalıdır. Bu konuda yapılan dengesiz öğretmen ataması da başka bir yanlıştır. KPSS gibi merkezi sınavların yapılmasının tek amacı sınava giren aynı branşa sahip öğretmenlerden en iyilerini seçmektir ki şimdilik en uygulanabilir yöntem budur. Ancak popülist bir yaklaşımla Türkiye Eğitim Bakanlığı önceden 400-500 okul öncesi öğretmeni ataması yaparken bunu örneğin 8 bine çıkarıyor ve bu durum KPSS’den 55 alanın bile atanmasına yol açıyor. Bu da nihayetinde yıllarca KPSS’ye çalışmak dışında beceri sahibi olamayan öğretmenlerin sisteme alınmasıyla sonuçlanıyor. Evet, atanmaları güzel ama sorunlara romantik yaklaşmak da kötü sonuçlara sebebiyet verir. Bir taraftan aynı sınavdan 90 ve üzeri alıp da kadro dağılımında şansız branşlar da atanamıyor.

Bir diğer çözüm yeteri kadar mezunu yığılan bölümleri de kapatmak olabilir. Daha kaliteli öğretmen personeli için öğretmen liseleri tekrar açılmalıdır. Ancak bunların sayısı da dengeli olmalıdır. Aksi halde her ile bir öğretmen lisesi gibi bir anlayışa girilmemesi gerekir.

Ataması yapılan öğretmenler liyakatli bir süreçten geçtiği için aday öğretmenlik, sözleşmeli öğretmenlik gibi bir ayrımdan uzak tutulmaları, bu uygulamaların kaldırılması gerekiyor. Zira hizmet içi eğitim artık bir rutin olacaktır. Nihayetinde unvanı olsun olması sınavlı kariyerin olması zaruridir. Burada tartışılması ve akademisyenlerce araştırılması gereken konu 10-20 yıl ölçütünün kaç yıl olması gerektiğidir. Genellikle bu tarz süre kriterlerinin yuvarlak sayılardan oluşması zaten bir ölçüt sistemi olmadığına işarettir. Kapsamlı bir performans cetveli ile dinamik bir süre belirlenebilir. Mesela üçten fazla Erasmus+ projesi yöneticiliği yapan öğretmen için süre 9-19 yıl olabilir. Yüksek lisans veya doktora sonrası makalesi yayımlananlar için, makalenin yayımlandığı derginin niteliğine göre bir endeks belirlenebilir. Bunları için bir kılavuz oluşturmak ise sadece zaman alacak bir meseledir.

Kariyerin sınava tabii olmasına ek olarak tezli yüksek lisans ve doktora yapanlar bu süreçten muaf da olabilirler. Ancak hangi alandan yüksek lisans ve doktora yapılabileceğine yönelik bir cetvel de hazırlanmalıdır. Bunun dışında tezsiz yüksek lisans ve formasyon, sertifikasyon uygulamaları muafiyet dışı tutulmalıdır. Ayrıca öğretmenlerin sadece eğitim fakültelerinden mezun olanlar arasından seçilmesi değişikliği zaten bu tarz sorunları da ortadan kaldırabilir.

Gelelim en kritik yere ki bürokratlar hiç sevmez böyle şeyleri; şube müdürü, ilçe milli eğitim müdürü, il milli eğitim müdürü gibi yöneticilerin doktoralı başöğretmenler arasından seçilmeleri, başarılı öğretmenlerin organizasyonlarda görevlendirilmesi uygulamalarına gidilebilir. Bir Türkiye Öğretmenler Akademisi bu öğretmenlerce kurulabilir. Türkiye’de her ne kadar ulusal düzeyde geniş tabanlı bir öğretmen derneği olmasa da bu akademinin kurulması hayal değildir. Bu akademinin il çapından yerel konseylerine yetkiler verilerek eğitimin merkezi olmasının ürettiği sorunlara da çare bulunabilir. Zira her bölgenin, yörenin eğitim ihtiyaçları farklı olabiliyor.

Tüm bunlar ciddi, kapsamlı ve çok paydaşlı planlama gerektiren unsurlar. Eğitime değer.

İdeal Anayasa

Türk Dil Kurumu, Anayasa sözcüğü “Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi.” şeklinde tanımlıyor. Aynı kurum devlet sözcüğünü “Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık, bu tüzel varlığın yönetim organları olarak tanımlıyor. Yani tanımlar siyasal olarak örgütlenmiş bir milletin, gücü kime ne şekilde ve ne ölçüde vereceğinin metodolojisini düzenliyor.

Ülkede yaşayan halkın siyasal olarak örgütlenmesi siyasal olarak gruplaşmayı da doğurur ve bu doğaldır. Hemen her ülkede anayasalaşma süreci bu grupların ortak noktada buluşmalarını gerektirir ve çoğu zaman sancılı olagelmiştir. Gruplardan birinin diğerine üstün gelerek üstünlerin anayasasını da oluşturabildiği gibi farklı grupların bir araya gelip doğal bir azınlık oluşturduğu da görülmüştür. Hatta yönetim gücü kapsayıcı kurumlara dağıtılırken bazen de tek bir sömürücü kuruma ya da kişiye de devredilebilmiştir. Tarih bu tek kişi ya da kurumların devrilmesi, devrilmeye çalışılması ya da ürettiği iç savaş örnekleriyle doludur.

Birleşilmesi gereken belki de ilk nokta anayasanın “insan” için yapılması gerektiğidir ama buradaki insan öznesi “her şeyin insan için olduğu” değil “insanın da doğanın bir parçası olduğu” üzerinedir. Aksi halde üretilen şey kötülükten başka bir şey içermez.

“Peki nasıl bir anayasa ile yönetilmeli insanlar?” sorusu hatalı bir giriş olabilir. Anayasa başlı başına insan yönetmek için değil toplumsal örgüt yönetmek için yapılan yine toplumsal bir sözleşmedir. Anayasa öyle bir yapı sergilemeli ve öyle bir devlet örgütü oluşturmalı ki onlarca yıl boyunca değiştirmeye gerek kalmasın. Peki değiştirilemez bir anayasa olabilir mi? Her yeni nesil kuralların içinde büyüyor ve bu kurallara kendi kültürünü de ekliyor. Dolayısıyla statükocu bir anayasa olmayabilir ama anayasaların varlığı ya da değiştirilebilirliği algoritma ile pekala öngörülebilir. Matematiksel veriler neyi değiştirmemiz gerektiğini bize söyleyecek kadar yoğun artık. Bundan yüz yıl sonra anayasalar olmayabilir veya şekil değiştirmiş bile olabilir.

Değişime direnen devletler gelecekte dünya sahnesinde olmayacaklar, değişimi zamanında yapanlar ise her zaman olduğu gibi sahnede olacaklar. Matematik ve bilişim tüm bunları bize sunabilir.

Toplumsal bir sözleşme tartışmaya zaman ayırmaya mahal vermeyecek şekilde evrensel hak ve özgürlükleri vatandaşlara vermeyi düşünmemeli bile. 21. yüzyıl “ne” sorusundan ziyade “nasıl ve ne kadar” sorularıyla daha çok ilgilenen bir zaman dilimi artık.

“Evrensel hak ve özgürlükler tüm insanlar içindir.”

Anayasa kutsallıktan arındırılmalı, özel bir anlam içermemeli, dolayısıyla insanı, devleti ve ona bağlı örgütün herhangi bir birimini ya da aşamasını kutsamamalıdır, metodolojik bir metin olmalıdır. Meritokratik bir demokrasi yaratmalıdır. Herkes herhangi bir devlet hizmetini o işi en iyi bilenden alma hakkına sahip olmalıdır.

Devletin tek bir dile bağımlılığı olmayabilir. Yeter ki yaşamın her alanında, ülkede ya da yerelde yaşayan insanlar tarafından anlaşılabilsin. Bu devletin gücüne işarettir, aksi zaafına. İnsanlarına hiçbir yarar getirmeyen normlar ortadan kaldırılmalıdır. Turistik bir yörede tüm metinlerin ortak dile ek olarak İngilizce olması o bölgeyi ne özerk yapar ne de merkeziyete tehdit hale getirir. Bir bölgede Arapların yoğun olması ek dilin Arapça olmasını gerektirebilirken bu kitlenin yabancı dil seviyesindeki üstünlük Arap bölgedeki ek dilin İngilizce olmasını da gerektirebilir. Bunu da yerel yönetim düzenleyebilmelidir.

Devlet ülkesinde bulunan herkesi vatandaş görebilmeli ve bu statüde değerlendirebilmelidir. Tüm bu değerlendirmeyi koruyan olmalıdır.

Peki kimler karar verici olacak? Meritokratik esaslara göre vekiller, senatörler, temsilciler ya da seçiciler üst düzey niteliklere sahip kişilerden oluşmalı. Esas sorun parlamentonun kaç kanatlı ve kaçar temsilciden oluşacağıdır. İşte bu da algoritmik ve matematiksel bir süreç. Şöyle ki vekil sayısı yasamanın en rasyonel olmasını sağlayacak sayıda olmalıdır. Nüfusa göre vekil sayısı belirlemek gelecekte rasyonel olmaktan uzak bir ilke haline gelebilir. Aynı nüfusa sahip iki ilin çok farklı eğitim düzeyi, sanayileşme, bilimsel üretim, demokratik standartlara sahip özellikleri varsa vekil sayılarının aynı olması beklenmemelidir.

Yürütme yetkisi tek bir kişide de olabilir, yeter ki bu kişinin görev ve yetki alanı yasama ve yargıya giremeyecek şekilde çizilebilsin. Burada önemli olan husus kişilere değil kurumlara yüklenecek güçler ve bu güçlerin devamlılığıdır. Bakanları her ne kadar başkan seçse de görevleri yasama tarafından onaylandıktan sonra başlamalıdır. Bir başka seçenek cumhurbaşkanının ve başbakanın varlığıdır. Bu durumda cumhurbaşkanının kesinlikle sembolik yetkileri olmalı ve evrensel bir kişiliğe sahip biri olmalıdır.

Anayasaları güçlü yapan en güncel ilke evrensel insan hak ve özgürlüklerinin olmadığı bir süreçten kurtularak yapılmış olmasıdır. Zira o zaman anayasanın geniş tabanlı bir mutabakat ile oluştuğu, hatta birbirine benzemezlerin oluşturduğu söylenebilir. Bu da anayasanın korunması güdüsünü en yüksek seviyeye çıkarır.

“Özgürlüğü ihlal eden etmenleri ortadan kaldırmak özgürlüğün ihlali sayılmaz.” ilkesi anayasal özgürlüklerin çıkış noktası olabilir. Kurallar uluslararası hukuk saklı kalmak üzere yabancılar için de geçerli olabilmelidir.

Anayasa kutsaldan arındırıldığı gibi faşizmden de arındırılmalıdır. Aksi halde gerçek bir özgürlükten ve gerçek bir meritokrasiden söz edilemez. zira bu meritokratik bir demokrasinin ruhuna aykırıdır. Anayasa devlet örgütünün işlemesi içindir, devlet de insan içindir. İnsanı kalıplara sokan, etiketleyen, kategorize eden bir anayasa doğanın bir parçası olan insana saygı vadedemez.

Asla seçim barajı uygulanmaz. Siyasi partilerde kadın erkek eşitliği nicel olarak mutlak şart kabul edilir. Belirli bir yaştan sonra siyasi parti genel başkanlığı da vekillik de ve diğer tüm devlet görevleri de sona erer. Milyonlarca insanın yaşadığı bir ülkede devletin tüm görevlileri için emeklilik zorunlu olmalı ki, en az binlerce alternatif arasından yeni görevliler atanabilsin. Eğer sistem alternatif devlet görevlisi sunamıyorsa o sistemde kesinlikle bir hata olduğu kabul edilmelidir.

Devlet görevine girmek liyakat gerektireceğinden siyasi partilere para yardımı asla devlet tarafından yapılmaz, böylece bir grup kesinlikle kayırılmaz. Bir kişi ikinci kez başkan seçilecekse daha geniş bir mutabakat veya oy oranı aranır.

Teknolojilerin geleceği çizdiği bir dönemde askerlik zorunlu olmaz ama gönüllü olabilir. Gönüllü bile olsa profesyonel bir eğitim esastır. Askeri personel ihtiyacı belirli ve beklendik bir düzeydeyse gönüllü katılımı kabul edilmeyebilir. Zira eğitimin niteliği az sayıda katılımcı olduğunda daha yüksek seviyeye ulaşır.

Başkan, yardımcıları, vekiller, senatörler meritokrasi gereği en az yüksek lisans mezunu olmalı ve alanlarıyla ilgili belirli bir süre deneyime sahip, adli ve idari ceza almamış kişilerden oluşmalıdır.

Bunlar hayal olsa da imkansız ve uzak değil. Çok yakın bir gelecekte anayasalar bu şekilde değişecek ve bunu başaranlar dünya sahnesinden yerini alacaktır. Başaramayanlar ise kısır tartışmalarında kaybolup gideceklerdir.

Her şey anayasa için geniş tabanlı bir mutabakata bağlı.

Gelecekte birbirine benzemezler tarafından bile korunması için bu elzem.